2 Cities 1 Woman

İstanbul

Malum Mart ayında Veruşka ile İstanbul’daydık. Seyşel dönüşü i padimizi kaybetmiştik hatırlar mısınız bilmem? Bu kez Allah’tan büyük uçağa denk geldik, koltuk arkasında ekran vardı, mutlu mesut uçtu İstanbul’a. Veruş’un kulaklığını New York’a giderken almıştım malum New York uçuşu bizim masum köylünün uçakta çizgi film konsepti ile tanıştığı uçuştu. Çocuklara özel bir kulaklık bu, yani ses belli bir limite kadar açılabiliyor. Kızçemin boynumdan alıp kendine doladığı şal da gözlerden kaçmasın lütfen.

IMG_2894

Veruş bu kez teyzesinin kedisi Nuno ile çok medeni bir ilişki kurdu. Hatta Nuno Vera ile oynamak istedi çoğu zaman 🙂

IMG_2915

İlk gün sabah Nişantaşı’nda the Hause Cafe’de kahvaltı ettik. Vera ile çeşitli defalar muhtelif House Cafe’lerde bulunduk ve hepsinin çocuk dostu olduğunu söyleyebilirim.

Spontan bir şekilde Naile ve Vuslat da katılınca çok keyifli geçti zaman. Vera da iki saate yakın bir cafede oturmayı başardı. Nutella yiyebilmesinin de etkisi oldu bence. Vera İstanbul’u çok seviyor çünkü kural mural yok. Gezmekte de sınır tanımıyor. Kendim gibi gezeni yaptım çocuğu da. Geçen gün Atlas aldık ona, bakıyoruz, soruyor Seyşeller nerde, New York nerde. Sonra da anne New York’a gidelim dedi. Alexander’a söyleyeyim evlatçığını kırmaz belki 🙂

Neyse sağolsun teyzesi de ilgilendi cafede, biraz resim yaptık, biraz yedi sıkılmadan o kadar uzun süre oturabilmeyi başardı.

IMG_2960

Hause Cafe’nın tuvaletinde keşfettiğim bu kokuya dibim düştü. Bildiğimiz anam babam usulu sabun kokusu. Çocukluğum. Aldım getirdim buraya da elbet.

IMG_2965

Ben manikür yaptırmaya gittim, Vera’nın da saçını ördüler, çok açık renk de oje sürmesine izin verdim değmeyin mutluluğuna.

Sonra Vera kuşumla İstanbul’daki en güzel parklardan biri olan (zaten kaç tane var ki) Maçka Parkı’na gittik. Bizimki yine arkadaş buldu, peşine takıldı, kız önce sallamadı bizimkini, sonra biraz oynadılar, baktım bakıcısı Vera’ya da elma falan vermiş. Anası gibi çingene pilici.

Vera yorulunca Hünkar’a gittik ki İstanbul’da en sevdiğim lokantalardan. Gurbette olunca insanın canı daha da bir esnaf lokantası çekiyor tabi.

IMG_2972

Vera pilav nohut yedi, ben de kadınbudu köfte yedim.

IMG_2983

Cumartesi günü İstanbul Modern’de bir atölyeye gittik. Arkadaşım Şeyma, kızı Leyla, arkadaşım Naile, oğlu Arhan da geldi. Naile’nın bakıcısı da geldi ve ben kadını Naile’nin arkadaşı zannettim. O ne bakım hayret edersiniz.

IMG_2985

Atölye dokularla ilgiliydi. Önce bir kutudan çıkan nesneleri, dokularını incelediler, sonra müzedeki benzer dokulardaki eserlere baktık, sonra da sınıfa dönüp resim yaptık. Atölyeye de eğitmene de bayıldım. Almanya’dan sonra çok tuhafıma giden şey ise herkesin eşyaları öyle bırakıp gitmesiydi. Biz topladık öyle ayrıldık. Alışmışız kendi işimizi yapmaya. Çok garipsedim ne yalan söyleyeyim insanların kalemleri kağıtları vs öyle bırakıp gitmesini.

IMG_2990

Vera ve Leyla bir kanka ol sen çıkışta kikir kikir bir muhabbetler 🙂 Tony Cragg’in Ugly Faces isimli heykelin önünde resimlerini çekip Ale’ye yolladım. Ale de o gün bir asker arkadaşı ileydi. Neyse Philip hemen heykelin sanatçısını, adını falan söylemiş. Vay anasını dedim. Çok saygı duyuyorum böyle insanlara. Beyim klasik müzik konusunda böyledir. Ona sorarsanız biraz der bana göre çok.

Müzenin cafesinin girişinde bir pano var üzerinde dans eden bir kız var bizimkiler de karşısına geçip aynen öyle dans ettiler. Anladım ki 3 yaş üzeri çocuklarla Güncel/Morden Sanat Galerileri/Müzeleri gezilebilir. Onlara da keyifli gelen şeyler var. Cafede bir şeyler atıştırdık, dünkü uslu oturan kız arkadaş bulunca kudurdu tabi bu kez hızlı hızlı yedik kalktık.

Hava a kapalı olunca çıkışta Naile bizi üye olduğu Ulus’ta sosyetik bir kapalı oyun parkına davet etti ve ben adını unuttum. Neyse çocuklar çok eğlendi ama benim kafam şişiyor öyle yerlerde. Doğumgünü kutlaması da vardı kalabalıktı tabi.

Bir de biz hava sıcak olur diye biraz zibidi gibi gitmiştik İstanbul’a. Yoksa normal gitsek yağmurda da parka gidebilirdik aslında ama olsun yine de hepimiz keyifli vakit geçirdik.

Şehrin Çocuk Hali İstanbul’daki çocuk aktivitelerini bulmak için harika bir rehber  ve İstanbul’da da çocuklarla yapılabilecek harika aktiviteler var. Özge‘nin aklına sağlık yeniden.

Sosyetik çocuk mekanından sonra Aslı’lara uğradık Arnavutköy’de, çocuklar oynarken biz sohbet ettik falan ne güzel ya bir sürü dostumun çocuğu var ve biz uzağız 🙁

IMG_3014

Vera öğle uykusu uyumayınca, iyice de yorulunda Vera’yı uyutup teyzesine bırakıp dışarı çıktım ben de 🙂 Harika var ya liseden arkadaşım hani New York’ta ona gitmiştik, kuzenin düğünü münasebetiyle İstanbul’daydı, ben de gittim o tarihte ki görüşelim. Neyse kuzeninin bekarlığa vedasına gittik. Arabesque her zamanki gibi mezeler çok güzeldi. Lakin ben yaşlanmışım galiba. Yanımda normalde her yerde aşırı eğlendiğim insanlar olmasına rağmen içim geçmiş gibi hissettim biraz. Bu konuda en hayranlık duyduğum ve en özendiğim kişi büyük kankam İrem. Anneyse o da anne, çalışıyor, Ali geç uyuyor, yine de hep enerjik yavrum, aramızdaki en büyük alemci. Enerjisine hayranım.

IMG_3336

Tabi ki İstanbul’daki en sevdiğim köfteci kadim dostum Haluk’un Ergene Uzunköprü Köftecisi. Resimdekilerin hepsini yedim. Aman çok getirdin Haluk kim yiyecek diye diye hepsini yedim. Yukarıdaki peynir helvası bizim oralar piinir elvası derler.

IMG_3335

Ciğer, köfte, piyaz, manda yogurdu.

IMG_3332

Nefis, nefis.

IMG_3337

Tahinli Hayrabolu Tatlısı bir efsane.

IMG_3291

Doyamadım dönmeden yine maniküre gittim. Yalnız çok acayip ben alışık olmadığımdan mı yoksa Vera’mın açık saçlı güzel bir çocuk olmasından mı bilemeyeceğim ama Bağdat Caddesi tarafında değil de Nişantaşı civarında Vera’ma yolda herkes ay ne güzel kız diye diye helak oldu. Öyle öpen elleyen rahatsız eden olmadı ama konuşmaya çalışan çok oldu. Arada övdüm de evlatçığımı ama olan buydu valla bizde yalan yok.

IMG_3327

Yine açık renk oje sürdürdü tabi ki 🙂

IMG_3308

Cadde’deki Godiva’nın gereksiz pahalılığı!!!!

Fakat Elif’imle uzun zamandan sonra ilk defa baş başa vakit geçirdik. İkinci çocuğu Metin vardı gerçi, dedim ikinci çocuk diye mi ya çocuğun gıkı çıkmadı, kendi kendine pusetinde uyudu. Maşallah ya. Vera’nın o yaşlarında böyle sakin oturabileceğimizi hayal edemedim yani. O yaş dediğim 2 🙂

Önce Zamane Kavesi’nde kahvaltı ettik ki çok çocuk dostu diye Elif’in en sevdiği Cadde mekanı. Ordan Godiva’da kahve içtik. Cadde’de dolandık, bakındık.

Yine aynı şeyi söyleyeceğim ama hepimiz benzer yaştaki çocuklarımızla neler paylaşacakken ayrı kaldık ya çok acayip.

IMG_3340

Bir gün hava aşırı yağmurlu. Akareler’de manikür yaptırdım. Çıktık taksi yok. Deli gibi yağmur. Meğer otobüs durağındaymış, otobüs geldi, bindik, biletimiz yok, İstanbul kartım niyeyse yanımda değil, genç bir çocuk bizim için ödeme yaptı, para almadı, ineceğimiz yeri de söyledi. İyi insan olmak ne güzle bir şey. Ona da iyilik yapan çok olsun inşallah.

Neyse işte otobüsle Haluk’a gittik, köfte yedik, çıkışta çok güzel denk geldi Elif yani kardeşimin işi bitti bizi arabyla aldı. Ben de Nişantaşı’nda Harik ve Çiğdem ile buluşacaktım. Vera’yı teyzesine bıraktım, Elif de beni Nişantaşı’na bıraktı, çok trfaik vardı, neyse Harik’le buluştuk Elif aradı, ”eve geldik, anahtar sende kalmış”. Neyse biz kalktık Harik’le Elif’lere gittik. Anahtarı verdik. Ordan yürüyerek Karaköy’e indik, Çiğdem de Levent’ten oraya gelmek bana daha kolay dedi, zırt diye geldi, hemen Naif’e daldık, boştu, yemek de güzel. Bol bol sohbet ettik.

Vay anasını bugünleri göreceğim hiç aklıma gelmezdi, annem yok diye benim için imkansız sanıyordum ama Eylül’de bir kez Ale’ye bırakıp gece çıkmıştım hatırlarsanız arkadaşlarımla doğumgününümü kutlamıştım, bu kez de iki kez dışarı çıktım kardeşime bırakıp. Erken buluşunca tabi erken döndüm eve Veruş uyumamış teyzesiyle abur cubur yemiş, Peppa Pig izlemiş. Çocuk İstanbul’u sevmesin de ne yapsın.

IMG_3341

Güzel manikürüm ve Naif’in lezzetli mezeleri 🙂

IMG_3349

Son gun Cihangir’de Kahve 6’a kahvaltı ettik. Mekan da kahvaltı da bana çok hitap etti. Çocuk dostu da bir mekan.

IMG_3350

Bunlardan duvarlardan kareler.

 IMG_3353

İçerde satılan kitaplar.

IMG_3354

IMG_3355

Olsa da yesem yine.

IMG_3363

Az ve öz kahvaltı en sevdiğim. Hepsi kalitelisinden. İsraf yok, ziyan yok, göz boyama yok.

IMG_3364

Okumak için de Cumhuriyet ve Bir Gün var. Daha ne olsun.

IMG_3372

Dönüşte koltukların arkadasında ekran yoktu. O yüzden Vera kuşum da uçağı boyadı. Hostesler alışık olacaklar ki hiç sallamadılar.

Elimde kalan yayınlayabileceğim fotograflardan anlattım tabi yoksa başka şeyler de yaptım başka yerlere de gittim. Herkesi göremedim ama bir kısım dostlarımı görebildim. Vera da arkadaşlarını gördü, hasret giderdi, zira İrem’in oğlu Ali ile biraz kuzen gibi büyüyorlar ve Vera da baya görmek istiyor Ali’yi.

İkimiz için de çok keyifli bir hafta geçirdik ve kararında döndük. Daha fazla kalsak fazla yorulur arızaya bağlayabilirdim. İyi oldu böyle. Vera’nın sakin zamanıydı misal iki haftadır yine cozuttu şimdi git deseniz gitmem şurdan şuraya. Hatta dün akşam kendisini bir süre cafeye de götürmeme kararı aldım. Aman ne ceza derseniz valla bizimki çok seviyor cafeye gitsin süt köpüğü içsin, kek yesin, sütlaç yesin. Ay sahi İstanbul’da da Saray’da Sütlaç yedik Vera’mla bir sevindim nedense o zaman Türkiye’de de sütlaç yedirdim diye.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir