2 Cities 1 Woman

Evden Çalışma Disiplini

Diye bir şey var ve o bende yok-tu. 4 gündür var. Bunu sürdürülebilir kılmak için ciddi emek harcıyorum. Bu konuyu blogda ve instagramda paylaşmak da beni motive ediyor. Enerjimi yüksek tutmama yardımcı oluyor. ”Aman iyi ki bir amacın oldu” diyenler siz burada ayrılın çünkü devam edeceğim.

Bu sabah dördüncü sabah. Her sabah yogamı yaptım. İlk 3 gün matımı bulamadığım için ayakta yapılan yoga hareketlerini yaptım sadece. Ve de sadece 20 dakikalık hareketler. Dün sonunda matımı bulunca bu sabah Adrian ile 30 günlük challange’a başladım. Challange yerine Türkçe ne diyebilirim emin değilim.

Siz de katılmak isterseniz diye buraya koyuyorum.

Bu arada hayatı da kendime zindan etmiyorum. Sabahları alarm kurmuyorum çünkü zaten erken kalkıyorum. Bazı günler 6:20’de bazı günler 5:30’da uyandım. Ortalama 6 diyelim hadi. Bu sabah 6:15’te uyandım ama ailemle yatakta vakit geçirdim, o yüzden onlar gittikten sonra yaptım yogamı.

Sabah erken kalkınca evet akşamları çok erken uykum geliyor. Fakat zaman geçtikçe bu süre uzuyor ve uzayacak da biliyorum. Sadece biraz sabır. Yogam ve sağlıklı beslenmem devam ettikçe enerjim de artacak. Bunu biliyorum. Yaşadım. Bu arada İstanbul’da yaşadığım dönemde bir süre Art of Living’in nefes kurslarına katılmıştım. Evde de devam ettirdiğim süre boyunca kasım ayında bile pencere açık yatıyor ve üşümüyor, sabah 6:00’da zınk diye kendi kendime çok enerjik kalkıyordum. Şimdi de gün içerisinde iyiyim. Vera’yı aldıktan sonra da bir süre daha idare ediyorum ama akşam beşten sonra epey yorgun oluyorum. Ama bu 3 senedir böyle zaten . Akşam beşten sonra çöken çocukla vakit geçirme yorgunluğu diye bir şey var.

Bunun dışında daha dik durmaya başladığımı farkettim.

IMG_2352

Sabahları erken kalktığım için ailemiz için taze sebze ve meyve dolu bir küçük kahvaltı hazırlıyorum. Akşam yemeğinde bir araya gelemediğimiz için sabah kahvaltıları bizim için keyifle bir arada vakit geçirme zamanı oldu ki hepimiz çok mutluyuz bu yeni durumdan.

Sabah genelde Ale, Vera’yı anaokuluna bırakıyor. Ben de kahvaltıyı topladıktan sonra masamın başına oturuyorum.

IMG_2375

Ev işini bıraktım. Evden çıkıp işe gitsem ya da kütüphaneye gitsem ne kadar ev işi yapabilirim, işte ona göre ev işi yapıyorum. Çamaşır yıka as, mutfağı topla, basit ve sağlıklı bir şeyler pişir. Market alışverişini azalttım. Bin tane pazar gezmiyorum. Gerekirse donmuş sebze kullanıyorum. Ama bunu yapmak zorundayım yoksa ev işinin sonu gelmiyor.

Canım abur cubur yemek isterse, işimin gereği, mesela manken olsam, nasıl yiyemeyeceksem öyle zorluyorum kendimi çünkü rafine şeker ve un benim enerjimi düşürüyor. Bunu defalarca kendi bedenimde gözlemledim. O yüzden uzak durmak istiyorum. Şu an enerjimin düşmesi lüksüm yok, sahip olmak istediklerim için çalışmak zorundayım.

Kavunlusunu ve sadesini de aldım

Kavunlusunu ve sadesini de aldım.

Bu sabah yoga yaparken sabah duştan sonra vücuduma sürdüğüm Seyşeller’den aldığım yaseminli hindistancevizi yağının kokusu geldi sürekli burnuma. Sonunda uzanmış rahatlamışken, dışarıda cikleyen (Şubat başında burda bir kuş çıkıyor meydana, ötüşünü duysanız, sanki bahar, bana göre Almanya’nın 1. cemresi o kuş, sonra 2, ve 3. cemre yok ama o yüzden hava ısınmıyor 🙂 kuş ve yasemin kokuları eşliğinde çabasızca kendimi bu kokuların içinde yaşarken hayal ettim. Sanırım hayalim bu benim. Belki sürekli belki sadece kışın 6 ay sıcak yerlerde yaşamak. Günde belli saatler çalışıp, sabahları yoga yapıp, taze meyve suları içmek, saçıma çiçekler takıp tüm günü flip flap ve sepet çantalarımla geçirmek. Sürekli anda yaşadığım mutluluk ve huzur dolu bir yaşam. Neden çok zor olsun, neden olmasın? Ömür çok kısa. Böyle bir hayatta çok da büyük lükslere ihtiyacı yok insanın. Daha fazlasına neden gerek olsun? Çocuğumun iyi bir eğitim almasını garantiledikten sonra California, Miami, Yeni Zelanda, Avustralya bir sürü ülke var medeniyetle bu ılıman huzuru barındıran. Neden olmasın? Ben hayal ediyorum ve istiyorum.

IMG_1976

Ve yeniden hayal kurmaya başlamak ne kadar güzel biliyor musunuz? Son 4 yıldır günü kurtarıyordum ben. Şimdiyse yeniden yaşamaya başlamış gibiyim.

Planlı programlı olmamı sağlayan ikinci etmen notlarım. Hala not defteri olan ve oraya kalemle yazılar yazan son Mohikan olarak (son 1 yıl içinde 3-4 farklı kişi bana not defteri hediye etti :), defterime notlar alıyorum. Fakat evden çalışırken insanın kafasını toplaması zor oluyor. Bir de çocuk. İşte bu noktada imdadıma Banu’nun Bullet Journel’ları yetişti. İlk okuduğumda çok gereksiz bulmuştum ama bu hafta işime yarayacağını farkettim. Defterime haftalık plan yaptım ama üzerini Vera karaladı. Önümüzdeki hafta için hazırlayacağımı sizinle de paylaşırım.

IMG_5268

Sol üstteki gibi haftalık amaçlarım çizelgesi yaptım. Her gün en az 10 dakika ayırdığım amacımın yanına işaret koyuyorum her gün. Post it’li alışveriş listesini de aldım.

IMG_5275

İki görsel ve daha fazlası için de Banu’nun postuna göz atmanızı tavsiye ederim. Burada.

Günün sonunda üretmiş olmak, yeni şeyler öğrenmiş olmak ve kendimi verimli hissetmek ise en büyük motivasyonum.

Burada hava gri ve yağmurlu. Bense yasemin kokuyorum. Yasemin kokusunu bir tarafa bırakıp havanın kasvetine kapılmak öyle kolay ki. İşte her sabah o kasvete kapılmamak için bunca uğraşım. Karnımda kelebekler uçurtan yeni amaçlarım, yeni araştırma konularım için, belki de o amaçların beni hayalini kuduğum yaşama yaklaştırabilmesi için şunca çabam.

Yasemin kokulu günlerimiz bol olsun.

Merhaba, Ben iki şehirden Zeynep. Kalbimin çeyreği 5 yıl önce ayrıldığım İstanbul'a ait. Sekizde biri büyüdüğüm Edirne'ye, geri kalanı da Vera kuşuma ve beyimle paylaştığımız evime sonra da Almanya'ya. Avukatım, Vera kuşumun anasıyım, beyimin karısıyım, büyük hayalciyim, çok gezerim, çok okurum, çok yazarım, bazen çok konuşur, bazen hiç konuşmam. Bazen şahane yazarım, bazen saçmalarım. Burası da benim her telden çaldığım kişisel günlüğüm gibi bir şey.

Yorumlar

  • Öğrenen Anne

    Ay nasıl enerji doldum (06.50 şu an saat) çok teşekkürler <3
    Sıcak ülkelerde yaşamak biz Almanya'ya düşmüş Akdenizli kadınların hayali 😀 İnşallah diyeyim! Seyşellerden bir ev aldığında oranın vatandaşı oluyorsun, haberin var mı 😀 Valla!
    Vera'nın saçlar şahane olmuş, oh mis kokulu..
    Challenge'a şalanj diyorlar!!! Berbat bir çeviri bence..

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir