2 Cities 1 Woman

Ne Var Ne Çok

Meltem Cumbul’lu Number One Fm reklamını hatırlıyorsanız siz de benim yaşlardansınız demektir. 36 😉

Daha çok yazasım vardı bu ara ama olmadı. Saçma sapan ev hanımı yoğunluğundayım. Ne yapıyorsun dersen doğru düzgün bir şey söyleyemem. Hele de her sabah topladığım ev akşamları yeniden darma dağınık olunca. Mutfak tezgahını günde beş kere silmek mesela. Kahvaltı, öğle yemeği, yemek pişirdin, akşam yemeği vs. Market alışverişini de atlamayalım. Geçen gün doktor bir arkadaşımla konuşuyordum yani dedim ki bak sen çalışıyorsun ama aynı şeyleri yapıyorsun neticede, market alışverişi, yemek pişirme, ev toplama vs. Ama çalışmayınca olay saçma bir boyut alıyor. Benim gibi insanlar çalışırken daha organize çok net. Çalışmadığım zaman zamanımı yeterince verimli değerlendiremiyorum ben.

Gerçi ben de küçük gurme olduğumdan günde üç market bir pazar geziyorum bazen onun şusu güzel bunun busu güzel diye. Bugün yabani somon buldum inanmazsınız. Üç küçük parça aldım ama almaz olaydım. Gururlu bir fakir olduğumdan kardeş kalsın almayayım diyemedim hesabı görünce. Daha da almam zannımca amanin bov.

Tabi gençler ehliyetimi aldım bu ara bir de onun yoğunluğu var. 3,5 senenin acısını çıkarırcasına her gün fiti fiti araba tepesindeyim. Ay ne mutluyum. Canımın istediği yere canımın istediği zaman gidiyorum. Hava çok yağmurluyken bisiklet tepelerinde sürünmüyorum. Marketten tek sepetlik alışveriş yapmak zorunda kalmıyorum. Canımın istediğini canımın istediği kadar alıyorum. Aman ne büyük özgürlükmüş. Almanca’yı da akıcı konuşmaya başladım mı derdim tasam hiç kalmaz bu memlekette.

IMG_0260

Hemen ara bilgi vereyim Türkiye’den alınmış ehliyetler Almanya’ya gezi amaçlı geldiğinizde geçerli. Yaşamaya geldiğinizde ise sadece ilk 6 ay geçerli. Sonrasında Alman ehliyeti almanız gerekiyor. Bunun için kursa gitmenize gerek yok ama yazlı ve pratik sınava girmeniz gerekiyor. Yazılı sınava Türkçe de girebiliyorsunuz. Pratik sınav 45 dakika sürüyor ve epey kastırıyorlar. En ufak bir hatada bile kalabiliyorsunuz. Yeni çipli Türk ehliyetleri muaf değil bildiğim kadarıyla.

Havalar da yaz gibi olmasa da düzeldi ya güneş falan var arada, keyfim yerinde.

Vera kuşumun kreşi tatile girdi. Ağustos’ta ilkokula kadar gideceği ”kindergarden”a başlayacak. Çok büyüdü çok. Ay böyle resmen gülme krizlerine sokuyor bazen beni. Çok eğleniyoruz bazen. Bazen çok yoruluyorum. Bazen sinirleniyorum. Ama hep çok aşığım kendisine. Her gün daha da çok aşık oluyorum.

Uyku hala problem. Deliricem valla. Sosyal medya ahalisi de bıktı benim yakınmalarımdan zati. Mesela bu sabah 10:15’te uyandı. Haliyle öğle uykusu uyutmadım. Akşam saat 20:00 civarı dalmak üzereyken Ale geldi. Tabi onun geldiğini duyunca ”babam da babam” siye tutturdu. Ale evdeyken asla benimle uyumuyor. Ale ile hiç uyumuyor. Özlüyor tabi babasını. Adam eve erken gelirse Vera’ya uyutmaya giriyor ve saatlerce çıkamıyor. Geç gelirse zaten görüşemiyoruz. Valla günlerde iki çift laf edemiyoruz bazen adamla. Neyse saat 21:16 hala uymadı çocuk. Çocuğu yemeyen analar siz nasıl huzursuz oluyorsanız ben de bu çocuk bu saat olmuş hala uyumadı diye çok huzursuzum. Adama da eve gelme diyecek halim yok ama ikisine bir arada baya gıcık oluyorum. Vera da babasını özlemiş bu gece görmese sabah da göremeyecek görme babanı da diyemiyorsun zaten yırtar ortalığı. Ay bu konuda çok dertliyim ne yapsam bilmiyorum. Ya 19:30’da gel ya hiç gelme diyesim var adama 🙂 var mı aranızda bu dertten muzdarip bir akıl verin bana ya bu çocuğun uyku işini nasıl çözeceğiz ya da o uyumuyor diye beni nasıl sakinleştireceğiz. Birinden birine bir çözüm lazım.

Karar aldım na buraya yazıyorum söylenmeyi bırakıyorum. Söylenmeme detoksuna giriyorum. Zinciri kırmayayım. Ben biraz fazla söyleniyorum. Beklentilerim fazla yüksek herhal. Bir de duygu iniş çıkışlarım fazla. Sıkıntıyı yaşadığım an dünyanın sonu iki dakika sonra hayat bayram. Kimileri buna manik depresif dese de ben Akdeniz insanıyım diyorum 🙂

New York’tayken Harika çok güzel bir yorum yaptı bu konuda. Hayatımızdaki pozitif şeyleri o kadar cepte görüyoruz ki, onların lafını etme gereği duymuyoruz. O yüzden sadece negatif şeylerden bahsediyoruz ve bu sefer de sadece söyleniyoruz gibi oluyor. Halbuki sadece söylenen bir insan değilim ben. Hayatında yolunda gitmeyen şeyler için harekete de geçen bir insanım ama babama çekmişim bu esnada da söylenmeye devam ediyorum işte. Neyse işte bu konuda da aksiyon alıyor ve söylenmeme detoksuma giriyorum çünkü biliyorum ki söylenmeyince hayat daha güzel.

IMG_0265

Bir de blog yazmaya başlarken insanlara hayal değil gerçek yazmak istedim ama zaten herkes kendi yaşamına göre algılıyor her durumu. Aynı yazıyı okuyan biri ne çok şikayet ettiğimi düşündü, diğeri hayatımı mükemmel göstermeye çalıştığımı sandı. O yüzden kimin ne düşündüğü o kadar da önemli değil. Herkes kendi gerçeğini yaşıyor ve hayatı da, başkalarını da o doğrultuda algılıyor.

Neyse ben kendim için söylenmeme detoksuna giriyorum 🙂

Bir de ben snob değilim ya, sıcak davrandığım herkes daha samimi olmadan cıvıyınca çok gıcık oluyorum. Bizim Türk insanı bazen hiç ayarını bilemiyor. Saygılı davranman, sınırını bilmen için illa snob mu olmak lazım?

Uzun süredir ev arıyoruz. Geçenlerde ilk defa bir ev beğendik. O günden beri Vera’ya oda dekore ediyorum. O kadar çok web sitesi gezdim ki çocuk odası gurusu oldum 🙂 Teoride odayı dekore ettim. Bakalım pratiğe ne zaman dökülecek. Çünkü her an biri gidip ben fazla para veriyorum bana ver diyebilir falan Almanlar ve emlak işleri çok enteresan. Bir gün anlatayım size. Dua edin de bir aksilik çıkmasın da olsun bu iş. Çok zor ev bulmak çok.

Daldan dala sohbetimizi burada kesip biraz dinlenmeye gidiyorum zira 5 Ağustos’a kadar öğle uykusu da uyumayan bir oyun canavarı ile baş başayız çok yorilim valla. Hadi kalın sağlıcakla.

Merhaba, Ben iki şehirden Zeynep. Kalbimin çeyreği 5 yıl önce ayrıldığım İstanbul'a ait. Sekizde biri büyüdüğüm Edirne'ye, geri kalanı da Vera kuşuma ve beyimle paylaştığımız evime sonra da Almanya'ya. Avukatım, Vera kuşumun anasıyım, beyimin karısıyım, büyük hayalciyim, çok gezerim, çok okurum, çok yazarım, bazen çok konuşur, bazen hiç konuşmam. Bazen şahane yazarım, bazen saçmalarım. Burası da benim her telden çaldığım kişisel günlüğüm gibi bir şey.

Yorumlar

  • Fulya

    Yazdıklarını okurken kendimi görüyorum ve çok eğleniyorum, süpersin söylenmeye devam ☺️👌🏻

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir