2 Cities 1 Woman

SAKIN HA

Sabiha bu adamlar beni alip götürecek
Sakin ha aglamani istemiyorum
Soracaklari varmis yillardir sorarlar
Anlasilan bu sorgu daha yillarca sürecek
İlk götürülüsümü bak hatirliyorum
Sendikaya yazildigim günlerdi saniyorum
Otomobil farlarina yagmur yagiyordu
Cigaram islanmis sokaklar nedense dar
Bu defa aksi gibi zilzurna ilkbahar
Çoçuga bir sey söyleme sabiha belli olmaz
Sakin ha aglamani istemiyorum
Bakarsin çabuk biter aksama evdeyim
Uzayacak olursa git hüseyin’i bul
Eli kizil kanda olsa bizi birakmaz
Çantami hazirlarsin pijamam terliklerim
izin verirlerse seni de beklerim
hani bir gülümsemen vardir sanki istanbul
gözlerin gözlerimi bulur bulmaz
içimde bütün sehir atli karinca gibi
döner ha döner isik renk ve pul
hay allah bu ilkbahar beni öldürecek
rüzgardaki kokular dudaklarimdaki tuz
bu adamlar sabiha beni alip götürecek
günlerden cuma sabah saat dokuz
sakin ha aglamani istemiyorum
paran var mi yok mu bilemiyorum
al su yüz lirayi yaninda bulunsun
yüz de bana kaliyor varimiz yogumuz
çocuga bir seyler al onunla avunsun
beyler ben hazirim haydi gidiyoruz
sabiha unutma seni bekliyorum

ATİLLA İLHAN

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir