2 Cities 1 Woman

Edirne Seyahatimiz

Bu kez hiç İstanbul’a uğramadan babama gittik.

IMG_2137THY uçağına binip gazetemi elime alınca konsolosluk bahçesinde gibi bir vatan toprağı hissi geliyor mu size de 🙂

IMG_2139

Şubattaki seyahatimizde Vera uçakta hiç uyumamıştı. Bu kez hiç adeti olmadığı halde uçuştan önceki gece 3:20’de uyandı. O geri uyudu ama ben uyuyamadım. Sonra sabah 6:00’da uyandı. Vera için çok erken bir saat. İkimiz de çok uykusuz olunca, uçakta da uyumayacağını bildiğimden ne yapsam diye kara kara düşündüm. Yanıma bolca oyuncak, kitap, oyun hamuru, sticker vs aldım. Bilenlere uygulama danıştım ve Toca Band ve ismi Animated bir şey olan uygulamaları telefonuma indirdim. Öneriniz varsa söyleyin lütfen siz bu yazıyı okurken biz 5 saat uçmuş olacağız belki dönüşte lazım olur.

IMG_2141

Bunların hiçbirine ihtiyaç kalmadı çünkü Vera emniyet kemeri açıp kapama, camları açıp kapama, koltuklarda ve koridorda gezinme aktiviteleri ile kendi kendini eyleydi. Ben kahve bile içtim. Gerçi o uygulamalar sonra  Edirne’de alt değiştirme seanslarında çok işe yaradı. Resmen rüşvetle alt değiştirtik ama yapacak bir şey yoktu. 10 gün geldi geçti.

IMG_2144

Direkt Edirne’ye gideceğimizden havaalanı çıkışında hemen yola çıkmak yerine Vera’yı Florya’da parka götürdük. Babam zaten bizi almaya gelmişti, kız kardeşim de bizi görmeye gelmişti, Pepee’yi de o getirmiş. Vera’nın valizi de uçak oyuncakları ile doluydu. Havaalanında kendi valizini taşımaktan da pek keyif aldı.

IMG_2145

Florya’da Belediye’nin tesislerine gittik gayet güzel gölgelik bir parktı. Bizimki hemen ayakkabıları atıp bol bol kaydı. Sonra da yola çıktık. İki yolculuk arası bu ara çok iyi oldu. Babam da Vera’nın kendi kendine kayabiliyor olmasına adapte olamadı hemen. Bir kaç gün sonra alıştı bu çocuğun herşeyi kendi kendine yapabildiğine.

İstanbul’dan çıkana kadar o kadar çok trafik vardı ki uçakta yaşamadığım zorluğu arabada yaşadım ve Tepekent’e kadar çocuğu nasıl eyleyeceğimi şaşırdım.

IMG_2148

Ertesi gün Margi’deki oyuncakçıya gittik, ki gördüğüm en dandik oyuncakçılardan biriydi. Bozuk şeyi satmışlar bize, aldığımız bazı şeyler de hemen bozuldu. Pazar daha iyiydi valla. Muu dediği bu zavallı eşekten alamadık Vera’yı ama epey oyalandı onunla.

IMG_2167

Edine’de Meriç Nehri kenarındaki Trakya Üniversitesi Sosyal Tesisleri çok güzel. Kocaman yeşil bir alan. Tamamı gölge. Parkının üzerinde de branda gerili, Vera çok eğlendi, o sıcakta gölge olması da şahaneydi zira şehir içindeki parkların hepsi kabak gibi güneşin altında. Yine kaydırak ve Vera tabi ki.

Mega Park’ın oyun parkı da fena değildi. Top havuzu ve gym ekipmanı gölgelik bir de kocaman trambolin vardı o da gölgeydi. Eve yakın olduğundan orası da çok iyi oldu.

Sıcaktan Vera’nın çok sık burnu kanadı yalnız gölge de olsa.

IMG_2198

Kahveyi çocuk parkına da servis ediyorlar ki şahane bir hizmet. Hele Almanya’ya göre büyük lüks. Hastasıyız.

IMG_2173

Elbetteki çekirdek çitmeden dönmedim memleketimden. Keşan’daki teyzemi ziyaret ettik, bu çekirdeği de kuzenimle lüplettik. Lakin kardeşim Türkiye çok sıcaktı, bayıldık resmen, camı kapatamıyorsun sıcaktan, dışarısı acayip gürültülü, çok zorlandım Vera’yı uyuturken.

IMG_2204

Çiğerci Aydın’da Edirne’nin efsanevi lezzeti tava ciğer yedik. Sadece bir gün yemedik elbet, Baca’daki kasapta ve Ciğerci Niyazi’de de yedik. En güzeli Ciğerci Aydın’ınki. Sonrasında Ciğerci Kazım ve Niyazi’ninki güzel. Baca’daki güzel değildi.

Köfteci Osman’ın köftesi de yenmelidir Edirne’de. Seneler evvel Köfteci Osman ve Ciğerci Kazım Sultanahmet’teki Four Seans Oteli’ne konuk olmuşlardı da ben de Bilgi’den bir kısım hocalarım ve arkadaşlarımla oraya da gitmiştim. Kaçırılmayacak lezzetler bunlar. Almanya’ya ciğerci/köfteci mi açsam yahu?

IMG_2205

Edirne’de mekanlar bebek dostu da Ciğerci Aydın baya iyiydi bu konuda.

IMG_2207

Ay bak yazarken yine canım çekti. Evet Türkiye’deki ıslak mendil tercihim Uni Baby. Siz ne kullanıyorsunuz?

 IMG_2210IMG_2209

Ciğerden sonra tatlı yemeye gittik. Peynir helvasını güzel yapamamışlar, lakin tahin ve fıstıkla servis edilen Hayrabolu Tatlısı efsane güzeldi. Olsa da yesem yine.

IMG_2224

Edirne’de ayı gibi yedim farkettiğiniz üzere. Pişman değilim zevkle yedim. Nerde bulacağım bir daha. Panço gibisi yok Almanya’da dostlar. Evet benim için Panço o. Daha fazla bilgi için instagramıma bakın lütfen.

IMG_2227 IMG_2250

Havaalanında da Türk kahvemden kusur kalmadım. Vera oynarken içtim. Gelişte olduğu gibi dönüşte de uçakta da Türk kahvemden kusur kalmadım. Dönüş yolculuğu Vera ile bu kez daha zor geçti. İlk defa epey yoruldum. Giderken bir saat kadar uyumuştu. Dönüşte yine ben gece 3:00’te uyandım tekrar uyuyamadım, Vera sabah 6:00’da uyandı. Önce Edirne’den İstanbul’a araba yolculuğu sonra aynı gün uçak yolculuğu çok yorucu oldu. Yolda hiç uyumadı, bu sefer boş yer yoktu gezindi durdu, insanları rahatsız etmesin diye sürekli bakmam gerekti. Gerçi etmedi ama herkese gidip bakıp sırıttı falan. Kalkışta ve inişte oturmak istemedi kemerini bağlatmak istemedi ağladı. Arkamda oturan çocuk sağolsun çok ilgilendi Vera’yla da ben de bir kahve içebildim. Ama genel olarak iyiydi yine de çok zor değildi.

Bu sefer Edirne’de kadın bulamadım. Buldum da beğenmedik iki gün sonra istemedik bir daha. Kadın işi çok zor. İnsan yemek yediği tabağı bile kaldırmaz mı? Aranızdan biriniz geçici bakıcı hizmeti veren şirket kursanıza benim gibi geçici gelenler için.

Bir sürü akrabamı gördüm çok güzel oldu. Vera ile annemin mezarı ilk kez tanıştı. Çok zordu. Kanser tedavisi gören akrabamı görmek zordu. Annemin köyüne gitmek, herkesin yaşlanmış olması, oraya çok ait hissedip hem de yerim yokmuş gibi hissetmek zordu. Sıcak zordu. Vera’yı uyutmak zordu.

Babamla Vera çok güzel vakit geçirip çok güzel kaynaştı. Ankara’daki kuzenim de Edirne’ye gelebildi hep beraber ailecek çok güzel vakit geçirdik çok güzeldi, teyzemlere ve köye gitmek çok güzeldi. Özetle orda bazen yoruldum bunaldım bazen çok mutlu oldum, dönünce özledim, özlüyorum.

Yengem Vera’yı uyuttu, anneannesi sevgisi verdi.

Kardeşimi çok az görebildim doyamadım. Bolca incir yedim ama yine de doyamadım. Arkadaşlarımla telefonla bile konuşamadım. Öyle bir koşturmayla geçti.

Öte yandan Bremen’i, evimi, kocamı, düzenimi ve serin havayı ve buranın sakinliğini de özlemişim.

Artık ne oralıyım ne buralı durumuna düşmüşüm. Ama yine de hayat çok güzel. Çok kafama takmasaymışım keşke orada ama olan oldu artık n’apalım. Stres dediğin annenin ata sporu.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

  • Ogrenen Anne

    Genel anlamda güzel geçmesine sevindim, Vera’nın uçaktaki kırmızı çoraplarına bayıldım, soldaki tatlıya ağzım sulandı ve babanın Vera’nın peşinden koşmasına çok güldüm çünkü annemler de aynen baban gibi “ay ay ay düşecek” modundalar hep 🙂 Gurbette olup bazı şeyleri özlemek de güzel be Zeynep, kıymetini daha çok biliyoruz sanki 😉

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir