2 Cities 1 Woman

Yargılamak Üzerine

Kadının kadına, annenin anneye yaptığı en büyük kötülük bence. Yargılamak. Bir tür kendini aklamak.

Geçen gün Julio Cortezar’ın Mırıldandığım Öyküler kitabına başladım. Rahmetli Tomris Uyar kitabı hem çevirmiş, hem de önsöz yazmış. Cortezar’ı överken başka yazarları boklamış. Yani sen kimsin Tomrus Uyar’ı eleştiriyorsun derseniz ben okuyucuyum ve kitaptan soğudum derim. Başarılı br edebayatçı olmasına lafım yok. Ama birilerini övmeyi başkalarını kötüleyerek yapmayı çok yanlış buluyorum. Hele ki bunu para kazandığın, kitlelere mal olacak bir iş yaparken yaptığında. Beğenmediğini yine eleştir ama orası yeri değil sanki. Bilmiyorum belki de ben hassas davranmışımdır.

Yine aynı şekilde annelerin ve hatta tüm kadınların kendini temize çekmek için diğer kadınları bokladığını düşünüyorum. Kendini namuslu göstermek için öteki kadının ne iffetsiz olduğunu konuşmak, kendi çocuğunun televizyon izlemesini meşrulaştırmak için Montesorri’yi eleştirmek, çok iyi Montoserrici olduğunu iddia edip çocuğuna tv izlettireni eleştirmek. Falan filan.

İnsan hep kendi işine bakmalı bence. Senden daha iyileri ya da kötüleri her zaman olacak. Tabi o iyi kime göre neye göre? Farklı koşullarda farklı karakterlerde farklı insanlar elbette farklı davranacak. Ve eğer çok intikam istiyorsan karma var efendime söyleyeyim ”hayat her şeyin tersini gösterecek kadar uzun”.

Sen kendi çizginden şaşma, iyiliğinden ödün verme.

… demişim bir zamanlar. Taslaklarda durmasın yayınlayayım bari 🙂

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir