2 Cities 1 Woman

Çocuğumu Nasıl Sağlıklı Beslerim

Instagramdan ve blogumdan bolca sağlıklı yemek resmi paylaşıyorum sizlerle. Bazen altlarına not düşüyorum sonrasında çikolata yedim vs diye. Bazı arkadaşlarım sanıyor ki ben çok şahane bir ev hanımıyım, sürekli sağlıklı yemekler pişiriyorum, sürekli sağlıklı besleniyorum ve bittabi ki evladım Vera da bundan nasibini alıyor?

Hayır canlar, maalesef hayır. Vera ile katı gıda serüvenimizi burada anlatmıştım. Vera geçen yaz Türkiye’de tavuklu bamyayı bile afiyetle götürmüştü. Büyümesi sebebiyle mi, kreşte Alman tarzı yemeklere alışmaya başlaması sebebiyle mi artık bilemiyorum bizimki yemek seçmeye başladı. Yiyor da yaptığım o sağlıklı sebze yemeklerini nadir yiyor. Kabak severdi, artık yemiyor, bazen püre yapıyorum anlamıyor ne olduğunu yoğurtla yiyor ya da ekmek bandırıyor, bazen de ağzına sürmüyor. Yaptığım sebze yemeklerinin içerisine patates koymaya çalışıyorum, ki onu yiyor. Suyuna da ekmek banıyor. İdare ediyoruz. Bezelyeye bayılıyor, havucu keyfine göre yiyor, köfte yiyor, yoğurda bayılıyor. Bazı günler sadece yoğurt, bazı günler sadece karpuz, bazı günler sadece ekmek yiyor. Pilavı bile yoğurtla yememeye başladı. Bazen sebze yemeğini püre yapıp makarnaya sos yapıyorum ama her zaman yemiyor söyleyeyim.

IMG_1774

Yemek konusunu pek takmıyorum ben, takıntı kontejanını uyku doldurduğundan diğer konularda rahat bir anneyim. O yüzden yemediği zaman peynir ekmek, karpuz, yoğurt vs ne seviyorsa veya istiyorsa koyuyorum önüne. Tabi bu rahatlığımın sınırları var öyle saldım çayıra mevlam kayıra durumu da yok.

Şekersizliğe dikkat ediyorum ama sosyal hayatta kııstlamıyorum, ki genelde hergün sosyalleşiyoruz. Dışarı çıktığımız anda Vera beni sokağımızdaki dondurmacıya sürüklüyor. Genelde dondurma yiyor ama bazen yememesi gerekiyor, o zaman boş külah veriyorum ona da tav oluyor.

Ne kadar dikkat edicem desen de artık büyüdüler bir kere, o yüzden her zaman çok da mümkün olmuyor. Ha bugüne kadar ağzına şeker sürmedi, hep sebze meyve yedi diyen annelere şapka çıkarıyorum. Bravo. Ben yapamadım. Arkadaşımızın çocuğu dondurma yerken Vera sana hayır diyemedim. Ters tepeceğini düşünüyorum. Biraz büyüyünce benden gizli yiyeceğini düşünüyorum.

IMG_1526

Klasik Alman kahve kek davetindeysek herkes kek yerken sen yeme Vera demiyorum. Yiyor. Bebek bisküvilerinde de şeker var. Sabah kreşe gideceğiz, kapının önünde çantam kalmış dünden, ağzı açık ve bisküvi kabını gördü hemen tabi cin. Ben farkında bile değilim ayakkabısını montu hazırlarken yemeye başlamış bile bizimki. Ben de o saatten sonra bir şey demedim artık biraz daha yedi ama her zaman da izin vermiyorum mesela. Duruma göre ki anneler o durumları bilir 🙂

Dün sabah mesela Ale bıraktı bizi kreşe, ben arabadan indim elimdeki eşyaları koltuğa bıraktım, o yüzden ön koltuğun kapısı açık, Vera’yı indirdim, koltuk kenarında saklı acil durum bisküvisini görmüş hemen atladı. Tek bir tane küçük verdim eline gerisini kaldırdım. Artık çok dikkatli olmak lazım nerde ne var.

Takan annelere takmayın demeyeceğim biliyorum kolay değil, dediğim gibi ben de uykuya takığım, ordan kolay olmadığını biliyorum 🙂

IMG_1767

Ama benim sosyal medyadan size mükemmel beslenen aile tablosu çizdiğimi sanmayın. Evet bir sağlıklı beslenme kriterimiz var (bak burda değinmişim), dikkat etmeye de çalışıyoruz ama istisnalarımız her zaman var. Taze sebzeyle veya bakliyatla veya etle yemek yapamadıysam, alternatifim sağlıksız şeyler değil peynir ekmek diyeyim. Ama mesela Vera bir kez McDonals’dan patates kızartması da yedi. Ben McDonalds hiç sevmem ama arkadaşım kızına aldı ben de Vera’nın yemesine izin verdim. Yine aynı sebepten. Üstelik belki fazla hassas düşündüğümü düşünebilirsiniz ama orada diğer anneye ayıp oluyor gibi de geliyor yedirmemek.

Yemek yapamadığım zamanlar da çok oluyor, Alman işi akşam ekmeği yiyoruz mesela. O nerdeniz bakın onu da burada anlatmıştım. Sonuçta beyaz ekmek yemiyor gayet sağlıklı Alman ekmeği yiyor peynirle. Makarna yese daha kötü ama makarna sıcak ya ilk etapta daha iyiymiş gibi geliyor insana.

O sebepten bu ara hep zorlanıyorum bu çocuğa ne yedirsem diye. Kreşte öğleleri sebze yiyorlar. Akşam Almanlar o yüzden akşam ekmeği veriyor genelde ama ben sürekli ekmek yedirmek istemiyorum, işte patates, bezelye, köfte, makarna, ekmek ve pilav döngüsündeyim biraz.

IMG_1765

Kreşte tatlı verilmesine izin vermiyorum ve vermediklerini umuyorum. Ama bugün öğle yemeğinde ana yemekleri sütlaçmış. Çok tuhaflar bu Almanlar ya sütlaç ana yemek mi olur? Evde de pazar sabahları bal yemesine izin veriyorum kahvaltıda zaten çakal artık aydı duruma hemen bal istiyor kendisi de.

Onun haricinde genelde hergün dışarıdayız öğleden sonraları ve dondurma veya bebek bisküvisi çoğu günler yiyor. Ama mesela tek top yiyor, ikincisine izin vermiyorum. O da öğrendi artık fazla ısrar etmiyor ama tabi yine de şansını deneyip önce bir sakince istiyor ”mehr” (daha fazla) diye 🙂

Hem Ceren’in şu yazısından sonra aklıma geldi, hem de geçenlerde ziyaret ettiğim bir arkadaşım ben senin kadar sağlıklı yemekler yapamıyorum deyince dur dedim yazayım. Canım arkadaşım sen belki daha sağlıklı besliyorsundur bilemezsin bak bizde de bir sürü istisna var. Hiçbir şey gözüktüğü gibi değil. Üstelik sen bir de çalışıyorsun, hiç üzme kendini.

IMG_1771

Ama diğer yandan çocuğunu sağlıklı beslemediği için vicdan yapıp, siz sağlıklı besliyorsunuz diye kendini iyi hissetmek için sizi boklayanlara da kızıyorum. Yani ben kimsenin anneliğini, çocuğuna ne yedirdiğini eleştirmiyorum, yargılamıyorum, bir zahmet kimse de beni kendini iyi hissetmek için sağlıklı yediriyorum diye eleştirmesin. Tabi o eleştiri sağlıklı yediriyor diye olmuyor, sağlık/organik takıntılı şeklinde oluyor. Hoş takıntılı olsam da bu kimseyi ilgilendirmiş, senin boğazından zorla bamya sokmuyorum ya. Bu tabi sadece yemek için değil her konu için geçerli. Herşeyi de kişisel algılamayın, kimse siz kendinizi kötü hissedin diye çocuğunu sağlıklı beslemeye çalışmıyor. Bir şeyi aklamak için diğerini boklamaya gerek yok. Bir şey iyiliğini diğerlerinin kötülüğünden alıyorsa o şey iyi değildir. Vaktim yok, tercih etmiyorum, bütçe ayıramıyorum vs gibi sebepleriniz vardır ve bu kimseyi ilgilendirmez.

Geçenlerde Julia Cortazar’ın Mırıldandığım Öyküler kitabına başladım. Daha ön sözde çevirmen Tomris Uyar yazarı övmek için başkalarını boklamış hevesim kaçtı vallahi kitabı okumayı bıraktım. Sevmiyorum böyle tavırları. Kahve içerken arkadaş arası dedikodularda olur belki de kitap önsözünde olmasın bir zahmet.

Küfer de ettim ayıp oldu ama oluyor arada 🙂

Merhaba, Ben iki şehirden Zeynep. Kalbimin çeyreği 5 yıl önce ayrıldığım İstanbul'a ait. Sekizde biri büyüdüğüm Edirne'ye, geri kalanı da Vera kuşuma ve beyimle paylaştığımız evime sonra da Almanya'ya. Avukatım, Vera kuşumun anasıyım, beyimin karısıyım, büyük hayalciyim, çok gezerim, çok okurum, çok yazarım, bazen çok konuşur, bazen hiç konuşmam. Bazen şahane yazarım, bazen saçmalarım. Burası da benim her telden çaldığım kişisel günlüğüm gibi bir şey.

Yorumlar

  • seda

    Merhaba,
    Blogunuzu daha önce keşfetmiştim ama bakmaya fırsatım olmamıştı. Ben de bir expat eşi olarak 3 yıldır Hollanda’da yaşıyorum ve epey benzer düşünceler yaşamış tecrübeler edinmişiz.tek fark benim burada ikiz kız çocuklarına sahip olmam:))
    iki haftaya dönüyoruz ve yaşadığım her şey hafızamda kalsın diye kendi kendime düşünürken sizi okumak harika oldu.
    şimdilerde kızlarım hatırlamayacak da olsa her yerde anıları olsun diye fotoğraflarını çekiyorum. belki bu güzel ülkeye gelip buralarda fotoğrafımız vardı deyip yeniden keşfedebilirler bu harika ülkeyi..
    Kızınız çok tatlı bu arada, harika bir yaşam diliyorum ona ve size,
    sevgilerimle..
    Seda

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir