2 Cities 1 Woman

Yeni Başlayanlar için Almanya 3

Konuk yazarımız Cana Yeni Başlayanlar için Almanya yazı dizisine katkıda bulundu sağolsun. Cana eğitim sisteminden ve okullardan bahsetti, ki kendisi Erasmus değişim programı ile üniversitede okurken burada bulunmuş olması sebebiyle ve de masterını da yine Almanya’da yaptığı için tecrübesi bol.

Ben de okul öncesi eğitimle ilgili bir kaç ekleme yapmak istiyorum. 1-3 yaş arası için Kita/Krippe denen kreşler var. Bazı yerlerde 0-3 yaş da mümkün. Bunlara göndermek zorunlu değil, göndermek isterseniz de çalışan annelere öncelik var. Eğer iş arıyorsanız ve iş bulma kurumuna kayıtlı iseniz de bu öncelikten faydalanabiliyormuşsunuz. Sen nasıl buldun kadın derseniz, ben şanslıyım 🙂

3-6 yaş arası da Kindergarden denen kreş-ana sınıfı görevi gören okullar var. Bunlara göndermek zorunlu. Yani Aman ilkokula başlayana kadar dizimin dibinde dursun diyemiyorsunuz. Bunlar arasında Montesori, Waldorf, kilise kreşleri vs inanılmaz fazla seçenek var.

Gereksiz ara bilgi: Kindergarden yakınında yaşayan ve Kindergarden’e çocuklar bahçeye çıkmasın çok gürültü oluyor diye dava açan insanlar var bu memlekette. Kazanamamışlar elbette.

427da65d47

Kita/krippe Bremen’de tek bir tane özel var, hepsi devletin. Kindergarden de Bremen’de iki tane özel var ki biri International School zaten ve İngilizce eğitim veriyor. Kindergarden sonrası için de tek özel okul yine bu International School. Yani eğitimin devlet elinde olduğunu söylemek münkün. Belki büyük şehirlerde daha fazla özel okul vardır ama genel olarak durum böyle. Türkiye’ye göre ne kadar rahatlatıcı değil mi?

Devamı için Cana’ya kulak verelim.

Ben de benim ilk tecrübe ettigim alanlari yazayim dedim, belki ihtiyaci olan olur. (Belki de ögrenciligi özlemisimdir ☺)Yalniz ben pozitif bilimci oldugumdan, mühendislik ve bilim dersleri adina degerlendirdigimi, sözel alanlardan bir haber oldugumu belirteyim sonra yaniltti olmasin. (Duyduguma göre hukuk ve ekonomi cok agirmis!)

Egitim sistemi (tamamen cocuklu arkadaslardan duyduklarimdir): Simdilik, belki de icinde olmadigimdan, biraz adaletini sorguladigim bir sistem. Sistem disardan gelene epey karmasik, ama genel hatlariyla söyleymis, cocuklar 6 yasinda okula basliyor. 10 yasini doldurana kadar müfredatin belirledigi seyleri yapiyor (ödev/proje/test) fakat  bu yapilanlarin hicbir baglayiciligi yok (karne var ama notlarin bir önemi yok). Ögretmenler ailelere notlar yaziyor, aileler cocuklari o sekilde yönlendirmeye calisiyor vs vs. Cocuklar bizdeki 5. Sinifa denk gelen yilda testlerden gecerli notlar almaya basliyor, bu notlar ve ögretmenin tavsiyesiyle 3 lise tipinden birinde devam etme sansi oluyor. Hauptschule (en alt seviye) – Realschule (orta seviye) – Gymnasium (üst seviye). Sadece Gymnasium cikisli olanlar Abitur (öss muadili) yapmaya, dolayisiyla yüksek ögrenim hakkina sahipler (cok adaletsiz buldugum nokta bu kisim), istisnalar olsa da cok zor (sonradan gymnasium fark derslerini verip, ugrasip yüksekögrenim yapmak gibi) ve sancili bir yol. Yani 10 yasinda sizin adiniza verilen bir karar tüm hayatinizi etkileyebiliyor. Ayrica gymnasium’da olsaniz dahi (ergenligin baharinda her seye bosverip mesela?) alt seviyelere düsürülme sansi da var, yani cita hep yüksek tutulmali, bahane yok!  Bir adaletsiz nokta da her eyaletin sistemi ve müfredati, hatta tatil zamanlari ayri. Bu da 16 farkli egitim yaklasimi demek.  Ve üniversite basvurularinda esitsizlik demek, cünkü Bayern’de (zorlu egitimleriyle bilinir) alinan iyi bir notun Bremen’de (16 eyaletin en kötüsü oldugu söyleniyor) alinan cok iyi bir nottan daha degerli oldugunu düsünüyor üniversiteler ve cocugunuz canini disine takip cok cok iyi notlar alsa da Münih teknik üniversitesine ondan daha kötü notlariyla, ama ilk ve orta ögretimini Bayern de yapmis baska birinin alinmasi daha muhtemel.  Peki Gymnasium cikisli olmayanlar ne yapiyor? Onlar da „ausbildung“ denilen 3 yillik meslek egitimleri yapiyorlar, tezgahtarliktan marangozluga, forklift kullanmadan fabrika isciligine, cicekcilige; her seyin ama her seyin egitimi, sinavlari ve okulu var ve bu 3 yilda „meslek“ edinmek icin pratik ve teorik sinavlar tamamlanmali.

(Acik söyleyeyim, buraya ilk geldigimde „oglum marangozluk egitimi aliyor“ diye böbürlenen kadina aciyarak bakip vah vah okuyamadi herhalde diye düsündügümü hatirliyorum, iste mentalite farki!  Zanaatkarlik, elle birseyler yapabilecek olma o kadar kiymetli ki! Zeynep’in de bircok kez belirttigi gibi el sanatlarindan kiymetlisi yok burada ve onun egitimini alanlar da saygi görüyorlar es derecede. Bizdeki gibi „okumadi bari meslek ögrensin „ degil, „yetenegi var ve gurur duyuyoruz, bunu secti“. Benim gözlemledigim en inanilmaz fark bu. Ha kendi cocugumun zanaatkar olmasini ister miyim, gene de hayir. Ille de okusun, üniversite bitirsin isterim. Bunu bilen esim de bana garip garip bakar, kapasitesi neyse onu okur/yapar canim, niye zorlayacaksin ki? der. Ben de bizim kültürümüzde… diye baslayan bir konusma… yapmam tabiki, artik üseniyorum. Bekleyelim hele bir büyüsün de o kadar der, konuyu kapatirim ☺  )

image

Üniversite: Üniversiteler bizdeki gibi 4 yillik degil 3 yilliktir (bachelor). Bu sistemde 6 dönemde aslinda bizde basic kabul edilebilir dersler alirlar ve (bence) sadece alanlarinda „hafif bilgili“ olurlar. Zaten bu 3 yillik mezuniyet cogunlukla isverenler icin birsey ifade etmez, bu yüzden genelde master yaparak (+2 yil – bizdeki gibi tezsiz secenegi yoktur hepsi tezlidir) alanlarinda uzmanlasirlar. Yine bence ancak bu 5 yillik egitim sonunda bizdeki yogun üniversite egitimine denk hale gelirler, cünkü cogunlukla her sömestrda 4-5 dersten fazla almazlar (bizde cogu üniversitede zorunlu ders sayisi dönem basina 6’dir, bir de secmeliler eklenir!) ve bu 5 dersi döne döne, cilgin gibi calisirlar. Ben sinavlardan 2 ay önce kütüphaneye kapanan toplulugu burada gördüm vallahi, belki de ben son gece insani oldugumdan cok degisik geldi. Dersler vize + ödev/proje + final seklinde derecelendirilir, genelde can egrisi yapilir, bizim Türk sisteminde egitim görmüs ve bilenmis zihinlerin bana kalirsa bu tarz bir üniversite egitiminde cok basarili olacagi (ve/veya ciddi anlamda sikilacagi!) kesindir. Tabi bu benim görüsüm.  Ödev/projeler burada vizeden daha önemlidir ve finalle es degerlendirilir. Hatta cok cok iyi bir projeniz olursa hocanin finalden muaf tuttugu bile görülebilir! Yani emek genellikle ögrendigini kagida dökmekten daha kiymetlidir. Bunu cok begendigimi eklemeliyim, zaten dünyaca ünlü „alman mühendisligi“ harikalarinin kesinlikle emegi ve yaraticiligi ödüllendiren ve tesvik eden bu sistemden kaynaklandigini düsünüyorum, bizde sonuca farkli yoldan ulasinca „ama benim ögrettigim yöntemle cözmemissin“ diye puan kiran egodandirik(!) hocalari hatirlayinca da üzülüyorum.

001_UHH_Universitaet

Yurtlar: Pahalisindan ucuzuna, 10 numara 5 yildiz. Türkiye’de yurtta kalmayan bilmeyen icin belki normal gelebilir ama diger yurtlari bilen icin (ki ben cok kisa süre sonra eve gececek kadar sansliydim) nur nimettir. Genellikle her keseye uygunu bulunur, birkac seceneklidir. En ucuzu 5-6 kisinin bir katta kaldigi versiyondur.  Ortak alanlar oturma odasi, mutfak, banyo ve tuvalettir (banyolarda genelde birden fazla dus ve tuvalet bulunur), banyo ve tuvaletleri , oturma odasinda  yerleri, balkonu vb. Haftada birkac kez gelen görevliler temizler (ücrete dahildir) mutfak temizligi (bazi yerlerde banyo temizligi de) sirayla yapilir veya kullanan hemen her seyi temizler kaldirir. Bunun disinda herkesin kendine ait kücük bir odasi vardir, misafir getirmek serbesttir (erkek ya da kiz farketmez) cok asiri bir gürültü olmadikca kimse karismaz. Yurtlar karmadir, kiz erkek ayri yurtlar oldugunu duyduysam da cok nadir oldugunu saniyorum. Ilk geldigimde yasadigim kültür soklarindandir,bornozuma bürünüp banyoya gidisimle dalga gecilmesi ☺ (Evet cok rahatlar, kiz erkek farketmez.) Inan senden etkilenmiyoruz valla bak soyun dökün!! Diye beni rahatlatmaya calisan yurt ailem de oldu yani ☺
Biraz daha rahat edeyim derseniz yine biraz farkli ücretle iki odali evlere cikabilirsiniz, yine herkesin ayri odasi vardir ama buralarda temizlik size aittir. Cok cok rahat edeyim derseniz bireysel stüdyo yurtlar da mevcut, yine temizlik size ait ve genelde 15-25 m2 arasinda büyüklükte. (Avantaj: süpürgeyi odada prize takinca mutfak, banyo ve odanin priz degistirilmeden süpürülebilmesi.)  Son yurdum böyleydi benim ve acikcasi hata etmisim, cünkü ortak salon, sosyallesmek ve sürekli yeni yüzlerle tanismak (mutlaka her gün birinin misafiri gelir) icin birebirdir, özellikle ögrenci partileri bu salonlarda organize edilir.

UniversitŠt Hamburg: Hšrsaal Esa1-B (Agathe-Lasch-Hšrsaal), Int.

Eglence:  Bahsi gecmisken ☺ ögrenci eglence anlayisindan bahsetmemek olmaz. Iste bu konuda kendi milletimi tek gecerim. Gelip de ögrendigim ilk sey,  bizim espri yetenegimizin, sakalarimizin, mizah anlayisimizin vb soguk avrupa memleketlerindekilere nazaran ne kadar iyi oldugudur. (klise degil gercek!)  Eglenceden anladiklari icmek, icmek, rahatlayana kadar(!) icmek ve karsindakilerin sana yabanci oldugunu unutmak, ancak o asamadan sonra bir seyler paylasabilmek ve gülmek. Harika temali partiler hazirlanir, yil sonu, cadilar bayrami, paskalya, kostümlü partiler, neler neler, ama ilk saatler hep felakettir. Sikintidan bayilinacak sohbetler (havalar da bozdu…), sadece cok tanidigin insanlarla öbek öbek gruplasma, ancak gecenin ilerleyen saatlerinde sadece alkolün etkisiyle eglenebilen insanlar! Erasmus’ta Türk bir arkadasin dogum gününü kutlarken (yaklasik 20 türk/türk asilli ögrenci) yurttaki herkesin bizim kahkahalarimizi duyup ortak salonda toplanmasina, sonra ickisiz nasil bu kadar eglenebildigimize anlam verememesine (sadece sessiz sinema oynuyorduk ☺) sahit oldum. Gecenin sonunda yurttaki almanlardan birinin “ben de aslinda sizin gibi eglenmeyi cok istiyorum☹” deyisini de hic unutamam. (Kendisi sonradan en iyi arkadaslarimdan biri oldu, dügünümde göbek atmisligi da var, yani eglenmeyi ögrendi☺ ) Dans geceleri haric (gercekten inanilmaz eglencelidir) cok cok bir araya gelip sohbet ettiklerini, güldüklerini cok görmedim diyebilirim. Tabi bu bahsettigim partiler ve bu gibi yerlerde sosyallesmeler, yoksa yakin arkadaslar daha farklidir.  Ayrica bir Almanin gercek dostlugunu kazanirsaniz her daim yaninizda olacagini da söyleyebilirim, baslangicta soguk olsalar da , her konuda yardimci olmak icin elinden geleni yaparlar, ama bizdeki iki elim kanda olsa tadinin yakalanmasi uzun sürecektir ☺

Zeynep’in Notu: Cana siz mühendissiniz diye öyle olmuştur. Yani düşünsene Türk mühendislerin bile çoğu sıkıcı, Alman mühendis ne yapsın? 🙂 Benim Tübingen’de hukuk masterı yapan arkadaşım çılgın ev partilerinden bahsediyordu 🙂

Diğer Yeni Başlayanlar İçin Almanya yazıları için tık tık

Foto 1 / 2 / 3 / 4

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

  • Deniz Wollens

    Bende bir ekleme yapayim. Ausbildung yapip (yani meslek egitimi) ondan sonra universite okuma sansin var. Hatta suan bu durum daha popüler cunku üniversite mezunlarinin bile issiz kaldigi bir dönemde en azinda meslek lisesi mezunu isen elinde bir meslek diplomasi olmasida bir avantaj oluyor diye biliyorum

    | Cevapla
  • Deniz Wollens

    Bu arada Kindergarten`lar devlete ait ama ödemeler herkes icin farkli. Kazandigin maasa ve evdeki kisi ve cocuk sayisina göre degisiyor. Sen aylik 200 Euro oderken diger aile 25 Euro ödeyebiliyor. Sen tiyatro ve gezi parasi oderken diger bir cocuk hicbirsey ödemiyor.

    | Cevapla
  • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

    Deniz çok enteresan bugün dersteki konuda da aynen bundan bahsediyordu, aubildung yapanlar daha kolay iş buluyor, mimarlık, sanat okuyanlar çok zor iş buluyor falan diye. Ve evet çok önemli bir hatırlatma yapmışsın yazıya eklemem lazım bedava değil ilkokula kadar. Sağol canikom

    | Cevapla
  • Geri İzleme: Anneliğin Götürdükleri | 2 Cities 1 Woman

  • Geri İzleme: Vera Kreşe Başladığında | 2 Cities 1 Woman

  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir