2 Cities 1 Woman

Smoothie Tarifi

Kardeşim bugün bana hangi katı meyve sıkacağını alayım diye sormuş. Ben de ona bende Bosch var ama neredeyse hiç kullanmıyorum, temizlemeye üşeniyorum dedim. Blender al smoothie yaparsın, hatta akşam evdeki Tefal rondo ile dene bakalım nasıl olacak dedim. O da benden tarif istedi, alın ben de yazayım.

Şimdi bu konuda söyleyecek çok sözüm var ama sağlıklı yaşam için ayrı bir post şart. Bir seneden fazladır instagramda Dr. Ayşegül Çoruhlu’yu izliyordum. Bu arada etrafımda tonlarca insan smoothie içiyor, alkali besleniyor, şekeri kesiyor falan filan derken ben uzuun bir süre izledim. Malum sağlıklı yaşam trendi dünyayı kasıp kavuruyor. Herkes kendine uyan bir yöntemi seçiyor.

Ben bu alkali diyette sandım ki Dr. Ayşegül Çoruhlu aç gezin, yemeyin, sürekli smoothie için falan diyor. Sonra kitaplarını okuyunca gördüm ki aradığım bütün cevaplar onda. Benim vücut tipime, benim hayat tarzıma uyan şey alkali beslenme. Ama mesela smoothie benim için bir öğün değil. Belki akşam yemeği ama daha çok ara öğün. Zaten ben diyet insanı değilim. Yapmam. Hayatım boyunca zayıf oldum. En fazla göbek yaptım 55 kilo oldum. Almanya’ya taşınınca ilk defa 56 kg’ya kadar çıktım ki sigarayı da bırakmıştım, sonra da o kilolu halimle hamile kaldım. 70 kg ile doğuma girdim, eve döndüğümde 63 kg’dım. iki hafta içinde 59’a düştüm geçen sene bu zamanlar 58 kg’dım. Türkiye’ye bir gittim, iki hafta sonra 61,5 kg döndüm. Neden? Gelen giden, o zamanlar yardımcı bulamamıştım, evde yemek pişmiyor, gelenle gidenle cheesecake yiyorum, gelenler de sağ olsunlar altın getiriyorlar, bir tas çorba getiren yok. Sonra da 63’e çıktım burada. Şu anda 56 kg’yum. Öyle çok dikkat ettiğimi söyleyemeyeceğim akşam yemeği ile oynadığım alkali trikleri ile verdim kiloyu. Yavaş yavaş 52’ye doğru gidiyorum. Orda durmak istiyorum çünkü daha fazlasında koca kafalı ve hastalıklı duruyor insan.

Açıkçası 56 kg da olsam kendimi uzun süredir olmadığım kadar iyi ve güzel hissediyorum. Sanırım bir kaç alkali trik ile daha enerjik ve daha düz karınlı olmamdan kaynaklanıyor. Ya da sadece mutluyumdur 🙂

IMG_8759

Şimdi bu smoothie işinde tariflik bir şey yok. Biraz sağda solda okuyun, bir iki kendiniz deneyin ondan sonra elinizde ne varsa onunla yapacaksınız zaten.

Şimdi yazacağım benim olmamış smoothielerimden. Olmamış şeyi neden yazıyorsun kadın derseniz ben ettim, siz etmeyin diye yazıyorum.

Olmazsa olmazlar salatalık, limon suyu (ayrıca suyunu sıkın yani), taze zencefil. Evde ne yeşillik varsa kabak, marul, ıspanak, maydanoz, dereotu, gavurun kale dediği bir çeşit yeşillik, roka vs. İnanın tadını almıyorsunuz. Ve bu sebzeleri çiğ yemek inanılmaz sağlıklı. Muz, elma, dondurulmuş meyveler, ananas. Aslında smoothie’nin özü dondurulmuş meyve de olması ama olmayınca da oluyor. Bunların hepsini koymanıza gerek yok. evde ne varsa biraz da.

Ebnim hatam pancar ve kara lahanayı bütün koymak oldu. İşte katı meyve sıkacağında sıkılıp eklenmesi gerekenler bunlar. Tabi bunları koymasanız da olur. Ben koymak isteyince ve meyve sıkacağında sıkmaya da üşenince sonuç çok başarılı olmadı.

Siz öyle yapın mesela bir kabak, bir salatalık, bir avuç marul, biraz zeytinyağı, biraz da meyve koyun. Chia tohumu koyuyorum ama burada bile gereksiz pahalı, sanırım bitince yerine keten tohumu koyacağım. Ayrıca toz halinde satılan smoothie içerikleri de var, çimen tozu aldım mesela ondan da biraz ekliyorum.

Zeytinyağı veya hindistancevizi yağı da koymak lazım biraz.

Bir kaşık hindistancevizi unu veya yulaf ezmesi/kepeği de koyarsanız daha doyurucu bir smoothie elde edersiniz. Akşam içecekseniz meyveyi sınırlı koymanızı tavsiye ederim.

Bolca da su veya hindistancevizi suyu veya yoğurt veya her çeşit süt (soya, badem, inek, keçi, koyun vs). Gerçi inek sütü pek tavsiye edilmiyor. Onu da başka postta konuşuruz.

Ben genelde fazla yapıp dolapta üç güne kadar muhafaza ediyorum. Genelde ikinci gün bitiyor zira Ale de Vera da bayılıyor.

Not: İsterseniz bal gibi doğal tatlı ekleyerek daha tatlı da yapabilirsiniz ama akşam yapmayın sabahkilere koyun istiyorsanız.

Afiyet olsun.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

  • Geri İzleme: Smoothie Tarifi 2 | 2 Cities 1 Woman

  • Esra

    benim kız sebzeyi küçük bir dünya savaşı eşliğinde yemeyi seviyordu:) ve açıkçası ben “Smoothie” kavramını marka kahve zincirlerindeki süslü içeceklerden ibaret sanıyordum, söylediğiniz gibi dolapta ne var ne yok karıştırdım ve soya sütü zeytinyağı, tarçın ekledim..veeeee.gözyaşları içinde kuzucuğumun bunu içmesini izledim:)
    blogunuz sayesinde pek çok yeni kavramla tanışıp bunları hayatıma dahil ettiğim için de mutluyum, vielen dank:)

    | Cevapla
  • handan

    Merhabalar bir şey sormak istedim size pek mutfaktan anlamayan birisiyim ama acaba smoothie yi blender yerine rondoda yapabilir miyiz ? Saçma mı oldu sorum bilemedim ama yardımcı olursanız çok sevinirim 🙂

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir