2 Cities 1 Woman

Kısa Kısa

Baltık Denizi’nde yer alan Scharbeutz’de harika bir tatil geçirdik. Detayları yazacağım. Meditasyon gibiydi, hava şahaneydi, Vera ile acayip eğlenceli, sakin, süper vakit geçirdik. Geceleri uyku konusunda sıkıntı vardı ama gündüzler mükemmel geçti.

Almanya’da yediğim en güzel sushiyi otelimizin teras restaurantında yedim. Vera da çubuklu yemek çalışmalarına başladı. Ben 1,5 yaşındayken annem muhtemelen sushi görmemiştir bile, şimdi biz çocuğumuzun yanında sushi yiyoruz, o da özenip çubukla yemeye çalışıyor. Vera’nın çocuğu 1,5 yaşındayken onlar da Mars’ta mı sushi yiyecekler acaba? Işınlarak gidecekler elbette.

IMG_1361-1

10 Temmuz’da ehliyet sınavına gireceğimden o vakte kadar pek yazamayacağım yine ancak böyle kısa kısa havadis veririm sanırım. Instagramdan takip ederseniz daha fazla haberdar olursunuz bizden 🙂 Bilmiyorum merak ediyor musunuz gerçi ama 🙂

Sürekli çalışıyorum sanmayın ama başka şeyle uğraşınca da vicdan azabı çekiyorum, o yüzden boş boş durmayı tercih ediyorum 🙂

Tatilde topuzun kantarı kaçtı ama tatil öncesi inceldim ve az da olsa kilo verdim. Tatil dönüşü hamursuz ve şekersiz ramazana devam. Vera’nın makarnasından biraz tırtıklayınca anladım ki beyaz un anında enerjimi düşürüp beni uyku moduna soktu ve de şişirdi. Ara verince insan çok net anlıyor. O yüzden ciddi anlamda beyaz una savaş açtım. Ara öğünsüzlik de hiç zor olmuyor. Günde en fazla iki kahve içerim. Onları da ara öğün zamanları çok acıkınca içiyorum ve açlığımı da bastırmış oluyorum.

Bir de e bay’de çok pis kazıklandım. E bay’in kabahati yok tamamen benim tecrübesizliğim. Ben satış yapamıyorum o çok net, yine tanıdıklarıma vermeye devam edeyim ben, gereksiz ticari başarı çabalarına girmeye gerek yok. Ay vallahi e bay deyince bile moralim bozuluyor öyle salaklıklar yaptım anlatıcam.

Aşırı güzel iki tane plaj çantası aldım, Almanya’da Converse bulamama sebebi burdaki çocuk numarasına sığabiliyor olmam olduğumu anladım 🙂

Sınav için bol şans dileyin, kalırsam aa gerizekalı demeyin. Öptüm ba bay.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir