2 Cities 1 Woman

Şurdan Burdan

Yazacak çok şeyim olmasına rağmen bu aralar hiç zamanım yok. Blogumu boşluyorum ve buna çok üzülüyorum ama bu yaz ehliyet almam şart. O yüzden biraz daha böyle gidecek.

Türk ehliyetimiz Almanya’da gerçeli değil. Tabi burada oturum izni olanlar için yoksa turistik/iş sebebiyle geldiğinizde problem yok. Oturma izni aldığınız tarihten itibaren 6 ay araba kullanabiliyorsunuz ama sonra ehliyet kursuna gitmenize gerek olmadan teori ve pratik sınavlarını geçip Alman ehliyetini almanız lazım. Söyleniyorum ama adamlar haklı, Türkiye’de ehliyetlerin nasıl alındığı malum.

IMG_0411

Havalar sonunda ısındı. Hergün çok sıcak değil ama gayet güzel. YSL’nin bu rujları da koyu gözükmesine rağmen çok hafif, lezzetli ve tam yazlık.

IMG_0904

Vera ile bol bol parka gidiyoruz elbette. Üç kez havuza bile gittik. Avrupa’da Türkiye’den farklı olarak halka açık havuzlara gitmek mümkün. Bizde malum aşırı kalabalık olur, pis olur vs. kapısından bile geçemeyiz. Zaten halka açık havuz ne kadar var o da tartışılır. Edirne’de lise öğrencisiyken her zaman özel havuzlara giderdik. Halka açık sadece olimpik kapalı havuz vardı.

Typic

İstanbul’dayken ise en çok Su Ada’ya, bir kez Sözbir Otel’in havuzuna, bir kaç kez Swiss Hotel’in havuzuna, bir kaç kez o zamanlar üye olduğum Mayadrom ve Mac Kanyon’un havuzuna, bir kaç kez de eşin dostun havuzuna gitmiştim. Sonrasında da bizim sitenin havuzuna giriyordum sürekli. Su Ada her zaman açık ara favorim malum havuz büyük, suyu tuzlu su, boğazın ortasında püfür püfür. Les Ottomans Hotel’in havuzu da güzel çünkü o da deniz suyundan. Açık havuzuna hiç gitmedim ama masaja veya hamam gitttiğimde kapalı havuzunda çok yüzdüm. Bir de çok eskiden Ortaköy Princess’in havuzuna gitmiştim bir kez ve sanırım bir ay saçımın dibi yapış yapış gezmiştim artık ne varsa suyun içinde.

Oysa burda durum farklı. Her gelir grubundan, her sosyal sınıftan, yer yaş grubundan ve her milletten insanın gittiği, giriş parası bir yetişkin için 5-7,5 Euro arasında değişen, temiz ve düzenli halka açık havuzlar var. Çocuklar için ücretsiz.

5weserstadionbremen1

Geçen yaz ilk kez Vera ile Werder Bremen stadının yanındaki Stadyum Havuzu’na gitmiştim. İçeride büyük bir çimenlik alan, plaj voleybolu sahası ve çocuk oyun parkı var. Bolca da gölge. Sonra çocuklar oynasın diye pek çok fıskiyeli (fışkiye demişken Melih Gökçek’i anmadan olmaz) alan, üzeri tente ile gölgelerilmiş bebek havuzu var. Bebek havuzu Weser nehrinin suyundan. Yani klorsuz. Yine Weser Nehri’nin suyundan devasa bir havuz var. Buraya düşen de iki de kaydırak. Dört beş farklı boyda tramblolinden atlanabilen bir büyük klorlu havuz bir de gerçekten yüzmek için yarı olimpik bir klorlu havuz daha.

Duşlar, kilitli dolaplar, büfe de var. Ha bizde ki gibi garsonlarla servis, havlu falan gibi lüksler yok ama çok da önemli değil zaten onlar burda lüks havuzlarda bile pek yok.

gjzrq4_640_426

Geçenlerde Delmenhorst’ta bir havuza gittik orada kapalı alanda ayrı girişleri olan bir yüzme havuzu vardı, bir de eğlence havuzu. Eğlence havuzu bebek havuzu, kaydırak, fıskiye dalga vs doluydu. İçerisi de tabi normal büyük insanın gideceği yer değil. Çığlık kıyamet çoluk çocuk ama çocuklar eğlenceden kendilerini şaşırdırlar. O yüzden bizim kafamızın şişmesi mühim değil.

Dışarıda ki havuz da iki kaydıraklı, ayrıca ısıtmalı yani sıcak. Dışarıda çimenlik alan ve çocuk parkı da var. Girişte verilen ve kola takılan saat gibi şeyle içeride para taşımadan yiyecek içecek de alabiliyorsunuz. Duşlar, kilili dolaplar vs yine gayet temiz ve düzenli.

Bu, bu yılki ilk havuzumuzdu. Malum Vera büyüdü, yürüyor, eğlenceden anlıyor. İlk önce benim kucağımda kolluklarıyla takıldı ama sonra bir açıldı ki tutabilene aşkolsun. Kendi kendine suya atlamalara, sen tutma demeler. Sürekli annesiyle kaydıraktan kaymalar. Benim yükseklik korkum var çocuğum ama dinleyen kim. Kalpten gidiverim bir gün. Daha 1,5 yaşında. Büyüyünce nolucak düşünmek bile istemiyorum 🙂 Havuz dışında terliklerini giymek istemediğinden sürekli kayıp düşüyordu. Hem anne ellemesin hem düşmesin olmuyor işte. Yani bir saniye gözümü kaçıramadıkm Vera’dan. Havuzda da dışarıda da. Bana çok stresliydi ama Vera çok mutluydu. Zaten ilkler her zaman streslidir. Sonrakiler stresli değil bilakis keyifliydi.

Neu_2

Bu güzel tecrübenim üzerine babasıyla pazar sabahı kapalı havuza götürdük Vera’yı. Adı Vital Bad. Burası tamamen kapalı ve tuzlu artezyan suyundan. Klorlu değil yani. Bir odada büyük bir bebekler için havuz var ama derin. Yani çocuk havuzu gibi düşünmeyin. Aileler bebekleriyle yüzsün diye. Atraksiyon, atlamak zıplamak falan yok. Gayet elit ve sessiz takılıyorsunuz içerde. Yan odada daha soğuk ve daha büyük bir havuz büyükler için var bir de küçük bir kaydırağı ola küçük bebek havuzu var. Ay kaydırağın hayatımızda bu kadar başrolde olması ne enteresan 🙂 Serin havalar için bu havuzu çok beğendik. Pek tabi ki Vera da çok mutlu oldu. Bebek alt değiştirme üniteleri her yerde. Burası öyle tüm günü geçirecek bir yer değil. Yiyecek içecek satışı yok. Ama kısa süreli yüzmeler için çok ideal.

IMG_0825

Dün yine Stadyum Havuzuna gittik. Aşırı kalabalık olmasına rağmen çok sakin ve rahatlatıcı bir gün geçirdik. Çocuklarla olmamıza rağmen.

Bu saydıkarımın dışında Bremen’de daha pek çok havuz var ama biz şimdilik sadece bunlara gittik. Ha bir de Park Hotel’de ısıtmalı havuz var ama Vera’yla hiç gitmedim ve gitmeyi düşünmüyorum. Bir de bir şehir kulübü var oranın ısıtmalık açık havuzu var. Biz üye değiliz ama arkadaşımız üye ama oraya da gitmeyi sevmiyoruz. Ama 3 yaştan itibaren çocuklara yüzme öğretiyorlar. Sanırım Vera üç olduğunda biz de Vera yüzme ve hokeyöğrensin diye üye olacağız.

Ayrıca bu yılki yeni bikinlerimi de Calzedonia’dan aldım. Eskiden de Calzedonia, Kyo My Friend en çok bikini alışverişi yaptığım yerlerdi. Almanya’da Kyo olmadığından bu yıl Calzedonia ile takılmaktayız. Bikiniye çok para vermeyi sevmem, malum insan her sene almak istiyor. Ucuz alınca da dizi dizi bir sürü almak mümkün.

Vera’nın t shirt ve bikini altından oluşan mayosu Carter’s. Hasır şapkası H&M, fiyonklu şapkası Gymboree, Terlikleri Crocs. Güneş kremi Alverde. Güneş kremleri hakkında detaylı bilgi için instagram hesabıma bakabilirsiniz.

Ayrıca dikkat spoiler içerir.

Games of Throne 8. bölümün sonundaki White Wolkersların efendisinin bakışı neydi öyle yaa, Cofri de bugünleri de görseydi keşke. Bir de Stannis ne manyak çıktı ya resmen kızını yaktı şerefsiz.

Not: Sevdiğim bloglarda Turuncu Gezegen’i unutmuşum 🙂 Selma ablam ne güzel yazar tatlı tatlı.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir