2 Cities 1 Woman

Şu Anda Çalışmak İstemiyorum

Oh be! Ne zor oldu bunu kendime itiraf etmem, yüksek sesle söylemem.

Bir avukat olarak yurtdışında hele ki metropol olmayan bir şehirde çalışmak zor. İmkansız değil ama zor.

Babam zaten çok üzülüyor kariyerimi bıraktım diye. Edirne’yken arkadaşımın ailesini ziyaret ettim, anneannesi bile ”ben hala hayıflanıyorum ne güzel kariyerin vardı, ne yüksek maaşın vardı nasıl bıraktın gittin diye” dedi.

Ben de üzülüyordum bazen. Üzüldüğümü sanıyordum. Nasıl olsa çalışma şansım yok ya sanıyordum ki çalışmaya ölüp bitiyorum. Sanıyordum ki Vera’yı bırakıp işe gidebileceğim ben. Sanıyordum ki daha mutlu olacağım.

Geçen gün burda avukatlık yapan bir arkadaşımla konuşurken İstanbul’da olsam çalışabilirdim, o yüzden de isterdim İstanbul’da olmayı dedim. Sonra ağzımdan çıkana kendim bile inanmadığımı farkettim. İstanbul’da ben işten eve en erken 20:00’de geldim herhalde. Onu da parmakla sayarım. Nispeten daha rahat bir işe geçseydim bile en erken çıkış 18:00 de ki eve çok yakın olduğunu varsayarsak en erken 18:30’da evdeydim. E Vera zaten 19:30 civarı uyuyor. Besle çocuğu iki öp uyut. Bitti gün. Bir de haftasonun var.

Buradaki avukat arkadaşım part time çalışıyor. Saat 14:30-15:00 civarı kızını kreşten alınca tüm gün onların. E Türkiye’de bu şekilde çalışma şansı yok ki.

Ben hep çalışan bakıcılı anneleri lüks içinde sanmıştım ama uzaktan davulun sesi bana hoş gelmiş. İlk ayların yorgunluğu ve yalnızlığı ile öyle sanmışım ben. Meğer lüks içinde olan benmişim. Çocuğumla vakit geçirme lüksü, onu kendim büyütme, onu kendim sevme, onu kendim eğitme, ona kendim örnek olma lüksü.

10 yıllık koşa koşa yaşadığım hayatımı yavaşlatıyorum, sabahları kahvaltı ediyorum, kitap okuyorum, Vera’nın hızına iniyorum, onu koşturmaya zorlamıyorum, ben onun hızına iniyorum (tamam bazen içim şişiyor yavaşlığından :)). Bu da bu aralar bana gerekli zira ben 10 yılda 20 yıllık çalıştım zaten.

Bir süredir yine artık başlasam mı diyordum ama henüz değil. Bir gün yine çalışmak istiyorum, hayatımı üretmeden geçiremem ben, bu blog bile onun yansıması, illa bir şeyler olsun.

9b86c40e417f78f034f09232395aefc1

Farkında olmadığımız o sosyal baskından ben sürekli ay çalışmak istiyorum deyip duruyordum. Ama anladım ki istemiyorum. Ben şu anda çalışmak istemiyorum. Kızımı büyütüyorum ve bundan çok keyif alıyorum.

Burada işi bırakmış başka bir Alman arkadaşım da benzer bir baskıyı hissettiğinden yakınıyor. Tabi burası nispeten daha iyi çünkü anneler yasal olarak çocuk başına 3 yıla kadar izne ayrılabiliyor. 8 yıl sonra işe geri dönen var, ki işveren seni aynı pozisyondan almak zorunda. Part time da dönebiliyorsunuz, evden de çalışabiliyorsunuz. sırf bu sebeplerden bile bazen dönmek istemiyorum çünkü çalışmaya başlasam bile çocuğum okuldan geldiğinde evde olabileceğim. Bir anne başka ne ister?

Üstelik İstanbul’da çocuk yetiştirmenin maliyetini düşünülünce anneler de çalışmak zorunda kalıyor.

Şimdi bu yazıyla kadınların çalışmasını desteklemediğim sanılmasın. Benim kolumda altın bilezik gibi avukatlığım var.  Kendi emeğimle 10 yılda inşa ettiğim bir kariyerim ve kendime güvenim var. Bununla çalışmamak başka, hiç çalışmamak başka. O yüzden de tekrar çalışmak istiyorum ki kızım beni çalışırken görerek büyüsün, o da kendi ayakları üzerinde durmayı öğrensin, kendi ayakları üzerinde dursun, sonra seçimini özgürce yapsın. Bir kadın her zaman ya ekonomik özgürlüğüne sahip olmalı ya da istediği an tekrar sahip olabilecek durumda olmalıdır.

Ertesi gün gelen ekleme: Yahoo’nun CEO’su Marissa Mayer de ikizlerini doğurduktan iki hafta sonra işe döneceğini açıklamış ve eleştiri yağmuruna tutulmuş. Çalışmak isteyen ya da istemeyen anneler, kadınlar, sana ne, bana ne, di mi herkesin kendi hayatı.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

  • Tuğçe Çay

    Çocuğu olunca çalışmayı isteyerek bırakmış ve çevresinden aynı tür yorumları dinlemiş bir doktor anne olarak hislerime tercüman oldunuz…Çocuğunuzu kendiniz büyütmeniz, yetiştirebilmeniz kadar büyük bir lüks ve zenginlik yok bu dünyada. Sevgiler Dr. Tuğçe Çay

    | Cevapla
  • Esra

    Ben de çalışmak istiyorum ama bildigin gibi once dil kursu falan…benim kız kresi denedik reddetti.26 aylık.kres diyince hayir hayir diyip duruyor.asosyal çocuk olmasından korkuyorum zira burada görüşebilecegimiz tanıdık yaşıt çocuk da yok..ne yapacağımı sasirdim

    | Cevapla
    • Esra

      Zeynep Hanım sizin kızınız kreşe başladımı?bu konuda zorlanan annelere verebileceğiniz tavsiyeler olursa çok sevinirim,sevgiler

      | Cevapla
      • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

        Esra Hanım bu konuda detaylı bir post hazırlayacağım sizin için. Vera kreşe 13 aylıkken haftada 3 gün ile başladı. Şubat ayından beri de her gün gidiyor. Yakında yazacağım detayları

        | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      Asosyal çocuk olmaz bence ama taşınma falan herşey çok fazla gelmiş olabilir. Onun küçük dünyası için bir anda çok fazla değişiklik oldu. Biraz zamana bırakın bence zaten kindergardene başlayacak. ya da oraa onu rahatsız eden bir şey olmuş da olabilir onu da gözardı etmemek lazım zorba bir çocuk ya da öğretmenlerden bir yanlış tavır vs

      | Cevapla
  • merve

    çocuğum yok . avukatlıkta 10. yıl. istanbulda zaten çalışıyorsan bir yıl=3 yıl.
    nese ben annemi yazıcaktım. annem ben liseye kardeşim ortaokula gidene kadar evde bizimleydi:) bunun dünyanın en harika şeyi olduğunu 1 yaşında annesi onu kreşe bırakmış diye 30 yaşında bunun travmasını içinde taşıyan arkadaşımı görünce anladım.
    yarın çocuğum olsa ben de çalışmak zorundayım 4 aylıkken bırakır işe dönerim ama vera çok şanslı okuldan eve gelince yaptığımız çay saatleri sonrası babamla akşam yemekleri ne güzel zamanlarmış:)

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      ay bak öyle dedin bunalıma girdim şu an 🙂 çünkü Vera da kreşe gidiyor ama 14:30 sonrası tamamen benimle ve burnu aksa bir evde benimle kalıyor günlerce ve de bazen anne kız günü yapıyoruz hiç gitmiyor. Umarım hep böyle devam eder Veruş okuldan gelince hep birlikte güzel vakit geçirmeye devam ederiz.

      | Cevapla
  • yasemin

    Zeynep hanim ben de sizinle ayni kaderi paylasiyorum.Istanbul da fizik ogretmeni olarak calisiyordum.6 yillik kariyerimi noktaliyarak Almanyaya geldim.Baslarda hep bir gun burada da calisirim diye planlar yapiyordum.Tum planlarim ucup gitti.Iki cocugum var.Biri 7 biri 9 yasinda..Mumkun degil calismam..Ya cocuklarim ya is hayati…Artik boyle dusunuyorum..Belki de tembellige alistim:))

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir