2 Cities 1 Woman

İstanbul

Çay

Çay

Bu yazıyı okurken aşağıdaki şarkıyı dinleyin lütfen. Bahsettiğim içilen çay değil. 90’lı yıllarda ergen olanlar bilir eskiden diskolar/gece klüpleri gündüzleri alkolsüz olarak ergenlere disko hizmeti verirdi. Biz de kah evdekilere haber vererek, kah vermeyerek bolca giderdik bu çaylara. Cumartesi ve…

Tarihi Yarımada ve Nar Lokanta

Tarihi Yarımada ve Nar Lokanta

Yıl 1999, okula gitmeden önce İrem’le Sultanahmet’e gidiyoruz, Kredi Yurtlar Kurumu’ndaki işimizi halletmeye. Güneşli bir Nisan sabahında, montlarımız elimizde tarihi yarımadanın ve havanın tadını çıkarıyoruz. Öğleden sonra okula dönmek zorunda olmasak keşke, ama İrem’in sınavı var. O gün doyamadığımız Sultanahmet’e…

Yaşıyorum

Yaşıyorum

Dün İstanbul’dan döndük. Yazacak çok şeyim ve pek az enerjim var. Bugün Almanca kursuna başladım. 20’lerinin başındaki bir grup insanla aynı sınıftayım. İlk ders öğretmen müzik çalıp iki halka halinde bizi döndürdü. Müzik sustuğunda karşımızdaki kişiyle Almanca sohpet ettik. Defalarca…

The House Cafe Ortaköy

The House Cafe Ortaköy

Ortaköy’deki The House Cafe’ye 2006-2007, ki sanırım ilk açıldığı yıllardı, yıllarında çok sık gitmeme rağmen sonrasında pek uğramaz olmuştum. Hatta ve hatta İstanbul’daki son yıllarımda Zuma harici Ortaköy’e gittiğimi bile hatırlamıyorum. Bu sabah Bremen’den tiksinerek ve aman Allah’ım ben gerçekten…

Homesick ve Müzik

Bu yazıyı okurken şu şarkıyı dinleyin lütfen. Başlıktaki İngilizce kelime için kusura bakmayın ama memleket hasreti demek kafi gelmedi sanki. Geçen gün bulaşık makinesini boşaltırken bu şarkıyı dinledim. Bu tarz müzik sürekli dinlediğim müzik türü değil elbette ama ben amaan arabesk…

Toplam 5 sayfa, 4. sayfa gösteriliyor.12345