2 Cities 1 Woman

Yabancı Bir Ülkede ve Yalnız Çocuk Büyütmek

Çocuğunuz yoksa bu başlığı yabancı bir ülkede ve yalnız olmak diye de okuyabilirsiniz. Ben kendi tecrübemi yazacağım ama eminim benzer duyguları siz de yaşıyorsunuzdur, hatta bazen kendi ülkenizde bile.

Seneler evvel Romanya’ya taşınan arkadaşım Ayşegül, evet geçen hafta Bremen’de olan, bana tecrübelerini anlatırken şu sonuca varmıştık: İstanbul ya da Türkiye sürekli yetersizlik hissini besleyen bir memleket. Hiçbir zaman yeterince güzel, akıllı, zayıf, sosyal, zengin vs değilsin. İstanbul’un en iyi ofislerinde çalışırken bile her zaman yetersizliğin vurgulanır. Mobbing dediğin motivasyondur bizde.

Geçenlerde Bremen’de yaşayan arkadaşım Birsen’le sohpet ediyorduk. Bremen’de psikiyatriste gitme oranının arttığını, mobbing sebebiyle çok fazla çalışanın psikiyatriste gitmeye başladığını duymuş. Haliyle de tuhaf bulmuş. Biraz Meryem Uzerli durumu söz konusu tabi. Sana bana psikiyatriste gitme sebebi değil bu, ama onlar için öyle.

Gavur kocalı Türk kızları grubumuzda da bu konuyu konuştuk geçenlerde. Orada dedim ki burada insanlar bazen o kadar poh pohluyor ki beni, acaba beni gerizekalı mı sanıyorlar diye alınıyorum. Halbuki öyle değil. Burda hasta olunca evde iki hafta yatabilirsin, vicdan azabı çekmeden ve kariyerini düşünmeden. Amerika’lılar sandığımız kadar gerizekalı değiller aslında. Ama hayat o kadar kolay ki onlar için, pratik düşünmek zorunda değiller. Köşeyi dönünce çukura düşme ihtimalleri yok, üniversite okumazlarsa, garson olurlarsa insan yerine konmama ihtimalleri yok.

b69264b4e090b7f3d5e4f752168e230c

En iyi avukat, en güzel, en zayıf olma gibi bir dertleri yok, çünkü genel olarak mutlu ve huzurlular (Almanlar için bu, Amerikalılar değil, çünkü Almanya bu kapilatist etkiyi bir şekilde oldukça uzak tutmayı başarmış bir memleket. Umarım Vera büyürken de bu etki çok fazla bozulmamış olur). Elbette istisnalar var. Ama ben burada genelden bahsediyorum.

Sonra böyle aslında kimsenin sizi eleştirmediği bir memlekete gelseniz bile, geleli sadece 2,5 yıl olmuş, bu 2,5 yılda çok zor, yataktan çıkamadığınız, bir hamilelik geçirmiş olsanız bile, çocuğunuzla 1 yılı evde yalnız geçirmiş olsanız bile, neden bu 2,5 yılda ehliyetimi almadım, Almanca kurlarının hepsini bitirip rahmetli Günter Grass’ı Almanca okumaya başlamadım, neden çalışmaya başlamadım, neden bazen asabi anneyim, neden evim çok toplu değil, neden neden diye bir ton soru sorarken bulursun.

İnsanlar kendi memleketinde hiçbir düzenini bozmamış, anne, kayınvalide ve bakıcı ile söylenirken sen yapayalnızken bu hakkı kendinde görmezsin. İnsanlar tek başına bebekle bakkala bile gitmezken sen uçağa biner 2.000 km yol gidip tek başına İstanbul’da mücadele veririsin, bir an gelir dayanamaz patlarsın ve öz ailenin bile gözünde sadece asabi anne olarak kalırsın. Sen o sırada çocukla boğuşurken kimse kıpırdayıp sana yardım etmeye çalışmaz ama, çık çık yaptığın çok yanlış demek çok daha kolaydır çünkü.

O yüzden anneler sadece kendilerini anlayan insanlarla konuşmaya başlarlar. Çünkü bir annenin uykusuzluktan şikayet etmesi tüh kakayken senin one night stand‘inin neden seni aramadığını üç hafta konuşmak normaldir. Halbuki herkesin derdi kendi için büyüktür. Ne annelerin anne olmayanların dertlerini küçümseme hakkı vardır, ne de anne olmayanların anne olanları.

Onlarca arkadaşım, bir avukatın sahip olabileceği en kariyelerden biri olan kariyerim, müthiş bir sosyal hayatım vardı. Küçük bir şehir olan Bremen’e geldim. Tek bir arkadaşım yoktu. Kocam hergün geç saatlere kadar çalışıyordu. Evime temizlikçi bile aylar sonra buldum, ki bir de yeni eve taşındım. Yardıma gelen annem, temizlikçim, komşum vs yoktu. Buraya taşınmadan önce hiç temizlik yapmamıştım ben. Yemek yapmışlığım bile sayılıydı. Çok kontes olduğumdan değil, çok yoğun çalıştığımdan. Bambaşka dinamiklerim vardı hayatımda.

Dilini bile doğru düzgün konuşmadığım bu memlekete geldikten 5 ay sonra hamile kaldım ben. Hamileliğimin ilk iki ayı yattım. Yataktan tuvalete kalktığımda bile kusuyordum. Kilo verdim, hiçbir şey yiyemedim ve bir tane bile tanıdığım insan yoktu. Aslında vardı. Burda doğmuş büyümüş, burdan kalkıp benim düğünüme İstanbul’a gelen bir arkadaşım, ki bana temizlikçi ve doktor telefon numarası göndermeye bile tenezül etmedi. Kardeşi de aynı şekilde. Alman ev sahibim bana Dorota’mızı getirdi, beni mahallemizdeki Türk terzi Nebahat Abla ile tanıştırdı. Bu alt metinler de burda Alman’ların ne kötü kalpli insanlar olduğunu söyleyenler için.

Sonra Türkiye’ye gittim, iki ay da orda yattım. Dönmeden önce dedim ki, bu böyle olmayacak, internette Toytown Germany’i buldum. Almanya’da İngilizce konuşan insanlar için bir web sitesi. Mesaj bıraktım ve dönüşte ilk arkadaşım Amerika’lı Rebecca ile tanıştm. Hiç de aptal ve obez olmayan, hamile haliyle kaya tırmanışı yapan bir kız. Gerisi de geldi, şimdi bir sürü arkadaşım var. Tabi İstanbul’daki dostlarım gibi bir dostluğum yok henüz ama buna da şükür. Ki insanlar ilk bir yıl hatta iki yıl arkadaş bulmayı bekleme dedikleri halde ben 9. ayımda ki yarısını evde ve Türkiye’de geçirmiştim, ilk arkadaşımı buldum.

Doğumuma tek başıma ambulansla gittim. Başkasının binmesine izin verilmiyordu çünkü. Kocam da, ambulans da hastaneyi arayıp geldiğimi ve İngilizce konuştuğumu söylemiş. Beni mükemmel İngilizce konuşan bir ebe karşıladı. Şurda detaylı anlatmıştım zaten.

Doğum yaptım, Vera 25 günlükken yengem gitti. Ben bebekle evde yalnız nasıl kalırım, nasıl yıkarım derken biz Vera ile 1 sene evde yalnızdık. Bu sefer de kendimi Alman annelerle kıyaslamaya başladım. Onlar da evde bebekle yalnız, temizlikçileri bile yok, hepsi herşeyi kendi yapıyor, ben neden yapamıyorum?

c4f784505b4bc27ac2f1737803b96654

Sonra bir gün bir Alman arkadaşım konuşurken laf arasında ”o gün eşim yoktu, baby sitter de yoktu aman Allah’ım bütün gün bebekle yalnız evde ne yapacağım dedim kendi kendime” demez mi? O zaman ampul yandı. Almanya’da kocalar eve erken geliyor, Cuma günü yarım gün çalışıyor. Saatlik baby sitter çağırıyorlar, kadınlar yemek yapmıyor. Kazın ayağı göründüğü gibi değil. Benim kocam ilk 9 ay akşam 20:00’den önce hiç gelelemdi eve. Vera uyuduktan sonra geldi yani hep. Baby sitterım yoktu. Evet saatle gelen temizlikçim vardı  ama onun dışında ben hep Vera ile birlikteydim. Emzirdiğim için cumartesi en fazla 4 saat dışarıda yalnız kalabiliyordum.

Yani bakıcım yok ama annem alt sokakta oturuyor durumu yoktu bende. Bakıcım var ama çocukala ben ilgileniyorumla aynı şey değil. 4 ay kurabiye yedim diyorum size. 4 ayın sonunda yemek yapmaya başladım. Türkiye’ye geldim, siz annenizin evine gidnce belki iki saat dinlenirsiniz ama ben daha fazla yoruldum çünkü yardım eden kocam da yoktu. Herşeyiyle 7/24 ben ilgileniyordum çünkü. Şimdi sakın annesi ve bakıcısı olan anneler beni yanlış anlamasın. Sizin işiniz de kesinlikle zor, temel direk hep anne. Sakın sizin dertlerinizi küçümsediğimi sanmayın. Tek ricam yapayalnız olanlarların işinin sizinle aynı olduğunu düşünmeyin. Tek istediğim biraz anlayış, başka bir şey değil. Yani annen başka şehirde yaşayabilir, sürekli sana yardım edemiyor olabilir ama gittiğinde, o geldiğinde o bir yardım. Bak bende o bile yok diyorum. Senede bir kere bile olsa o bile yok. Çocuğumuz bırakalım da baş başa karı koca tatile gidelim diyebileceğim kimse yok. Yengem var sağolsun hep söylüyor ama onun için de Vera ile bir hafta önceden gitmemiz, Vera’nın alışması ve sonra benim ayrılmam lazım. Belki büyüyünce biraz daha farklı olur.

Bu yazıyı kendimi acındırmak için yazmıyorum çünkü kendime acımıyorum. Yalnız olmak zor ama başka avantajları da var. Vera uzun süredir kendi yemek yiyor mesela, yemek seçmez, kendisi yer, terbiyesini kendi istediğim gibi veriyorum, her kafadan çıkan seslere aldırış etmeme gerek yok. Sürekli anneliğimi eleştiren insanlar yok. Çünkü mesela herkes Vera’nın ne kadar iyi huylu çocuk olduğunu söylüyor ama bu tabi ki onun huyu, Allah onu bana öyle verdi, henüz bir tane insan bile bu çocuğun böyle olmasında biraz da senin de payın var demedi. Ben sadece eleştiri duydum Türkiye’de. Sadece neyi yanlış yaptığım söylendi bana. Kimse doğrularımı görmedi.

Burda işte insanlar doğrularımı söyleyince, beni taktir edince o kadar şaşırıyorum ki bana ya gerizekalı muamelesi yapıyorlar ya da dalga geçiyorlar sanıyorum. Ama öyle değil.

54d88e43a9130f9b8aee79dd1a6343cc

İşte böyle yine haftalardır hasta olduğum için kendimi dövdüğüm (mecazi anlamda) ve bolca ağladığım bir günde, kendime hatırlatmak için yazıyorum bu yazıyı. Ben iyi iş yaptım. Sırtıma bir aferin şaplağı atmak için, neler başardığımı unutmamak için. Elbette yanlışlarım, hatalarım, eksiklerim var, bazılarını epey düzelttim, bazılarını farkettim, demektir ki düzelteceğim, bazılarını daha sonra farkedeceğim. Gelişimimiz hiç durmuyor. Hata yapmak bize özgü ama mükemmellik diye bir şey yok. İdeal diye bir şey yok. Sevgi dolu ve ilgili anne var. Vazgeçmemiş mücadele eden insan var. İşte en büyük takdiri zaten bu hakediyor. Vazgeçmeyip mücadeleye devam eden tüm hemcinslerim. Biz zaten özümüzde mükemmeliz, tamız, ama koku ve kaygılarımızla kendimiz eksiltiyoruz. Hadi hepimiz aynaya gidip gördüğümü kişiyi bir taktir edelim. Şu hayatta bunca şey başardığımız için ve başaramadığımız zaman da vazgeçmeyip, ayağa kalkıp, mücadeleye devam ettiğimiz için.

Foto 1 / 2 / 3

Merhaba, Ben iki şehirden Zeynep. Kalbimin çeyreği 5 yıl önce ayrıldığım İstanbul'a ait. Sekizde biri büyüdüğüm Edirne'ye, geri kalanı da Vera kuşuma ve beyimle paylaştığımız evime sonra da Almanya'ya. Avukatım, Vera kuşumun anasıyım, beyimin karısıyım, büyük hayalciyim, çok gezerim, çok okurum, çok yazarım, bazen çok konuşur, bazen hiç konuşmam. Bazen şahane yazarım, bazen saçmalarım. Burası da benim her telden çaldığım kişisel günlüğüm gibi bir şey.

Yorumlar

  • Fulya

    Beni de ağlattın Zeynep, ben de ailesinden uzakta, hala kendimi yabancı hissettiğim bir şehirde tek başıma bebek büyütüyorum. Üstelik lohusa depresyonunu atlatamadan işden çıkartıldım. Şimdi Ozan 4.5 aylık bunun ilk 2 ayı kolikti, şimdilerde diş sancıları ya da büyüme atağı kısacası günün uyumadığı saatlerinde hep huysuz…Tüm bunların karşısında şikayet etme diyen ailen, eşin, dostun çıktı mı oturup hüngür hüngür ağlıyorum.

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      aynen Fulya bazen insanların yorumları durumun zorluğundan daha can yakıcı oluyor. Kolay gelsin sana. İlk bir yıl gerçekten çok zor bir dönem ve sonra gerçekten herşey daha iyi oluyor. Aslında şikayet etmiyoruz, sadece paylaşmak istiyoruz, biri bu yaşadıklaırn normal ben de yaşadım/yaşıyorum desin istiyoruz. Bazen karşındaki anne bile olsa anlamıyor. Ya çocuğu büyüdüğü için, ya yiğitliğe bok sürdürmemek için ya da sadece anlamadığı için. Ama dışarıda milyonlarca kadın var bizimle aynı duyguları paylaşan. Kolay gelsin Fulya’cım

      | Cevapla
  • Fulya

    Ben de teşekkür ederim sana, fırsat buldukça okuyorum bloğunu, sıkça Yosun’a da bahsediyorum, doğru diyorsun amaç şikayet etmek değil, dertlerimizi, yalnızlığımızı paylaşmak…
    Muhabbetle kal Zeynep…

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      Biz Evren derdik eskiden Yosun’a 🙂 bu arada dün yazmayı unuttum, Evren çok iyi eğlenceli, kmik bir insandı, sen de öyle duruyorsun, güzel aile resimlerinizi görünce hep Ozan ne şanlı olacak belli ki evde eğlence bol olacak diye düşünüyorum 🙂 Evren’e çok çok selamlar, üçünüzü de öperim ve blogumu okumana çok sevindim 🙂

      | Cevapla
  • Hülya

    okuyunca ilk hissiyatım farkında olmadan seni incittim mi oldu 🙂 hani çok bilmişlik yaptım mı acaba ben de farkında olmadan:(

    ikincisi de kendime hatırlatma yaptırdın yine, evet ben de iyi şeyler başardım haksızlık etmemeliyim dedim…

    operim güzel gözlerinden…

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      oh kuşum hayır beni incitmedin. bir kere, ikinci çocuğu yapma sen dayanamazsın dediğinde, ama amacın incitmek değildi biliyorum, ben kendime kızdım. Sen hepimizden zor iş başardın, tek başına gül gibi kız yetiştirdin. En zoru senin başardığın inan bana. Hep hatırla, hiç unutma. Hayatımda gördüğüm en güçlü kadınlardan birisin, hem de pamucuk bir kalple yaptın bütün bunları.

      | Cevapla
  • Geri İzleme: Kendini Taktir Etmek Üzerine | 2 Cities 1 Woman

  • aylin

    Zeynocum, takılma bu kadar bakıcı işine..valla evde olayım dagınık toplu kendim bakayım isterdim cocuklarıma. her gun onları evde bırakıp cıkmak, bugun başlarına ne gelicek demek, kadını surekli kontrol etmek, yemeği çamaşırı bile whatsapp’tan tarif etmek, bir de bunları toplantı sırasında yapmak, herseyi ama herseyi tarif etmek zorunda kalmak ve yine de evde bir suru seyin bozulması kırılması, surekli kadın degistirmek zorunda kalmak ve her gelene herseyi bastan anlatmak! inan hiç de rahatlık kolaylık değil, hem onu idare etmek hem de çalışmak,hergün minimum 3 saat yol gitmek de cok yıpratıcı. evet bir asabi anne de burda var! demekki koşullar ne olursa olsun bu iş zor iş..onlar sağlıklı olsun da…elbet geçecek bugünlerimiz.o zaman da bu hallerini özleriz:)

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      Aylin’cim ne kadar güzel yazmışsın canım. İçimde hissettim derdini, sıkıntını. Ama benim eski hallerim geçti zaten cnm. İlk bir yıl çok zordu ama şimdi herşey daha iyi ve haklısın bir süredir çalışmadığım ve Almanya’da olduğum için müteşekkirim aslında. Aynen sağlıklı ve mutlu olsun onlar gerisi mühim değil.

      | Cevapla
  • Geri İzleme: Bakıcılı Anneden MEktup Var | 2 Cities 1 Woman

  • Geri İzleme: Her Kadının Sahip Olması Gereken Beş Ürün | 2 Cities 1 Woman

  • Elif

    Ingiltere’de yasiyorum ve bu sorunlarin hepsini ben de yasadim, yalniz degilsiniz 🙂 Muhendisim ve 6 yildir Ingiltere’de yasiyorum.Kizim 10 hafta erken dogdu, yalniz dogum yaptim, millet suslene puslene, hastane odasi susleriyle lohusa serbetleriyle doguma giderken esimle hastane koselerinde birbirimize sarilip aglayarak, travmanin en kralini yasayarak kizimiza kavustuk, ailelerimiz dogum dan 2 ay sonra ancak vize alip gelebildiler. Simdi çok sukur 3 yasinda ama gel sen ne cektiginiz bir de bana sor 🙂 Ne derler, oldurmeyen sey guçlendirir… Yalniz buyuturken çok buyuk zorluk yasadim ama esas problemler calismaya geri donmeye karar verince basladi.Kizim 2.5 yasindayken ise geri dondum. Ailelerden yine destek alamiyoruz, Ingiltereyi sevmiyorlar, bakiciyla idare etmeye calisiyoruz. Ama çok zor…Bu aralar esimle en çok Turkiyeye donseydik nasil olurdu yada orada insanlar nasil çocuk buyutuyorlar konularini dusunuyoruz 🙂

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      Benim eşim Alman olduğundan Türkiye’ye dönmek şimdilik gündemimizde değil ama başka arkadaşlarımla sık sık tartıştığımız ve bir türlü sonuca varamadığımız bir konu bu. Hısım akraba, arkadaşlar, kendi memleketimiz güzel, pek çok şeyi kolaylaştırıyor, bir yandan okul, eğitim vs gibi durumlar insanın gözünü korkutuyor ama ben yine de şansım olsa dönmeyi isterim. Biraz bencilce gelecek belki ama benim kızım Alman vatandaşı, Alman Lisesine ya da Pierre Loti gibi yabancı müfredatlı bir liseye gönderirim diye düşünüyorum 🙂

      | Cevapla
  • Ayse

    Yazdiklarini okuyunca o gunler aklima geldi esim yabanci biz bir arap ulkesinde yasiyoruz kizimiz ve oglumuz iki yas arayla dogdu ve ben yapayanliz hissettim cogu zaman cok zor tek basina mucadele etmek hickimsenin yasadiklarimi anlamamasi ailem bile garip karsilardi tepkilerimi cok agladim hep iyi bir Anne olmadigimi dusunurum hayat zor ama guzel ayni zamanda 🙂

    | Cevapla
  • Özlem Varli

    Selam yazinizi simdi okudum ve hüngür hüngür ağliyorum suan…ben isvicrede aynen yanliz büyütüyorum Canoşumu…ayni zor asamalardan inis cikisli dönemlerden gectik ve geciyoruz…6 yildir burdayim ve kizim 4 yasinda…yazinizin son kisimlarinda bahsettiğiniz gibi iyi taraflarida görelim…daha özgüveni yüksek cocuklar büyütüyoruz…ve kendimizi zaman gectikce daha cok takdir ediyoruz emin olun…sevgiyle kalin:)

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      Benim de sizin yorumunuzu okurken gözlerim doldu. Ve evet iki tarafından kendince avantaj ve dezavantajları var. İnsan mutlu olmaya karar vermişse bir kere iyi de olsa kötü de olsa zor da olsa oluyor 🙂 Size de sevgiler,

      | Cevapla
  • senem

    Merhaba,yaziniz o kadar guzel ki.Tukenmislik hali icinde birseyler ararken buldum yazinizi. On bir sene olacak Almanyadayim,hep yanlizdim, ta ki kizim dogana kadar.onun dogmasiyla bir cok insan ile tanissamda, bir dogru durust insana rastlayamadim.Hatta bazen diyorum ki,bir insana herkes mi.karsi olur ? Simdilerde kizimi buyutmenin derdinde olsamda,kimsesizligim her gun birsz daha acitiyor canimi.Ben Hamburgda yasiyorum,birbirimize yakin sayiliriz.sizinle tanismayi isterim dogrusu.sevgiyle kalin…

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      Merhaba,
      Yakınmışız hakikaten. Bizim çok seyahatimiz var bu sıralar ama bitsin bu kış kesin Hamburg’a geleceğim. Size mail atayım gelirken müsait olursanız buluşuruz. Siz de Bremen’e gelirseniz haber verin olur mu? Çalışıyor musunuz?

      | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      gün geçtikçe bizim çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum inanın. Türkiye’de çocuk büyütmek vallahi daha zor. Herkes herşeye maydanozi herkes herşeyi çok biliyor, çocuğunuzu oto koltuğuna oturmak istemeniz bile evhamlı addedilmenize sebep.

      | Cevapla
  • Ayse Naz

    Ne kadar samimi yazmissiniz! Ben de kizimi tum sevdiklerimden coook uzakta, arkadasim bile olmayan bir sehirde, gunluk basit muhabbet etmek icin aksam esimin gelmesini bekleyerek buyutuyorum! Toytown Germany’ e ben de bir mesaj atayim bakalim. Bremen’e gelip, size sarilmak isteyesim var.😁

    | Cevapla
  • Esra

    Yazdıklarınızı ve yorumları okuyunca biraz olsun sıkıntım azaldı. Bende ailemden uzakta, tek bir arkadaşımın olmadığı bir şehirde yaşıyorum, Ankaradayım. Buraya evlenip İstanbuldan geldim. Benimde İstanbulda gayet yoğun bir sosyal hayatım ve severek yaptığım bi işim vardı. 2,5 yıldır Ankaradayım ama hala arkadaşım yok (acaba sorun bende mi? :)) Şimdi bi kızım var 3,5 aylık.( Çok şukur) Gerçekten çok zor. Allah hepimize kolaylık versin 🙂

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      ha ha sorun yoktur merak etmeyin. İnsan çalışmayınca arkadaş edinmek zor oluyor. en iyisi çocuğunuzla anne çocuk aktivitelerine katılmaya çalışın belki orada sizin gibi annelerle tanışırsınız. Türkiye’de maalesef çocuklar anneriyle değil bakıcılarıyla o yüzden oralar biraz zor 🙂

      | Cevapla
  • Aslı

    Hem yazınız hemde yorumlar yalnızlığın sadece benim kaderim olmadığını göstermiş oldu ama. Benim de derdim oğlum.4 yaşında bir çocuk yüzü görmeden büyüdü,buyuyor. Ona arkadaş dilenmek apayrı zor. Onunla arkadaşı olmadığından hep oynuyorum . Hiç bir oyuncak yalnız Nasıl eğlenceli olabilir ki. Oyun bilmiyor ki ne oyun kursun oynasın? Çocuğum yalnız bu beni öyle çok uzuyor ki … Bana da mecburıyetten bağımlı oldu . Oynamadığım anlarda oturup bekliyor … Yetemiyorum ona en çok da oğluma üzülüyorum gurbette. Türkiye’de çocukları düşünüyorum enerjiklerini boşaltıyorlar tüm gün sokakta tüm gün akranlarıyla. Sonra oğluma bakıyorum dayanması çok zor . Her sabah pozitif başlamalıyım ki günü renklensin . Ama ben nerden Nasıl güç alacağımı bilmiyorum tükendiğimi hissediyorum. Yalnızlık zor çok zor

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      Aslı Hanım üzülmeyin. Vera yalnız değil ama yine de bütün gün benimle oynuyor. Türkiye’de küçük şehirler dışında hiçbir çocuk sokakta değil. Burdaki çocuklardan daha zor durumdalar inanın. Siz neredesiniz kindergarden’a gitmiyor mu oğlunuz?

      | Cevapla
  • Derya

    Merhaba sitenizi ve yazilanlari yeni gordum ben de yurtdisindayim esimin isi dolayisiyla Suudi Arabistana geldik iki ay kadar oldu Arapca ve ingilizce bilmiyorum esimden baska tanidigim Turk yok bes yasinda oglum var onun da hic arkadasi yok Turkiyede ogretmen olarak calisiyordum buraya gelme amacim iminci cocugu yapmak biraz buyutup Turkiyeye donmekti ama iki aydir o kadar bunaldim ki ikinci cocuk hayal gibi gozum korkuyor yalniz basima hamilelik ve bebek bir de oglum Tuna gercekten zor gerci Turkiyede de tek basimaydim ailemden kimse yoktu ama yine de burada daha da. Zorlasacak gibi geliyor . Sizin yazilarinizi ve yorumlari okuyunca herkesin az cok bir sıkıntısı oldugunu goruyorum tek olmadigimi dusunuyorum Allah herkesin yardimcisi olsun selam ve sevgilerle

    | Cevapla
  • Su

    Dunyanin dort bir tarafinda, ayni duygulari paylaşıyoruz. Ben de 2.5 senedir Amerikadayim. Turkiyedeki stresli is ortamindan kacarak esimle buralara geldik. Henuz gelismemis bir ulkede iyi bir ekonomik durumda olmaktansa , felismis bir ulkede ikinci sinif vatandas olarak yasamayi tercih ettik. Insan cocugu olunca Onun icin herseyin en iyisi olsun ister tabii. Ama oglumun kalabalik aile ortaminin sicakligindan uzak olmasi, diger taraftan ‘Acaba dogru mu yapiyoruz? ‘ diye dusunduruyor. Surekli dusunmekten ben de cok yiprandim ve ogluma huzurlu bir aile ortami saglayamayacagimin endisesindeyim. Hersey gonlumuzce olur umarım…

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      Öyle gerçekten de hepsi bir arada mümkün olsa keşke. Fakat ben o yazıyı yazdıktan sonra Türkiye’de çok şey değişti. Endişeliyim biraz ne yalan söyleyeyim. Vera burda olunca daha güvende hissediyorum. Hakikaten her sey gönlümüzce olsun.

      | Cevapla
  • Ilknur

    Evet Zeynep Hanım Türkiye’de çok şey değişti ekonomi çöktü nerde ne zaman bir patlama olacağı maalesef belli değil. Daha da çok şey var takil ediyorsunuzdur uzatmayayim. Benim 2 yaşında bir kızım var. Eşimle tüm bu nedenlerden dolayı Almanya’ya yerlesmeti düşünüyoruz ki ben ulkemden asla ayrılmak istemeyen bir insandim. 34 yasinda atanamamis bir öğretmenim. 2.5 yıldır çalışıyorum kizimi kendim büyüttüm. Eşimin dil ogrenmesi gerekiyormuş b2 seviyesinde saglikci kendisi. Bakalım bizi neler bekliyor. Oraya yerleşme fırsatımız olursa sizinle tanismayi cok isterim. Sevgiyle kalın. ..

    | Cevapla
  • Tuğba

    Merhaba bende tesadüfen gördüm yazınızı öyle zor ki şu anda içerde ağlayan bebeğim ağlasın susar diyen ilgi bekleyen oğlum ve yapayalnız ben hasta olsam ki olamıyorum bırakacak kimsem Yok ….geçecek mi bilmiyorum düzelecek mi yoksa hep bu eksiklik olacak mı ….Almanya’dan selamlar sevgiyle kalın

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      Geçecek Tuğba bir sabah bir uyanaksın her şey daha iyi, her şey yolunda. Biraz sabır. Biliyorum çok zor. Yalnızlık, uzakta olmak. Sen değişeceksin, çocuğun değişecek. Mücadeleyi bırakma. İyi şeyler hayal et ve iste. Olacak bir gün hiç korkma. Al ben ne ağlandım burda herkes şahit ve nasıl değişti her şey

      | Cevapla
  • Yasemin

    Yazinizi tesadufen buldum ve gercekten cok mutlu oldum. Yalniz ben degilmisim bu durumda olan diyebilmek bile insana moral veriyor. Bende esimle birlikte 5 yil once antalyadan almanyaya goc ettim. Zor bir karardi gitmek ama maalesef turkiyenin durumu hic iyiye gitmedigi icin insan universite okuyup belli duruma geldikten sonra kabul edemiyor boyle yasamayi. Kisaca is sartlari, refah seviyesinin artmasi ve cocuk buyutmek icin dah iyidir diyerek geldik. 5 yil aktif bi calisma hayatindan sonra gercekten cok isteyerek hamile kaldim. Oglum Tim dogduktan onra gercekle yuzlestim. Ben aslinda cok yalnizmisim. Oglum suan 5 aylik. Ilk 3 ay kolikleugrastik o bitti ama hala cok zor ve cok bagiran bir bebek.Bir tane kursa gidiyorum bir orada biraz insan goruyorum ama maalesef baska bir aktivitem yok hep evdeyim. Esim aksam 6da ancak geliyor isten o zamanda yavastan bizimkinin uyku saati geliyor yani yine yalnizlik. Ben oglumdan oturu sosyallesemiyorum cunku cok fazla bagiriyor disari cikinca insanlar seni yargiliyor boyle bir krizli bi bebegin olunca. Sabirla duzelmesini bekliyorum bende. Annelik hic kolay degilmis gercekten. Ama onlarin bir gulusleri insana katlanma gucu veriyor iste.

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir