2 Cities 1 Woman

Çünkü Ruhumuzun Hep Bedenimizde Olması Lazım

Çok güzel bir hafta sonu geçirdik. Serra bizi Hamburg’tan ziyarete geldi. İkinci defadır Cuma akşamında geliyor ve kız bu tesadüflere vallahi inanmayacak artık ama o cuma akşamları benim katılmam gerek bir event oluyor, Ale hafta sonu için evde olmuyor, babysitter bulamıyorum. Bu memlekette hasta olsam çorba yapanım yok biliyorsunuz öyle bir yalnızlık buralar, Bremen’deki canım arkadaşlarım alınmasın hepimiz çocukluyuz kimsenin kimseye hayrı yok o manada dedim, siz bir de çalışıyorsunuz, neyse işte canım Serra ikidir Vera’ya bakıyor sağolsun. Kız kardeş gibi destek oluyor bana buralarda. Bu ne büyük mutluluk verici bir hadise tahmin edemezsiniz. Ta Hamburg’dan geliyor. Sağolusun. Zor zamanında destek olanı hep çok olsun. Amin 🙂

IMG_3918

İşte böyle Cuma akşamı Vera’yı uyutup çıktım gece geç döndüm sabah erken uyandım derken Cumartesi de Vera da geç uyudu falan çok yorucu geçti. Pazar biz ”Turkish Moms in Germany” facebook grubumuzun Bremen buluşmasına gittik. Hepimizin mutlukları dertleri ortak olduğundan konuşacak konumuz çok boldu. Evli bekar çocuklu çocuksuz 9 kadın çok eğlendik. Siz de katılın aramıza.

Çok güzel bir haftasonuydu ama böyle hızlı zamanlarda kızımla iletişimimizi/bağımızı kaybediyoruz gibi hissediyorum. Tabi genel anne çocuk bağından bahsetmiyorum. Ama ruhumuz yetişmiyor bedenimize, yan yana olsak da geçirdiğimiz zaman kaliteli değil. Hemen durumu farkedip telafisini yapma ihtiyacı hissediyorum, zira evladımı özlüyorum.

Kaliteli zamandan kastım illa öğretici aktivite yapmak değil. Gözünün içine bakmak, birbirine dokunmak, varlığını tanımak, sadece yan yana olmanın bile tadını çıkarmak bence. O sevgi dolu anlar.

Bu sabah sekizde yine kreşe gidecekmiş gibi uyandırdım minnoşumu ama göndermedim. Ay ne sakin ne güzel olduk bugün. Biraz oynaştık, kahvaltımızı ettik, gözlerimizin içine baktık, öpüştük, koklaştık, dokunduk, güldük. O resim yaparken ben kuru fasülyenin yanına darıdan pilav pişirdim. Sonra dışarı çıktık, o motosikletiyle çıkmak istedi, cafe’ye gitmek istedi, o süt köpüğü içti, ben kahve içtim. Sohpet ettik, ellerimizi çaktık, tramvay geçerken heyecanla tramvay dedi her seferinde, ben de ona katıldım.

Eve döndük, biraz oynadık, yemeğimizi yedik, hepsini yavaş yavaş tadını çıkara çıkara, cilveleşe cilveleşe yaptık, gözlerimizin içine baktık. Sonra inanmayacaksınız, yemekten sonra kendisi uyumak istedi, her zamanki gibi önce kucağımda ”baba içi”ni (Bana bir masal anlat baba) söyledik, sonra kitabıyla yatağına yattı, bana dışarıda oturmamı söyledi, biraz oyalandı sonra uyudu. Öğleden sonra da müzik kursuna gideceğiz. Allahım şükürler olsun. Her günümüz böyle olsun. Amin.

Not: Yazıyı yarın sabah yayınlayacağımdan siz okurken dünden bahsediyorum 🙂

Akşam editi: Veruş uyanınca evde biraz beraber oynadık sonra minnak minnak beraber otobüse ve tramvaya binerek müzik kursuna gittik. Müzik kursu süper bir şey ben bile eğleniyorum. Şarkılar danslar falan çok mutlu oluyor evlatçığım. Akşam yemeğini çok yiyemedi üst arka dişler geliyor, ”acıyor” deyip durdu, içim eridi onun canı yandıkça. Biraz Nurofen ve bebekliğinden kalma diş kaşıyıcısını verdim. Epey ısırdı onu. Uyuması da biraz uzun sürdü normale göre ama biliyorum ki acısı vardı. Kıymam bitloşuma.

Not 2: O göbüş küçüldü biraz. Diyetin b.ku çıkmıştı ama haftasonu Serra beni frenleyince biraz toparladım yine.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

  • Serra

    Ay Zeynep, yeni goruyorum bu postunu. Senin ve Vera’nin yeri cok ayri. Keske daha cok seyler yapabilsem, yakin olsak mesela, komsuculugun dibine vururuz:) Ne zaman isterseniz gene gelirim ben:)

    Havalar isininca büyük Hamburg tatiline bekliyorum zaten:) NY’tan bir dönün bana uzunca kalmaya gelin.

    Yalniz senin kiz nasil yordu bizi o cumartesi:))) o ufacik boyuyla koltuga yigdi ikimizi:)) hic unutmayacagim o cumartesiyi:))

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir