2 Cities 1 Woman

Yeni Blogum ve Teşekkür

thanks

Bir gün bir arkadaşım Facebook’tan ortaya sordu “Bugün yaptığınız işi yapmasanız ne yapmak isterdiniz diye”. Bakmayın zor soru. Çok uzun zamandır soruyorum kendime, Almanya’dasın, başka bir iş yapma şansın var, ne yapmak istersin dediğim noktada tıkanıp kalıyordum. Sanırım ben kadın dergilerinde veya seyahat ve yemek ile ilgili bir dergide yazmak isterdim. Bir de organizasyon ve halka ilişkiler gibi konularda başarılı olacağımı düşündüm hep. Ya da bir kozmetik şirketinde pazarlama departmanında çalışmak. Çalışmak derken, direktör falan tabii ki 🙂

Sonra dedim ki şu an başka önceliklerim var; Vera, Alman ehliyeti, Almanca’mı ilerletmek ve belki de ikinci çocuk. Şimdilik kurumsal hayata dönmüyorum. Bremen’de kıt Almanca’mla diğer saydıklarımı yapmam da mümkün değil, ben blogumu daha özenli yazacağım. Kararım budur. İşte o noktadan itibaren heyecanımla birlikte hayat bana aktı. Ne kadar doğru bir karar verdiğimin sağlamasi gibiydi herşey.

Önce blogumun adını düşünürken Ayşe ile bir gecede karar verdik ve hoop domain ismini satın almıştım bile.

Teknoloji konusunda pek iyi olmadığımı daha önce de söylemistim. Yeni blogumu kurgularken kafamda hep profesyonel yardım almak vardı. Olur mu olmaz mı nasıl yaparım derken Yemek Atlası Gökçe ile konuşurken bana Tanla Hanım`dan FireFrog Creative bahsetti. Önce kendi blogu Bebek ve Ben‘i biraz okudum, sonra yaptığı tasarımlara baktım ve şansımı denemeye karar verdim. Dedim ya hayat bana aktı diye, Tanla Hanım bana aklımın ve gönlümün istediğini verdi. Vera’nın hastalığı, misafirlerim, hostingi bir türlü alamam gibi yavaşlıklarıma rağmen beni sabırla bekledi. Kendisi de bir anne olduğundan halimden anladi ve bana çoook yardım etti ve sonuçta benim ve Tanla Hanım’in da içine sinen bu güzeller güzeli tasarım ortaya çıktı.

Güzeller güzeli logomu da kardeşim tasarladı.

O yüzden şimdi huzurlarınızda, blogumun isim annesi Ayşe’ye, logomu tasarlayan kardeşime, beni Tanla Hanım’la tanıştıran Gökçe’ye, her türlü desteği icin eşim Alexander’a, yazacak konu sıkıntısı yaşatmayan kızım Vera’ya, fikirlerini benimle paylaşan sadık okuyucum Aslı’ya ve en önemlisi güzel blogumun mimari Tanla Hanım’a çok çok teşekur ederim. Bir de Oscar alsam görün siz beni 🙂

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

  • Ayşe Yazgan

    Canım Zeyno’m sen ne yaparsan yap, yürekten yapıyorsun ya hani? İşte onun için hayat sana akıyor hep. Blog’unun isim annesi olmak ise ayrı bir keyif. Ruhuna ve bloguna çok iyi bir yatırım yaptığımı düşünüyorum 🙂 Ve şimdiden görebiliyorum gelebileceğin yerleri! Yolun her daim açık olsun, sen sadece ne olursa olsun yolda kal…

    | Cevapla
  • Asli

    Canim benim, senin blogunu, yazilarini okumak her zaman buyuk bir zevk benim icin. Sen yaz ben hep okurum :)) opuyorum cok.

    | Cevapla
  • Erdem BARBAROS

    Ailecek takip ediyoruz kuzen 🙂 🙂 🙂 Tesadüf eseri sen olduğunu bilmeden 2010 yılına ait bir yazını okudum eski bloğunda 🙂 gülümsettin 🙂 aynı zamanda hüzünlendirdin 🙁
    Kendinize iyi bakın gürbet ellerde, öpüyorum sizleri…

    | Cevapla
  • Geri İzleme: Çikolata Parçacıklı Muffin | 2 Cities 1 Woman

  • yemekatlasi

    Zeynep’cim hepsi senin icindeki yazma ve uretme istedigi. Bu konuda bir rolum olmasina cok sevindim. Yazdigin butun postlarini ilgiyle okuyorum. Zevkle takip edecegim. Yuregine saglik. Cok opuyorum.

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir