2 Cities 1 Woman

Şeyma’nın Banyo Dolabı

Kızı Leyla‘dan sonra bu sefer de Şeyma’nın kozmetikleri blogda. Ben ki ne kadar kozmetik meraklısı bir insanım, ilk fondötenimi (Lancome’du) Şeyma’dan sürdüm. Bana tavsiye ettiği kırmızı Clarins ruju hala kullanırım. Lancester göz kalemleri almıştım onun tavsiyesiye bak şimdi hatırladım, var mı acaba hala onlardan bakayım. Bir de ben de şahidim Eylül’de İstanbul’a geldiğimizde çoluk çombalak kahvaltıya giderken rujum da rujum diye söyleniyordu 🙂 Yine lafı çok uzattım söz Şeyma’da:

”İşin aslı kozmetik konusunda geniş bir bilgi perspektifim yok. Benim bu konudaki standardım daha çok tembel işi ve temel ihtiyaç noktasında odaklanmış. Bunda biraz da doğal olanın ve mümkün olduğunca az müdahalenin daha iyi olduğuna inanmam da etkili. Yoksa hiç tembel değilim ☺ Misal erinmesem gözlerime her sabah çay maskesi yapmamın, soğuk salatalık koymanın, yüzüme yoğurt sürmenin daha süper olduğunu düşünüyorum. Ama burada da tembelliğim tekrar gölge ediyor ve eriniyorum. Böyle bir kısır döngüde gidip gelirken  işte cilt bakımı konusunda kendi iki temelim var, temizleme ve nemlendirme. Bu arada hemen belirteyim fondöten, pudra gibi cildin nefes almasını engelleyen ürünleri kullanmıyorum, o yüzden de sanırım bakım ürünlerini minimumda tutabiliyorum. 

 IMG_9292

Ürün seçme konusuna dönecek olursak, doğallıktan yana olan yanımın etkisi ve belki de biraz da saflığım ile dermokozmetik ürünlerde kullanılan kimyasalların daha az olduğu inancındayım. Belki tamamen yanlış bir tezdir ama böylece daha doğru ürünlermiş gibi hissediyorum. Çok uzun zamandır her sabah Avene Temizleme jeli kullanıyorum. Avene ile tanışmam yıllar önce bir dermatolog tavsiyesi ile olmuştu. Yıllar derken boşa demiyorum 2007 ya da 2008’den beri aynı temizleme jelini kullanıyorum! Hatta avene ürünlerinin Türkiye’ye göre Avrupa’da özellikle de Fransa’da bayağı ucuz olması sebebiyle yaptığım stoklara bakarsak uzun yıllar daha kullanacağım ☺ Bu arada karma bir cilt yapım var, bu da fazla yağı temizleyip yağ dengesini sağlıyor. Asıl olayı yağ dengesini sağlamak ve bakteri oluşumunu engellemek. Kokusu da hafif ve hoş bence. 

Nemlendirici olarak da iki ürün arasında gidip geliyorum. Birisi yine çok uzun zamandır kullandığım Avene Hydrance Optimale UV Legere. Bu nemlendiriciyi özellikle yazları çok rahat kullanıyorum. Çok hafif ve güneşe karşı koruması da var.  Ciltte emilimi kolay. Ama kışın bazen bana yeterli gelmiyor. O zamanlarda da Clarins Multi Active Day nemlendiricinin normal ciltler için olanını kullanıyorum. Clarins biraz yoğun bir krem aslında. Özellikle sürerken öyle bir his veriyor. Ama sürdükten sonra ciltte hiç de öyle ağır bir tabaka hissetmiyorsunuz. 

Ben Clarins’in bu nemlendiricisini de free shoptan alıyorum çoğunlukla.  Geçenlerde de eşime sipariş verdim free shoptan alması için. O da yanlışlıkla Clarins Multi Aktive Night gece kremi almış. Ben de bu vesileyle gece kremi kullanmaya başladım ☺  Bu kremin hücre yenileyici özelliği de varmış. Şimdilik memnun gibiyim. Düzenli kullanmaya çalışıyorum ama her zaman için başarılı olduğumu söyleyemem. 

Bu arada kızımın doğumu itibariyle maalesef 13,5 aydır uykusuzum ☹ bu konuda yazacak sayfalarca cümlem olmasına rağmen tek kelimelik özeti uyumuyoruz! Haliyle çok yorgunum ve özellikle gözaltlarım nerdeyse hep mor, şiş. Bende 15 gün gibi kısa bir süredir Nuxe Gözaltı Kremi kullanmaya başladım. Şişlik ve morluk giderici, nemlendirici ve anti aging özelliği olan bir ürünmüş. Şimdilik faydası olduğunu hatta bayağı işe yaradığını düşünüyorum. Ama bunu kullanmaya başladığımda annem İstanbul’daydı ve yeni gitti. Dolayısıyla annem mi krem mi iyi geldi tam da kestiremiyorum ☺ Yine de tavsiye edebileceğim bir ürün.  

Yukarıda söylediğim gibi makyaj alışkanlığım hep hafif ve fondötensiz. Böyle olunca tonik falan da pek kullanmıyorum. Evde Rosense Gülsuyu var. Aklıma eserse arada onu kullanıyorum o kadar. Göz makyajını çıkarmak için de yine Avene göz makyaj temizleyicisi kullanıyorum. Özellikle hassas gözler için kullanımı tavsiye ediliyor. Yine Avene termal suyu da aklıma gelirse yüzüme sıkıp kendi halinde kurumasını bekliyorum. 

Bu arada doğum, emzirme derken son zamanlarda saçlarım çok döküldü. Bir yıldır da saçlarım için Nashi Argan Yağı ve son bir aydır Nashi dökülen saçlar için bakım serumu kullanıyorum. Saf argan yağı bulmak bayağı mesele. Nashininkiler ne kadar saf bilmiyorum ama piyasadaki bir çok ürüne göre daha iyi diyebilirim. 

Banyo dolabını karıştırırken fark ettiğim iki ürün söyleyeceğim bir de. Birisi Neutrogena vücut losyonu. Ben el kremim olmazsa ölürüm diyenlerdenim. Neutrogena’nın bu kremini sadece ellerimde kullanıyorum ve her el yıkamasından sonra mutlaka sürüyorum. Kesinlikle tavsiye ederim. Ellerimizin nem ihtiyacı çok ve unutmamak gerek eller çok çabuk deforme oluyor. Bir diğer ürün de de Loccitane Cherry Blossom duş jeli. Gerçi ben bu serinin parfümünü ve vücut losyonunu da kullanıyorum. Kokusu çok hafif ve çok güzel bence. 

 IMG_9293

Makyaj konusunda da vazgeçmediğim temel şey ruj. Hani bakkala bile gidecek olsam hafif tonlarda bir ruj ya da balm kullanmayı seviyorum. Tabi çocuğunu öpmeye doyamayanlardan olunca ruj kullanımım azalsa da dışarı çıktığımda sürmeye çalışıyorum. Ruj ve balm olarak da Clinique bu aralar favorim. Dudak rengine yakın olan merlot ruju özellikle tavsiye ederim!

Göz kalemi, rimel, allık da Lancome. Allık şeftali tonlarında, göz kalemi ve rimel de siyah kullanıyorum. Tavsiye ederim bu üçünü de. Yine uykusuzluktan mütevellit ilk defa gözaltı kapatıcısı aldım bu sene. Clinique tercih ettim yine. Çok güzel kapatıyor gerçekten ama bana biraz ağır geldi. Bu bitince denediğim diğer ürün olan Shiseido almayı düşünüyorum. 

Evde yıllardır duran bir Lancome fondöten ve Dior pudram var. Çok nadiren kullanıyorum ikisini de ama ikisinden de memnunum. 

Şimdi dönüp bakınca bayağı bir şey kullanıyormuşum gibi görünüyor ☺ Ama itiraf ediyorum her gün makyaj falan yapmıyorum yapsam da üşeniyorum, her gün temizlemiyorum. 

Sizler de benim gibiyseniz hepimiz için üzerimizdeki ataleti atıp bol bakımlı günler dileğiyle!”

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

  • Şeyma

    Clarins o rujdan vazgeçmişti de ben vazgeçmemiştim. Üretimini bitirmişlerdi ben deli gibi kalanları piyasadan topladım resmen 🙂 Bu arada Lancester kalemleri ben de unutmuşum bak, çok güzellerdi gerçekten internetten bakındım ama bir iz bulamadım. Bi araştırıp bakalım halen var mı onlardan.

    | Cevapla
  • Hülya

    Ben de bir süredir bakımlı olmaktan sıkıldım sanki 🙁 bırakasım var herşeyi 🙂
    Zeynepcim blogun yemek ve kozmetik bölümlerini itinayla takipteyim ….

    | Cevapla
  • elif gundogdu

    ben de bu ara yüzümüm sadece hindistan cevizi yağı ile temizliyorum veya nemlendiriyorum, pamuk gibi oluyor ve mis gibi kokuyor =) ilk sürdüğümde bir 2 dk kaşınıyor yüzüm ama sonra geçiyor.

    | Cevapla
  • Geri İzleme: Çocuksuz Tatil | 2 Cities 1 Woman

  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir