2 Cities 1 Woman

Her Akşam Bir Şiir

Çok uzun yıllardır şiir okumuyorum. Neden bilmem şiir okumayı, şiirleri ne kadar sevdiğimi unutmuşum. 1994 yılında yani 8. sınıfta okurken bir ajandadan şiir defteri yapmıştım kendime. Evimizde şiir kitabı çoktu. Hala da babamın kitaplığında duruyorlar. Ben de o zamanlar o kitaplardan , arkadaşlarımın şiir defterlerinden beğendiklerimi kendi şiir defterime yazmışım.

Her gün bir şiir yazacağım buraya. Böylece her gün bir şiir okumuş oluruz hepimiz.

Şiir defterimdeki son şiir. Kimbilir ne zaman yazmışım.

BUĞDAYIN TÜRKÜSÜ

Halkım ben, parmakla sayılmayan

Sesimde pırıl pırıl bir güç var

Karanlıkta boy atmaya

Sessizliği aşmaya yarayan

Ölü, yiğit, göl ve buz, ne varsa

Tohuma dururlar yeniden

Ve halk, toprağa gömülü

Tohuma durur bir yerde

Buğday nasıl filizini sürer de

Çıkarsa toprağın üstüne

Güzelim kırmızı elleriyle

Sessizliği burgu gibi deler de

Biz halkız, yeniden doğarız ölümlerde

Pablo NERUDA

Bir daha şiirsiz kalmamak dileğiyle…

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir