2 Cities 1 Woman

Yaşıyorum

Dün İstanbul’dan döndük. Yazacak çok şeyim ve pek az enerjim var. Bugün Almanca kursuna başladım. 20’lerinin başındaki bir grup insanla aynı sınıftayım. İlk ders öğretmen müzik çalıp iki halka halinde bizi döndürdü. Müzik sustuğunda karşımızdaki kişiyle Almanca sohpet ettik. Defalarca süren bu işkence üzerine sınıfı terketmediğim için Ale bana teşekkür etti. Ben de kendime teşekkür ederim, hakikaten zoru başarıyorum bazen.

IMG_9390

Güzel olan sabah bisikletimle Vera’yı kreşe bırakıp bisikletimle kursa gitmemdi. Kurstan sonra bisikletimin sepetini koluma takıp karşıki organik markette alışverişimi yaptım. Eve gelip yemek yaptım (sebze çorbası, her gün ne pişireceğini bulmak çok zor benimle paylaşsanıza neler pişiriyorsunuz), bir şeyler atıştırdım, Vera’yı kreşten aldım, Vera’yla oynadım, Vera’yı uyuttum, beyimle yemek yedim, sohpet ettim, ödevlerimin yarısını yaptım. Sonra ay blogumu çok ihmal ettim dur yazayım derken baktım ki başım ve gözlerim ağrıyor, bitmişim okeye dönüyorum bu beyinle ancak böyle bir dertleşme mümkün olur deyip diğerlerini taslakta bırakıp bu sayıklamalara başladım. Maksat hayatta olduğumu bilin.

İstanbul çok güzel geçti ve de çok yorucu. Yetmedi, yetemedik. Buna da şükür. Eve ve düzenimize kavuşunca Vera da ben de çok mutlu olduk. Gümrükten sorunsuzca peynirlerimi de geçirdim, daha ne isterim 🙂

Ay ben daha sosyal medyayı hatmedim saat 22:00 olmuş. Ben bir bardak su içer yatarım arkadaş.

Merhaba, Ben iki şehirden Zeynep. Kalbimin çeyreği 5 yıl önce ayrıldığım İstanbul'a ait. Sekizde biri büyüdüğüm Edirne'ye, geri kalanı da Vera kuşuma ve beyimle paylaştığımız evime sonra da Almanya'ya. Avukatım, Vera kuşumun anasıyım, beyimin karısıyım, büyük hayalciyim, çok gezerim, çok okurum, çok yazarım, bazen çok konuşur, bazen hiç konuşmam. Bazen şahane yazarım, bazen saçmalarım. Burası da benim her telden çaldığım kişisel günlüğüm gibi bir şey.

Yorumlar

  • betul

    Merhaba,

    ben blogunuzun yeni kesfedicisi:)

    yazinizi okudugumda sanki 6 ay once almanca kursuna yeni basladigim o gune gittim. dirayetli olun lutfen, zira Almanca ogrenmek biraz dis sikmayla mumkun oluyor:)

    benim gibi peynir secen ve peynir olmadan asla kahvalti yapamayan bir insan icin burdaki ilk zorluktu peynir bulmak. Sonra Istanbula her gidisimde kilolarca vakumlattigim peyniri getirebilmeye basladigimda sorunumu da sizin gibi cozmus oldum.

    sevgiler

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      öyle gerçekten de başka şansım yok 🙂 Ben ilk taşındığımda ay öyle kıro kıro asla yiyecek taşımam diyordum şimdi mümkün olsa herşeyi taşıyacağım gerçekten de 🙂 ilk zamanlar kendi peynirimi yapmayı bile düşünmüştüm ama en kötü beğendiğim bir kaç feta peyniri buldum, onları alıyorum. Siz nerede yaşıyorsunuz bu arada?

      | Cevapla
      • Betul

        Ben Aachen da yasiyorum, kendimi sansli sayiyorum bir miktar da sinirda bir sehire yerlestigim icin.

        O assslaaa dedigim seyleri burda yapmaya, bazen sevmeye bile basladim ben de. Hava alaninda valizinde pekmez patlayan kadin ben olmadigim surece sorun yok simdilik:)

        Sevgiler

        | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir