2 Cities 1 Woman

Sadeleşmek

Sadeleşmek de günümüzün yeni modası. Önce minimalist mobilyalarla başladı. Sonra yeni dünya dahilerinin her gün aynı t shirtü giydiklerini açıklamaları ile devam etti. Sadeleşmek üzerine kitaplar yazıldı, bloglar açıldı.

Belli ki herkesin sadeleşmeden anladığı şey farklı. Googlelarsanız elbette sadeleşme için tek bir tanım bulabilirsiniz. Ama dedim ya önemli olan sizin ondan ne anladığınız ve hayatınıza ne kadar uyguladığınız.

Siz de biliyorsunuz ben de bir süredir sadeleşme çabası içerisindeyim. Henüz çok da sadeleşemedim. Ama o yolda emin adımlarla ilerliyorum.

IMG_2007

Size daha önce de yazmıştım bir şeyi hayatınıza agrasif bie şekilde sokmaya çalışmak maalesef ki başarısızlıkla sonuçlanıyor. O yüzden benim sağlıklı yaşam ve sadeleşme konusundaki hedeflerim, bunları hayatıma yavaş yavaş adapte edip, sürdürülebilirliğe ulaşmak.

Yazdan beri gardırop detoksu yapıyorum ama henüz istediğim kıvama gelemedim. Geçen hafta bir gazla ilk ciddi kıyımımı gerçekleştirdim. Ciddiyim kıyım gerçekleştirdim. Tasarımcı markası da olsa, çok kaliteli de olsa, çok pahalı da olsa bana zevk vermiyorsa kıydım gitti.

Daha kıyılacaklar var ama yavaş yavaş. Bundan sonrası çok da almamak. Çokça alışveriş yapacağım bir seyahat planım var. İşte o seyahatten sonra kıyafet almama detoksuna da başlayacağım.

Instagramdan takip edenlerinizin bildiği üzere Kasım ortasından beri kozmetik detoksundayım. Bir şampuan dışında hiçbir şey almadım. Gerçekten elzem ihtiyaçlarım bitene kadar da almaya hiç niyetim yok. Ve kozmetik almadığım için ilk defa gerçekten kullandığım ürünleri bitirmeye başladım. Onlar bittikçe dolaplarda yer açılmaya başladı. Yeni açılan yerler beni de hafifletti. Omzumun üzerinden yükler kalktı.

Benim sadeleşmeden anladığım sadece minimalist giyinmek, sadece minimalist tarzda mobilyalarsa sahip olmak değil. Renksiz giyinmek, her gün aynı şeyi giymek de değil. Renkli kişiliğimden, renkliliğimden ödün vermeden sadeleşmek istiyorum.

Lise yıllarınızı hatırlayın, iki tane kotumuz, üç gömleğimiz falan vardı muhtemelen. Muhtemelen beğendiğimiz markalardan kaliteli kıyafetlerdi. Her sezon bir ayakkabı alırdık. Fazlası olmazdı. Kışsa bot, baharda baharlık ayakkabı. Plaj için terlik ve spor ayakkabı. Fazlasına da ihtiyacımız yoktu. Tıpkı cep telefonları gibi. Henüz icat edilmemişken yokluğunu çekmediğimiz, şimdiyse kolumuz kadar elzem gibi. Ne saçma değil mi? İşte bütün o kıyafetler, eşyalar, kozmetikler, dergiler de aynı değil mi? Bence aynı.

Kıyım yapmaktan daha önemlisi almamak. Hepimiz ömrümüzün sonuna kadar hiç kıyafet almasak her türlü okazyon için yeterli eşyamız var bence. Soğuk, sıcak, düğün vs gibi hayatın her alanına ait okazyonlar. O zaman almamıza gerek yok. 4 Haziran itibari ile kıyafet ve ayakkabı detoksuna da gireceğimi açıklayayım buradan.

Sahip olmanın sonu yok. Sahip olduklarımız bize çoktan sahip oldu. Şimdi kendimizi geri alma zamanı. Bence aynı zamanda en büyük kişisel ve toplu başkaldırımız. Çocuklarımıza verebileceğimiz en güzel felsefelerden biri. Bizim nesil üniversiteye başlayana kadar sade ve minimalistti zaten. Yeniden yapabiliriz.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

  • Merve

    Vallahi universitede sade miydim bilmem ama parasizdim bir bahar senligine kiyafet alirdim bir de okul acilirken, gerisinde de abuk sabuk giyinirdim. Ben de hayatimin bir doneminde bundan uc yil once falan dort ay boyunca hicbir sey satin almadim. Cok zordu. Sonlara dogrh bahara kursada falan zorla hediyeler aldirdim hatta. Biraz siyirmistim. Ama simdi bir felsefem var. Bir aldim mi uc seyi gonderirim. Oldukca duzgun ve az esya iceren bir dolabim var oyle ki dolabin 3/4 u kursadinsa 1/4 y benim. Onemli olan da aldin mi kalitesini almak. Bugun giydigim etek nerdeyse 6 yillik paltom desen oyle. İste boyle , cok uzattim.

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      evet o kadar da kasmamak lazım ama bir süre sonra insan gerçekte daha az ve öz almaya başlıyor. Ben de eşyalarımı azalttıkça daha çeşitli ve güzel giyinmeye başladım bence. Ne çok şeyim varmış ve ne az şey giyiyormuşum ama şimdi sadece sevdiklerimi bırakınc ao gün ne giyse iyi hissediyor insan kendini

      | Cevapla
  • Ozge

    Bence sadelesme konusunda insani en cok gaza getiren sey tasinmak. Insan sik sik tasininca zaten (adini ilk defa bu sitede duydugum) Marie Kondo’nun bahsettigi esyalariyla yüzlesme olayini yasiyor ister istemez. Artik yeni bir sey almadan önce onu kolilerken katlanacagim zorluklari düsünüyorum otomatik olarak, bayagi caydirici oluyor!

    | Cevapla
  • Ozge Tansoker

    Zeynepcim blogunu yeni kesfettim, birkac sey okudum cok hosuma gitti 🙂 hele bu konu… benim de acilen bu tip bir sadelesmeye ihtiyacim var.. bizim Ozgun bunu super yapan biri nasil gipta ediyorum.. bana da gardrop detoxu yaptirirdi Istanbuldayken.. burada da geldiginde bazen el atiyoruz ama sanirim acilen yine ihtiyacim var!!! araya hamilelikler de girince ozellikle kaliteli seyleri belki o kiloya tekrar donerim diye tutaaa tutaaa.. diyim sen anla… ne olcak benim bu sonum? beni gaza getiriyosun ama cok sevindim yazmana ve gonulden katiliyorum! operim sevgiler!

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      Cok sevindim Özge’cim hep gel oku, ne zaman istersen konuk yazarım ol 🙂 Helal valla Özgün’e. Bugün de bir beş altı çift ayakkabıya kıydım. See by Chloe, Tommy vs hem de yenilerdi valla verdim gitti. Sonra inşallah pişman olmam 🙂 Dönemiyorum vazgeçtim. Dönersem yenisini alırız o sevinçle zati 🙂 gaza gel Özge’cim vallahi insan hafifliyor verdikçe ve inan eskisinden daha fazla eşyamı giyiyorum çünkü kendilerini dolapta görüyorum artık

      | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      Nesrin’cim çok teşekkürler. Dün öğlen aradım seni ama ulaşamadım Vera evde dünden beri arayamadım bugün konuşturmuyor 🙂 aklımdasın ilk fırsatta arayacağım seni. Öperim çok çok

      | Cevapla
  • emel

    Ben evlendigimden beri pek kiyafet alamiyorum. Okul doneminde de yemege icmeye gezmeye verirdimparami. Arkadaslarimin parasi olmazdi pahali elbiseleri cantalari olurdy ben ulke ulke gezerdim. Simdi evlenince de alisverisi beraber yapiyirz esimle caydiricu bir faktör. Kozmetige dogal kozmetuk kullandgm icjn epey para harcuyorym beslenmeye de organuk beslenunce kiyamiyorum kiyafete para vermeye özellikle esimle ortak kullanıyoruz paramizi sanki hakszluk gibi geliyor cok harcamam olmasi o tek pahali ayakkabi alir onun disinda cok az sey alir. Az ve kendine uyucak. Hamilelikte yeni kiyafetlerdi simdi de emzrmeye özel kiyafetler aldim ama yaz geliyi anne olarak yeni seyler istiyorym ama hep suçlu hissediyorym bisi alirken.

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      Merhaba Emel,
      Bence sizin yaptığınız en güzeli. Ama zaman zaman insan kendini biraz şımartmaya da hak görmeli. Siz belli ki tüketim konusunda bilinçlisiniz ve ipin ucunu kaçırmıyorsunuz. Sigaraya sosyal içenler gibi arada bırakın siz de. Yeni doğum yapmış annenin yapabileceği şeyler sınırlı, alabilecekleri de. Ben de oje ve çorap alırdım o dönemler 🙂 Zaten zor bir dönemdesiniz çok sıkmayın kendiniz.
      Sevgiler,

      | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir