2 Cities 1 Woman

Yeni Başlayanlar için Almanya

Acı vatan Almanya postlarımla zaten bir süredir Almanya hakkında yazıyordum ama bu biraz farklı olacak. Benim gibi Almanya’ya yeni taşınanlar için günlük hayat rehberi gibi olsun istedim. Sizin için de genel kültür olur.

Yiyecek-İçecek:

Alman ekmekleri çok meşhur. Meşhurluğunun sebebi çok lezzetli ve kaliteli ekmekler olmaları. Besin değerleri yüksek. Karatay bu ekmekleri yemeye izin verirdi bence. Brötchen denen küçük yuvarlak ekmekçikleri var, Almanlar sabah kahvaltılarında onları yerler. Bıçakla ortadan ikiye yatay bir şekilde keserler. Sonra mutlaka tereyağı sürer ondan sonra üzerine yumurta, reçel, peynir, sürme peynirler, salam vs artık canları ne istiyorsa onları koyar yerler. Genelde çatal bulunmaz kahvaltılarında. Herşeyi sürdükleri veya brötchen üzerine serdikleri için çatala ihtiyaç duymazlar. Omlet veya çırpılmış yumurta varsa sadece çatal kullanırlar. Genelde kahve içerler. Nadir de olsa çay içenler rooibos (roybuş) çayı içerler ki tadı siyah çaya benzese de kafein, tein vs olmadığındna çok sağlıklıdır. Ayrıca Almanya’da nane çayları Türkiye’dekilerden çok farklı. Ben ki nane çayından nefret ederdim burda sevdim. Nane ve papatya çayı karışıtırılıp içince muazzam bir lezzet oluyor. Alman çocukları nane papatya çayı ile büyüyorlar desek yalan olmaz. Almanlar menemenin hastası. Türk kahvaltılarını da çok seviyorlar. Hatta genel olarak Türk yemeklerine bayılıyorlar. Ben ki pek iddialı bir aşçı değilimdir ama gelen her Alman çok mutlu ayrılıyor evimizden 🙂

broetchen

Almanlar sadece öğle yemeğinde sıcak yemek yerler. Akşam yemeğinde Abenbrot denen akşam ekmeğini yerler. Sabah kahvaltısından farkı tatlı olmamasıdır. Brötchen yerine sadece normal dilim ekmek de olabilir. Yine salam, peynir vs falan var. Mesela ben Ale’nin ailesi ile ilk tanıştığım akşam yemekte şok olmuştum. O zamanlar tabi henüz İstanbul’da yaşıyor, bu işleri bilmiyordum. Şimdi saat 15:00-16:00 civarı Almanya’da kek ve kahve zamanıdır. Bunun haricinde ara öğün yemezler. Bak kahvaltı, sıcak öyle yemeği, kahve kek ve akşam ekmeği. Olay bu. Yalnız Alman pastalarının lezzetini tarif etmemin imkanı yok. Fırında da, evde de müthiş yapıyorlar. Ortalama bir Alman kadını keki bizim İstanbul’ın benim diyen pastacılarıyla yarışır. Biz de kahve kek saatinde gittiğimizden müthiş lezzetli bir çilekli tart ve kahve ile karşılandık. Öyle bizdeki gibi bin çeşit şey de yapılmaz. Ama koca tart ortaya konur, isteyen istediği kadar yer. Akşam yemeğinde şık bir sofrada çorba ile başladık. Ortada kapalı büyük bir tabak vardı. Ben hep onun içinden fırında pişmiş etli bir ana yemek çıkacak diye bekledim. Çorbanın üzerine herkes peynir ekmek yemeye başlayınca önce anlam veremedim. Ben az yiyeyim ana yemeğe yer kalsın derken baktım ki ana yemek falan yok. Olay bu 🙂 Başka bir arkadaşım Alman eşinin annesinin kendisine kaç sosis yiyeceğini sormasına çok bozulmuş. Sonra alışılıyor tabi ama ziyan olmasın diye sanırım, zira savaştan sonra çok acılar çekilmiş, soruyorlar 🙂 Bize ters ama burada durumlar bu. Yani istersen 10 tane ye kimse bir şey demez, pintilikten değil ama ziyan etme 🙂

kuchen~1

Almanların mutfağı gerçekten kötü. Sadece çorba konusunda gerçekten başarılılar. Soğuk iklim sebebiyle özellikle kış, kök sebzeleri ile çok güzel çorbalar yapabiliyorlar. Bizim sulu yemeklerimiz de onlar için çorba mesela. Ayrıca sos konusunda başarılılar. Bizim yemeklerimiz genelde kendi sosunu kendi içinde barındırır, onlar mesela sebzeyi dümdüz haşladıkları için mutlaka servise sos yaparlar. Özellikle salata sosları konusunda başarılı olduklarını düşünüyorum. Bunun haricinde pancar, patates falan vazgeçilmezleridir. Balıkları genelde çok ağır pişirirler. Bana genelde fazla yağlı gelir. O da soğuk iklim olmasından kaynaklı. İsveç’te daha da beter.

Sosisler genelde domuz ama çok lezzetliler. Benki pek sosis yemem burada arada bir yiyorum. Bavyera’da sabah kahvaltısında beyaz sosis (tatlı hardal ile), arpa mayalı beyaz bira ve bretzel denen buraya özgü simitimsi (çucuk kraker gibi) şey yeniyor bazen ve ben ne sabah sabah bira mı dememe rağmen çok sevdim. Münih’te kaldığımız süre pek ayılamadık diyebilirim ama çok eğlenceliydi 🙂

saucisse-binouze

Doğum günü dışarıda kutlanıyorsa doğum günü sahibi hesabı öder. Gelenler çiçek, şarap vs getirir. Kıyafet falan ancak çok yakınların aldığı hediyeler. Pahalı hediye almazlar ve de beklemezler.  Doğum günlerinde genelde pastaya mum konup üflenmez, istisna çocukların doğum günleridir.

Çok şık bir restaurant değilse eğer, garson hesbı getirdiğinde birlikte mi ayrı ayrı mı diye sorar. Elinde fiş ve bir adet siyah cüzdan vardır. Hesabı bırakıp gitmez, o anda tahsil eder, siz de bahşişi katarak söylersiniz, mesela 15 Euro hesap geldiyse 17 alın lütfen dersiniz, o da teşekkür edip paranın üzerini verir. Yani öyle bizim aman kimse görmesin diye masa altında ödediğimiz hesaplara inat burda misafirinizin önünde olup biter herşey. Bir de sürekli Alman hesabı söz konusu değil. Özellikle sık görüştüğünüz insanlarla birbirinize kahve vs ısmarlarsınız ama Türkiye’deki gibi değil elbette ama bizim dışarından gördüğümüz kadar da kötü değiller bu konuda.

Alman kadınları çok yemek yapmaz. Yaptıklarında da az ve öz yaparlar. Akşam yemeğinin sıcak yendiği durumlar da olur ama o zaman ya öğlen bir şey yemezler ya da sıcak yemek yemezler. Sofralarını çok güzel düzerler. Çok sadedir ama güzel gözükür. Gereksiz bir şey yoktur, süs olarak sadece mum ve belki çiçek vardır. Gümüş çok yaygındır. Kaliteli porselen ve gümüş çatal bıçak ve servis takımları, kristal bardaklar vardır. Bunların çoğu da aile yadigarıdır. Yani çok zengin olmayan ailelerde bile gümüş çatal bıçak setlerine rastalayabilirsiniz. Öyle sürekli mutafağa da gidip gelmezler, genelde herşey önceden hazırlanmıştır ve ana yemek fırında pişmektedir. Sofraya geçmeden önce önden prosecco ikram ederler. Prosecconun yanında aperatif bir şeyler olmaz genelde. Akşam yemeği sonrası güzel bir tatlı mutlaka ikram edilir.

Noel zamanı yılın en güzel zamanıdır. Noel boyunca müthiş lezzetli ve kalorili noel kurabiyeleri ve çikolatalar evin baş köşesindedir. Noel kurabiyelerini teneke kutulara koyup birbirlerine hediye gönderirler. El emeği göz nuru herşey çok kıymetlidir burda. Tam bizim eski bayramlar gibi heryer kapalıdır. Ekmeğinizi vs önceden almanız gerekir ve aile ile vakit geçirilir. O yüzden noelin ilk gecesi özellikle anne günün mutfakta geçirmesin diye yemekle vakit harcanmaz ve raklet veya fondü hazırlanır. Alman kadını kendini hiiiç sıkıntıya sokmaz anacım, asla, kendi çocuğu için bile.

Bu vanilyalı kurabiye var yaaa

Bu vanilyalı kurabiye var yaaa

Yeme içme ile alakası yok ama doğum günleri, noel gibi özel günlerde gelen kartları bir konsolun üzerine dizerler. Aileye geldiği için isteyen aile ferdi alsın okusun diye mi bilmem. Evet burada hala kart ve mektup gönderimi çok yaygın.

Gazsız su demezseniz su ile kastettiğiniz her zaman mineral sudur. Mineral suyun klasiği bizim soda gibi çok gazlı, medium’u daha içilebilir, mesela Akmina gibi olanıdır ve genelde bu getirilir, still olan da gazsız olandır ki Almanca ”stilles Wasser bitte” derseniz hemen getirirler.

Bitte yani, lüften demek çok önemlidir. Bizde misin – mısın kalıbı kullanıldığında zaten kibardır, ekstra lütfen demeyiz, garsona temizlikçiye, kapıcıya falan lütfen deriz biz ama burda herkese demek lazım. Benim kocam bile uzun süre alındı ona emrediyormuşum diye 🙂

Türk bakkalları sanıldığı gibi hayatı kolaylaştırmıyor. Peynir, zeytin, yoğurt gibi ürünler sonradan gelenler için hiç de lezzetli değil. Bir ara kendi peynirimi yapmayı bile düşündüm inanın sonra çareyi Yunanlı’nın fetasında buldum. Bir sürü denemeler sonunda en beğendiğim bu oldu. Ayrıca da bin senedir burda olan milyonlarca Türk’ü kınıyorum, insan bir güzel peynir yapamaz mı, sonra yok efendim Yunanlılar bizim yemeklere sahip çıkıyor, çıkar tabi.

55220

Yoğurt yine bir sürü deneme sonucunda en çok Landliebe markasının %10 yağlı olanı sevdim. Türk yoğurduna en  yakın tad bu. %3,8 yağlı olanı da güzel bu arada. Bir de çiftçi pazarında çiftçinin mayalayıp getirdiği koyun yoğurdu var. Çok lezzetli, hafif ekşimsi ve oldukça koyu kıvamlı. Zaten Alman yoğurtlarındaki sorun fazla cıvık olmaları. Tefal’in yoğurt makinesini alıp kendi süzme yoğurdumu mayalamaya karar verdim. Türk bakkalında yoğurtlar yine sınıfta kaldı. Ayıp vallahi ayıp.

ll-teaser-cremiger-joghurt-mild-3

Sucuk. Almancı kardeşlerimizden Egetürk bunu başarmış, Türkiye’dekinden daha güzel bir sucuk yapmışlar. Alın Türkiye’ye götürün, o kadar güzel.

Yufka: Alman marketlerinde satılan Tante Fanny’nin yufkalarını kullanıyorum. Ebatları küçük ve kare ama güzeller. Türk bakkalınınkiler fazla kalın geldi, beğenmedim. Tabi bunlar biraz yöresel işler, sizin oralardakiler farklı olabilir, denemek lazım. Bremen’de durum bu.

Kırmızı et: Kesinlikle Türk kasabı. Helal kesim yöntemi dini olarak beni çok ilgilendirmiyor ama sanırım lezzet olarak daha güzel, zira Türk kasanının etleri açık ara lezzetli ve ucuz. Bremen’de As Fleisch Markt (Et Pazarı)’nı öneririm.

Salça ilk zamanlar taşıdım ama Alman marketlerinde bulunan Tomaten Mark yani domates ezmesi aynı bizim salça. Türk bakkalı bana uzak olduğundan fazla gidemiyorum, o yüzden sokağımdaki REWE’de de, Reformhaus’ta da kolaylıkla buluyorum. Üstelik küçük kavonozlarda olduğundan küflenmeden bitiyor. REWE Almanya’nın Migros’u gibi bir market, reformhauslar da yiyecekten kozmetiğe pek çok ürün bulunan küçük organik bakkalları.

1300130

Biber salçası için Paprika Mark da var ama nedense onu bulmak zor. O yüzden biber salçasını hala Türkiye’den getiriyorum.

Lor peyniri yerine Ricotta kullanıyorum. Aynı şey ama ricotta biraz daha sürme peyniri gibi. Alternatifinin olması sevindirici.

Sofistike peynirler haricinde ben bildiğimiz taze kaşarı özlüyorum. Tostta, fırın makarnada, patates püresinde bildiğimiz kaşar kullanmak istiyorum. Kokmayan, eriyen bir peynir arıyorum. Şimdilik raklet peyniri kullanıyorum ama önerilerinize açığım.

Her ne kadar biz burada sofistike peynirlere daha uygun fiyatlara ulaşıyor olsak da insan bazen basit şeyleri arıyor işte, yukarıda saydığım durumlar gibi. Parmesanımız var gül gibi ama bazen ekmek arası eski kaşar domatesi nasıl canım istiyor anlatamam.

Domates ve incir en ama en çok özlediğim şeylerden çünkü iki senedir kesinlikle bizdeki kadar lezzetlisine rastlamadım. Ağustos sonu buradanın domatesleri nispeten daha iyi oluyor ama o kadar. Hüsranım büyük.

Salatalıklar kocaman. Sevmiyorum. Küçüklerini Türk marketlerinde ve bazı manavlarda bulmanız mümkün. Bizim sokaktaki Alman manavında bulunuyor mesela ama çarliston biber  ve dolmalık biber için Türk bakkalına gitmeniz şart. Alman marketlerindeki domalık biber görünümlü renkli biberler çok kalın, dolmalık değil yani.

Gurke-201020331946

Bakliyat Alman marketlerinde daha güzel. Neden bilmiyorum, benim tecrübelerim öyle.

Kaymak varmış Türk bakkalında ama henüz deneyemedim, güzel diyorlar.

Zeytin Türk bakkalında da Alman bakkalında da güzel değil. Alman bakkalında kokteyl zeytinler var, güzel ama bizim alıştığımız kahvaltılık zeytin için değil onlar. Çare Türkiye’den zeytin taşımak ve ayrıca Türkiye’deki Le Pain Quotidien’in zeytin ezmeleri çok güzel, onu da taşıyabilirsiniz.

Almanların kus kus dediği şey aslında ince bulgurumsu bir şey ama aynı değil. Kus kus salatası dediği kısır. Aman ha sanmayın ki bizdeki kus kusu kastediyorlar. Bulguru ben ya Türk bakkalından ya organik marketten alıyorum. Genelde ve özellikle incesini Türkiye’den getiriyorum çünkü kepeklisini kullanıyorum.

Ihlamuru da Türkiye’den getiriyorum, taze toplanmış ıhlamur alıyorum çünkü Türkiye’den.

Kuruyemiş Alman marketlerinde daha güzel ve de daha pahalı

Yiyecek içecek kısmı o kadar uzun sürdü ki sıkılacaksınız vallahi o yüzden devamını başka sefere.

 Acı vatan Almanya yazıları için şuraya ve şuraya tık tık.

Foto 1 / 2 / 3

Merhaba, Ben iki şehirden Zeynep. Kalbimin çeyreği 5 yıl önce ayrıldığım İstanbul'a ait. Sekizde biri büyüdüğüm Edirne'ye, geri kalanı da Vera kuşuma ve beyimle paylaştığımız evime sonra da Almanya'ya. Avukatım, Vera kuşumun anasıyım, beyimin karısıyım, büyük hayalciyim, çok gezerim, çok okurum, çok yazarım, bazen çok konuşur, bazen hiç konuşmam. Bazen şahane yazarım, bazen saçmalarım. Burası da benim her telden çaldığım kişisel günlüğüm gibi bir şey.

Yorumlar

  • Özge

    Ben de bir Alman ile evliyim ve Almanya’da yaşıyorum. Pasta konusunda kesinlikle katılıyorum, alman tariflerinden yaptığım pastalar käsekuchen/cheesecake’ler oldukça zahmetli. Ama tarife tam uyarak yapılınca da o kadar güzel oluyor ki “bunu Türkiye’de düzgün bir café’de 15 liraya satarlardı keisn” diyorum içimden:)

    Çok almanlığa girmese de kahvaltıda kendi yaptığımız avokado ezmesi ya da kırmızı pancar ezmesi gibi şeyler de yiyoruz. bir de kahvaltı yumurtasına hardal sürme olayı var tabii ki!

    | Cevapla
      • Özge

        evet, aynen haşlanmış yumurtaya sürüyorlar:) birçok almanda gördüm bunu. benim de alıştım valla ilk önce garipsesem de

        Salatalık konusunda da aynı fikirdeyim. Kahvaltıda yenen o dev salatalık bir türlü bitmiyor, buzdolabına koy tekrar çıkar deli ediyor!

        | Cevapla
  • Deniz Wollens

    Yazini severek okudum. Tek katilmadigim nokta , almanlarin yemek konusunda kötü oldugunu söyledigin bölüm. Almanla evli olan biri olarak gördügüm kadariyla yemek kültürleri cok zengin. Tabiki encok et, patates, lahana üzerine dayali. Ama yemekleri gercekten zor. Yapmasi kolay degil. Sanirim o nedenle daha pratik yemekler yapmayi tercih ediyorlar.Ilk aklima gelenler Kohl und Pinkel. Beefroulade, Knipp, Kohlroulade, Erbseensuppe , Spargel , Brätkatoffel, etc.

    | Cevapla
  • Gülcin

    Taze kasar artik pinar markasiyla geliyor bizim buralara, gazi markasininda erzincan kasari bence gayet yenilebilir :)) biz ilk geldigimizde emmantaler peynirini kasar zannedip almıştık ne hata alkahım feci bir koku :)) sonradan gelince zor aslında baya, tuzsuz lor, güzelim taze incirler, yeşil erik ahh ahh

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      hem Pınar’ı hem de erzincan kaşarını deneyeceğim çok teşekkürler. Evet değil mi insan kendi tadlarını özlüyor, en çok da dışarıdayken arıyorum ben Türkiye’de olmayı çünkü burada ayak üstü lezzetli bir şeyler bulmak çok zor.

      | Cevapla
      • Gülcin

        Evet sokak lezzetleri cok kısıtlı hem gezip hem yiyeyim secenekleri çok az. Ama mesela bizim burada da kuchenlar felaket kötü (güneydeyiz) sırf krema ve seker yok sanki, tatlı krizini geçireyim diye gidip daha çok krize girerek geliyorum :)) sanırım bizim burasının bir özelliği. Tek favorim confiserie nin kucuk tartöletleri. Ama kasarı bulamazsanız haberleşelim yollarım size ;)) Bizim buradaki türk marketleri baklava yufkası bile getiriyor

        | Cevapla
        • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

          aaa çok teşekkür ederim. Ama ben önce bir bakayım muhtemelen bulurum. Çok şaşırdım güneyde tatlıların kötü olmasına. Burada muazzamlar vallahi 🙂 Güneyde nerdesiniz bu arada? Güneyde çok daha fazla Türk var sanırım o yüzden bakkallar daha bir çeşitli 🙂

          | Cevapla
  • Özge

    Avokado ezmesini çok basit: olgun avokado bir kapta bir güzel ezilir, ekmeğe daha kolay sürülebilir hale getirmek için az zeytinyağı, tuz-karabiber keyfe göre sarmısak, ezilmiş ceviz.

    kırmızı pancar ezmesini marketten alıyoruz, basic diye bir organik marketin, bilmem bremen’de var mı? ezme çeşitleri çok oranın.

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      yok ama bakarım ben pek çok ezme görüyorum Alnatura’da falan ama henüz hiç denememiştim. Senin avakado tarifinin sarımsak ve cevizsiz limonlu olanını yapıyordum ben. Sarımsak ve sevizle de deyeceğim çok seviyorum avokado. Teşekkürler 🙂

      | Cevapla
  • Geri İzleme: Yeni Başlayanlar İçin Almanya | 2 Cities 1 Woman

  • Nikki

    Sizi ilk Instagram hesabınızdan Öğrenen Anne aracılığıyla keşfettim, paylaştığınız fotoğraflar çok günlük ama bir o kadar da estetik, bayıldım 🙂 Bu postu da tesadüfen gördüm ama bir Almanya (özellikle Berlin) sevdalısı olarak bu yazıya yorum atmasam olmazdı. 2013’te Bavyera civarına gitmiştim, orada kaldığım bir ay boyunca en büyük izlenimim şunlar hakkında oldu. Her yemeğin sonunda sert bir içki ikram ediyorlar (schnapps), yetişkinler su gibi bira içiyor ancak taşkınlık v.b yapan kimse yok, bir de kimse kimsenin hayatına karışmıyor, bir Türk kadını için başlı başına göç etme nedenidir bu. Hayat kalitesinin gördüğüm herkes için (akrabalarım dahil) bizdeki orta-üst’e hatta üst sınıfa denk geldiğini de eklemem lazım. Azıcık birikimi olan herkesin, mortgage’lı da olsa bahçeli evi, arabası oluyor, ki bunlar Türkiye’de bir çok kişi için hala lüks, neyse 😀 Umarım eski kaşar ve domates bulabilmişsinizdir, ben de kaşar peynirini çok sevdiğim için aşerirdim orada olsam :\ İzmir’den sevgiler.

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      bulamadım 🙂 ama havalar ısındıkça domatesler biraz tatlanmaya başladı. Güzel sözleriniz için de çok teşekkür ederim 🙂 Evet doğru hayat kalitesi gerçekten yüksek burada. Geliri ne kadar az olursa olsun herkes belli standartlara shaip olabiliyor ki sosyal devlet ne demekmiş biz de burada görüyoruz.

      | Cevapla
  • ARZU

    Merhaba!

    Öncelikle kocaman bir teşekkür size. Çünkü eşimle ve 3.5 yaşındaki oğlumla Almanya’ya yerleşeceğimiz belli olduğundan beri aratmadığım kombinasyon kalmadaı “Almanyadaki Türk anneler”, “çocukla Almanya da yaşamak”, “Almaya da yaşayan expat ler” vs… Ve inanın sizden başka hiçbir blog/web vs ulaşamadım. Yazdıklarınızın hepsini okuyamasam da henüz, okuduklarım iyi hissettirdi şimdiden.
    Eşimin işi dolayısıyla sanıyorum ekim gibi Almanya ya taşınacağız. Bilerek ve isteyerek tercih ettiğimiz için mutluyuz ancak işimizin zor olduğunun da farkındayım. Öncelikle dil sorunu. Ben de ingilizce az biraz var Almanca hiç yok.Dil konusunda pek yetenekli olduğumu da düşünmüyorum ama mecbur kalınca insan neleri öğrenmiyor dimi ama 🙂
    Onun dışında eşim de ben de seyahat etmeyi çok seven ve gittiği ortamlara çabuk uyum sağlayan insanlarız ama başka bir ülkede yaşama apayrı bir deneyim olacak bizim için.
    Benim en merak ettiğim şey oğlumun okul işleri ? anaokulu/kreş ler nasıldır Almanya ‘ da? Biz büyük ihtimalle ya Erlangen ya da Nurnberg de oturacağız. Oralarda Türk-Alman okulları var mıdır? Daha kolay hayata ve okula adapte olması adına bu doğru bir tercih mi olur? Yoksa direkt Alman okuluna başlatmak mı gerekir? -Tuna (oğlum) yapı itibariyle duygusal ve alışkanlıklarına bağlı bir çocuk olduğu için onun bu ülke değiştirme esnasında an az yorgunlukla çıkması tek dileğim. Bu sebepten hem sizlerin tecrübelerine hem de arkadaşlığına ihtiyacım olacak.Bana aklınızdan geçenleri yazarsanız çok mutlu olurum. İlerde görüşmek üzere. Ve tekrar teşekkür ederim. Arzu:)

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      MErhaba Arzu,
      Her konuda elimden geldiğince seve seve yardımcı olurum. Şimdiden hayırlı olsun. Oğlunuz kaç yaşında? Bir de Turkish Moms in Germany facebook gurubumuza katılın mutlaka. O taraflarda yaşayan birileriyle tanışma ihtimaliniz de olabilir. Çocuk olunca arkadaş edinmek çok daha kolay oluyor. Okuldan annelerle playdate’lerle başlıyor sonra dostluğa dönüşüyor. Tuna’nın yaşına göre yazacağım ben size okul meselesini. Almanca’yı bir an önce halletmeye çalışın hatta gelmeden başlayın. Almanlar çok fazla İngilizce konuşamıyor aslında. Günlük hayatta idare edersiniz de derin dostluk isteyince Almanca daha iyi olacak. Benim üçüncü yılım bittim bu sene Almancam biraz düzeldi bence. Hala daha kursa gidiyorum. Almanca ne zaman tam olarak öğrenilir bilmem 🙂
      Sevgiler,

      | Cevapla
      • ARZU

        tesekkür ederim 🙂

        Tuna 3.5 yaşında ve ben de telefonuma aplikasyon indirerek başladım minikten çalışmalara ama zor işim iyice farkettm :'(

        | Cevapla
  • gamze

    merhabalar
    yazılarınızı gülümseyerek okudum gerçekten. bende erasmus dolayısıyla geldim almanya ya würzburg kentine.iki hafta oldu.yemek konusunda zorlandım bende gerçekten.

    | Cevapla
  • serhat

    beyaz peynir olarak pinar tam yagliyi oneririm, yesil teneke kutuda, fiyat 6-7 euro civaridir, bir ezine peyniri degil ama is gorur

    | Cevapla
  • Peri

    Yoğurt konusunda Real ve globus ta ömür yoğurt var %10 yağlı ben orada yaşarken sadece onu yerdim Türkiyeye döndüm döneli hala o tadı bulamadım inanın başka şeyler aklıma gelirse yazarım 😉 yemek konusunda girip çıkmadığım market tatmadığım şey kalmadı oradayken döneli 5 yıl oldu orada yaşayan arkadaşıma hala tavsiye veriyorum

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir