2 Cities 1 Woman

Deniz Kenarında Bir Haftasonu, Prerow

Bu haftasonu Prerow’daydık. Prerow Baltık Denizi kıyısında küçük bir tatil kasabası. Almanya’ya taşınmadan önce bir kez Grömitz, hamileyken de bir kez Timmendorf isimli tatil bölgelerinde bulunmuş, Grömitz’de sahile inmiş, denizi karanlık, kasvetli ve bol yosunlu bulmuştum. Üzerine para verseniz Baltık Denizi’nde denize girmezdim. Belki bir kez, o da denemek için.

IMG_0637

Prerow’da ne kadar yanıldığımı gördüm. Soğuk da olsa bembeyaz kumlar ve turkuaz deniz beni çok ama çok şaşırttı ve Prerow’da ailecek harika bir uzun haftasonu geçirdik. İlk defa kite denedim ve çok keyif aldım. Sanırım suda da deneyeceğim.

IMG_0639

Bu sefer çekirdek aile değil biraz daha kalabalık aile tatil geçirdiğimizden cidden tatil gibi tatil oldu. Dinlendik, eğlendik, Vera mutlu, herkes mutluydu.

IMG_0664

Bremen’den yaklaşık 3,5 saat süren bir yolculuk sonunda Cuma gecesi Prerow’a vardık. Rezidanz Kormoran’da kiraladığımız evimizde pek de vakit geçirmeden kendimizi uykunun kollarına bırakıverdik. Düzeni şaşan Vera sabah 06:00’da uyanında bizim de günümüz erken başladı. Kahvaltıdan sonra bisikletlerimizi kiralamaya gittik. Normalde bisikletimin arkadasındaki koltukta seyahat eden Vera için bu sefer bebek arabası şeklindeki bisiklet ekipmanını denedik. Zira eşim bundan almayı çok istiyordu, Vera da bu seyahatte bu koltukta oturmaktan büyük keyif alınca eve de almaya karar verdik.

IMG_0632

Residenz Kormoran böyle bir sürü evden oluşan site gibi bir yer. Evlerin hepsi kiralık. Biz çok memnun kaldık. Bazen evde, bazen dışarıda yedik. Evde yediğimizde de çorba ve Almanya’nın meşhur beyaz kuşkonmazlarından yedik, kalabalık da olunca hiç yorulmadık. Hatta ben Vera’dan sonra ilk defa baya tatil yaptığımı hissettim. Kalabalık olmak ne güzelmiş 🙂

IMG_0631

Bazı evlerin çatıları da klasik Alman çatılarındandı. Prerow eskiden Doğu Almanya bölgesinde kaldığından pek bozulmamış. Gerçi Almanların bozulmuşu ne kadar bozulmuş Allasen diyeceksiniz, siz de haklısınız.

IMG_0636

Kapılarda renkli renkli desenler var, buraya özgü eski bir gelenekmiş. Sürekli bisikletle gezdiğimizden durup da resim çekemedim ama evlerin de kapıların da hepsi birbirinden güzeldi.

Almanya’da böyle bir kültür var, bize göre hava soğuk olsa da onlar çoluk çombalak sahildeler. Kah piknik, kah eğlence.

IMG_0660

Hava çok sıcak değildi, kumlar da soğuktu ama biz de Almanlara uyup çorapları fırlattık. İlk defa Grömitz’de gördüğüm Strandkorb denen bu hasır sahil oturgaçlarını çok seviyorum. Arkası ayarlandığından yatabiliyorsunuz da, alt taratan ayak kısmı çıkıyor ayağınızı da uzatabiliyorsunuz, bir de kuytu şekerim bunlar, rüzgara sırtınızı verip güneşlenebiliyorsunuz.

IMG_0665

İkinci gün Milli Park içerisinde bisikletle 5 km yol katederek bir deniz fenerine vardık. Orada da 4 km’lik bir parkuru yürüdük. Parkurun bir kısmı doğa zarar görmesin diye bu şekilde yola çevrilmiş, bir kısmı da direkt kumun üzerinde. Bir gurup geyiği gölden su içerken izlemek de bu gezinin bonusu oldu.

IMG_0667

Yol boyu da Vera babasının omuzlarındaydı.

IMG_0669

Nense Orhan Veli’nin dizeleri aklıma gelip durdu, ”Gemlik’e doğru, denizi göreceksin, sakınşaşırma

IMG_0671

Baltık Denizi’nde yazın sıcaklık 16-18 derece civarında oluyormuş. En sıcak zamanı 19 derece ancak oluyormuş. Ama ben soğuk deniz severim. Bir yaz yine gelme niyetim.

IMG_0673

4 km’nin sonu yeniden deniz feneri.

IMG_0674

Fuşyayı çok sevdiğim doğrudur. Pantolon Zara, ayakkabı Camper, mont Ralph Lauren. Bir dahaki sefere botla gidicem, hava soğukken tabi.

IMG_0675

O gun toplam 10 km bisiklet sürdüm, 4 km yürüdüm, bir de bu fenere tırmandım. Deniz fenerinde küçük bir müze, Baltık Denizi’nde yaşayan balıkların olduğu bir akvaryum ve cafe var.

IMG_0676

Fuşyaya bayıldığımı söylemiş miydim?

IMG_0677

IMG_0704

IMG_0684

Sonrasında küçük bir kahve kek molası. Heryerin baykuş dolu olduğu bu cafenin krem peynirli çilekli keki muazzam. Bildiğim Labne gibi peyniri kekin üzerine sürmüşler. Müthiş olmuş.

IMG_0697

Bir diğer gün Kolera Günlerinde Aşk tadında bir feribotla tekne turuna çıkıyoruz.

IMG_0714

Bu da teknenin içi.

IMG_0717

Ay şaka maka Almanya’da yaşıyorum ya. Tatilde yanına dürbün taşıyan kocam, kayınbiraderim ve kayınpederim var. Tekne gezisinde ve doğa gezilerinde hayvanları izliyorlar. Soğuk diye kıpırdamayan ben bebemle sahilde kite yapıyorum, ormanda bisiklete biniyorum, Allah’a şükür kimse sandalet içi çorap giymiyor.

IMG_0719

Bakın işte Kolombiya feribotlarının aynısının tıpkısı.

IMG_0720

Bugün güneş yok ama hava daha ılık. Teknede bile.

IMG_0721

Yolunuz Kuzey Almanya’ya veya Danimarka’ya düşerse, hava da güzelse, vaktiniz de varsa Baltık Denizi kıyıları görülmeye değer. Timondorf’tan daha önce şurada bahsetmiştim. Prerow daha farklı, Timondrof Bodrum’sa, Prerow Datça, Timmondorf Türkbükü ise Prerow Gümüşlük. Hangisi size uyarsa. Ha Türkbükü’cüyüm derseniz Kuzey Denizi’ndeki Sylt’ten şaşmayın o vakit. Ship a hoy da Sansibar.

Prerow’a yolunuz düşerse balıkçılarında Baltık Denizi balıklarının tadında bakmayı, sahildeki cafede bademli kek yemeyi de unutmayın. Yanlız otel, ev ve bazı restaurantlar için çok önceden rezervasyon şart. Almanya’da sapontan imkansız değil ama zor.

IMG_0722

Merhaba, Ben iki şehirden Zeynep. Kalbimin çeyreği 5 yıl önce ayrıldığım İstanbul'a ait. Sekizde biri büyüdüğüm Edirne'ye, geri kalanı da Vera kuşuma ve beyimle paylaştığımız evime sonra da Almanya'ya. Avukatım, Vera kuşumun anasıyım, beyimin karısıyım, büyük hayalciyim, çok gezerim, çok okurum, çok yazarım, bazen çok konuşur, bazen hiç konuşmam. Bazen şahane yazarım, bazen saçmalarım. Burası da benim her telden çaldığım kişisel günlüğüm gibi bir şey.

Yorumlar

  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir