2 Cities 1 Woman

Çocukların Kavgasına Müdahale Etmek ya da Etmemek

Havalar ısındı, gerçi Türkiye’de yaz geldi ama burada sadece biraz ısındı. Haliyle parklar, bahçeler, kum havuzları, kum havuzunda itişen çocuklar derken bu aralar gündemimiz hep çocuk kavgaları. Kavga dediğimiz o benim kovamı aldı, bu benim küreğimi aldı, kaydıraktan ittirir biri birini, siz devamını getirin. Var da var. Gün geçmiyor ki başımıza böyle bir şey gelmesin, böyle bir hikaye duymayayım.

Geçenlerde iki hikaye birden gelince, dur ben bir bu konuda yazayım dedim. Hikayenin birinde anneler çocuk kavgasından sonra küsmüş, birinde de bir anne diğer çocuğa bağırmış. Hatta Türkiye’de bir aile bildiğin cinayet işlemiş çocuk kavgasından. Bu konuyu googe’larsanız görürsünüz.

Oyun oynayan çocuklara müdahale konusu uzun süredir aklımdaydı, bu hikayeler de vesile oldu.

Benim görüşüm büyük bir olay olmadıkça karışmamak. Şiddet uygulamak bana göre müdahale edilmesi gereken bir durumdur. Müdahaleden kastım gidip  kendi çocuğuma ”hayır vurma, vurmak yanlış” diye açıklama yapmak ve eliyle arkadaşına cici cici yaptırmak (Vera yaşıtları için söylüyorum bunu) mesela. Arkadaşından özür dilenmesi gerekiyorsa özür dilememiz gerektiğini belirtmek vs. Yani çocuğa vurma, vurmak kötü demezsen nasıl öğrenecek. Ha olay aşırı kötüyse mesela çocuğumu kucaklar olay mahalinden uzaklaştırır, önce sakinleştirir, sonra konuşup anlatırım.

Ama mesela Vera bir çocuğun oyuncağını aldığında veya başka bir çocuk Vera’nın oyuncağını aldığında ben pek müdahale etme taraftarı değilim. Almanya’daki eğilim, oyuncağı alan çocuğa yaptığının yanlış olduğunun söylenmesi ve oyuncağı arkadaşına geri vermesinin istenmesi. Ben  bunu her zaman yapmıyorum. Küçük durumlarda bana gereksiz geliyor. Kendi aralarında halletmeyi öğrensinler. Büyük kavga çıkınca müdahale ediyorum ancak. Ama mesela ben müdahale etmediğimde karşı tarafın annesinin müdahale etmemi isteğini hissettiğimde Vera’yla konuşuyorum. Sonuçta benim kendi düşüncem yüzünden karşı tarafı çok sıkıntıya sokmamak gerektiğini düşünüyorum. Neticede yaptığım şey Vera’ya başkasının oyuncağını almamasını söylemek. Gerçi bizimkiler henüz çok küçük, biz hep yanlarındayız oynarlarken.

tumblr_ly69d4dc0D1qfx0vvo1_500

Eğer başkasının çocuğu Vera’yı rahatsız ediyorsa ben gidip annesine müdahale et demem. Kendim oradaysam çocuğu kibarca uyarırım ki mesela kaydırakta Vera’yı arkasından ittiren bir çocuğa yapma lütfen o daha küçük diyorum. Ama bunu çok sakin ve kibar bir şekilde yapıyorum, içimden bazen çocuğun ağzına tuvalet terliğiyle vurmak geçse de, sakince yapma evladım küçük o diyorum. Aksinin çok yanlış olduğunu düşünüyorum.

Çocukların kavgası için annelerin küsmesi ise bana göre çok anlamsız. Çocuk dediğin kavga eder, sonra yine barışır. Biz olgun ve medeni olanız, onlara örnek olacak olanız.

Almanya’da bugüne kadar bu konuda bir problem yaşamadık. Burada anneler çocuğuna müdahale ediyor genelde. Parkta daha büyük çocuklara karışmıyorlar ama bizimkiler gibi küçüklerin başında hep anneleri ve herkes kendi çocuğunu nazikçe uyarıyor. Gerekirse başkasının çocuğunu da nazikçe uyarıyor. İstisnalar elbette var.

Bana kalırsa çocuğun kendi hakkını savunması, ezik olmaması gibi önemli durumlar da var. Müdahale edilmesi gereken haller var, edilmemesi gereken haller var. Bu ince çizginin ayrımında olmak ve ona göre hareket etmek lazım. Çocuklar büyüdükçe müdahale de azalmalıdır elbette. Ama mesela büyük çocuğun tartakladığı küçük çocuğu korumak lazım. Kendi yaşıtları arasında büyük patırtı çıkmayan olaylara müdahale etmemek lazım diye düşünüyorum. Ama bunları yaparken diğer çocuğu ve annesini kırmanın hiçbir anlamı yok. Sonuçta onlar çocuk, oyun oynuyorlar ve zaman zaman kavga ediyorlar. Bunu küslüğe çevirmek bana çok anlamsız geliyor.

Sizin düşünceniz nedir, merak ediyorum, özellikle de psikolog olan arkadaşlarımın?

Foto şurdan

Merhaba, Ben iki şehirden Zeynep. Kalbimin çeyreği 5 yıl önce ayrıldığım İstanbul'a ait. Sekizde biri büyüdüğüm Edirne'ye, geri kalanı da Vera kuşuma ve beyimle paylaştığımız evime sonra da Almanya'ya. Avukatım, Vera kuşumun anasıyım, beyimin karısıyım, büyük hayalciyim, çok gezerim, çok okurum, çok yazarım, bazen çok konuşur, bazen hiç konuşmam. Bazen şahane yazarım, bazen saçmalarım. Burası da benim her telden çaldığım kişisel günlüğüm gibi bir şey.

Yorumlar

  • Isil

    Merhaba,
    Bu konu beni de çok düşündürüyor aslında. Şu anda 25 aylık bir oğlum var,fultime oğlumla ilgileniyorum ve 3 ay oldu İstanbul’dan Almanya’ya taşınalı. Müdahale konusunda şöyle karşılaştırmalı bir tecrübem oldu:

    3-4 ay önce İstanbul’dayken bir çocuk parkında oğlum başka bir çocugun topunu aldı, oynamak için, bu dışarıdan acayip basit görünen durum karşısında hayatımın ikilemini yaşadım resmen ve tabii ki kendim gibi kibar, hak yemeyen bir çocuk yetiştireceğimden “canım o arkadaşının oyuncağı, hadi ona verelim veyahut birlikte oynayın” dedim ve bizimki istemeye istemeye topu geri verdi. Topu vermemizle başka bir çocuğun kapması ve kaçması bir oldu. Bu son çocuğun annesi ise biraz oynasın getirir diyerek uzaklaştı. Tabii ben oradan taaa uzaklara 20 sene sonrasına gittim, ben ne yaptım çocuğum ezik mi olacak, bak öbür çabuk daha atılgan yetişiyor, müdahale etmeseydim falan diye darallar basarak eve döndüm.

    Geçenlerde Almanya’da bir parkta benzer bir olay yaşadık, erkek çocukları ve top merakları işte. Bu kez bizim topumuzu bir Alman bebesi aldı, yazınızdaki gibi, Alman Anneanne çocuğa topu geri vermesi gerektiğini söyledi, çocuk vermedi, bizimki bu arada 3 ay evvelki melaike değil artık patlamaya hazır bir 2 yaş çocugu, önce dudak büzdü, sonra gerindi, nerdeyse çocugun üstüne atlayacaktı, neyse anneanne topu bizimkine attı, ben de tarzancamla hadi birlikte oynayın o sana atsın sen ona dedim çocuğa, falan ama yine de tam oynadılar denemez. Top, Alman çocuğa geçtiğinde her sefer çocuk kaçtı, Anneanne müdahale etti.

    Şimdi ne ders çıkardın derseniz bilemiyorum, çocuk yetiştirmek çok zor, hele de benim gibi fazla hassas ve kafaya takan biriyseniz. Ben sanıyorum Alman ekolüne biraz daha yakınım, ama oğluma da kendi meselelerini çözmesi için fırsat tanımak istiyorum. Şimdilik son kararım ben de ortam gerilmedikçe müdahale etmeyeceğim ve işleri oğlumun çözmesini bekleyeceğim, bakalım zaman ne gösterecek…

    | Cevapla
  • Ogrenen Anne

    İki farklı Almanya’da yaşıyoruz sanki. Bizim Bavyeralılar bu konuda çok rahatlar, kesinlikle müdahale etmiyorlar ama iş “şiddet”e vardırılmıyor o noktada hop hemen aileler çocukların başında ve çok net, kesin, sert şekilde müdahale ediliyor çünkü dediğin gibi şiddet çözüm değil ve pro-sosyal davranışları öğretmek ebeveynin görevi. Ama geri kalanını kendi başına öğrenecek çünkü her zaman yanında olmayacaksın büyürken 😉
    Psikolog olarak ve anne olarak ben tamamen kendi başına bırakıyorum ama şu üç noktaya dikkat ediyorum: 1. Çocuklar arasındaki yaş farkı 2. Tekrarlayan davranış 3. Şiddet.

    | Cevapla
  • Anne gibi abla

    Daha dün yaşadım bu olayı annemle yengem kavga etti ama sebebi çok uzun zamandir kuzenimin sürekli kardeşime vurması ne zamandir kardeşime gelip gidip vuruyo biz ise sadece vurmaması gerektiğini söyleyip ayiriyoruz ama yengemin bakışları dikkatimi çekti bizim uyarmamiz ona dokunuyo belliki kusura bakmiycak benim kardeşim kapı tokmağı değil sonuçta çocuk gitgide pıstı annemde yengemi uyardı madem benim uyarmamı istemiyosun o zaman bana fırsat verme kendi çocuğunu uyar yanlış olduğunu ona söyle dedi ama dün yine kuzenim kardeşime vurarken yengemin kardeşimi gözleriyle korkuttuğunu farkettim kardeşim kendini savunamıyo bile çocuğunu uyarmayı geçtim kardeşimi pıstırıyo annemde artık dayanamayıp patladı aabırda bir yere kadar ve yengem öyle laflar söylediki kendi yaptırdığını anlamış olduk şimdi bende merak ediyorum acaba annem hiç müdahale etmemelimiydi benim görüşüm bence gerektiğinde fazlasıyla müdahale etmeli çoçuğun ileride pısırık kendini savunamaması gibi bir sonuçla karşılaşmamak için

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      Açıkçası ben bu işin uzmanı değilim sizi yanlış yönlendirmek istemem. Fakat kendi tecrübelerimi ve burada gördüklerimi paylaşmak isterim. Öncelikle benim buradaki müdahalemden kasıt şuydu. Vera küçükken mesela parka gittiğimizde anneler küçük çocuk çocuklarının yanından ayrılmıyorlar. birincisi güvenliği için çünkü henüz küçük ikinci de park adabını öğretmek için. Örneğin önündeki çocuk kaymasını bitirmeden kaymak istiyor minikler çünkü sabırsız, sen anne olarak o sırada ”bekle” diyorsun çocuğuna. Benim müdahaleden kastım bu. Ama orada annesi yanında olmayan bir çocuk varsa ve diğer çocuk beklemeden vera’ya zarar verecek şekilde üstüne geliyorsa sen anne olarak diğer çocuğa beklemesini söylüyorsun. Şimdi bu dediğim gibi küçük olduğu zamanlar. Şu anda 4 yaşını doldurmak üzere. PArkta oynarken ben kenarda oturuyorum zaten ve burada anneler bu şekilde adap öğrettikleri için çocuğa genelde problem çıkmıyor ve mesela Vera hoilanmadığı bir durumda düğer çocuğa ”hayır” diyebiliyor. Bu duruma şartlara vs göre değişiebiliyor ama çocuk yapmaya devam ediyorsa ben müdahale ediyorum. Kimsenin çocuğuna kaba olmuyorum elbette ama yapma diye uyarıyorum. Örneğin bu yaz Türkiye’de havuzda diğer çocuklara zorbalık yapan bir çocuk vardı. ben de havuzdayken ve çocuğun laftan anlamadığını bildiğim için müdahale ettim. Bağırmadım çocuğa elbette ama yapmamasını söyledim. Bu konu Almanya ve Türkiye’de bambaşka. Burada aileler çocuğa sabırlı ve saygılı olmayı öğretiyor. Bu çok önemli. Benim müdahaleden kastım bu kendi çocuğumu sürekli uyarıyorum dışarıdan bazı insanlara kötü gözüküyor farkındayım ama ben çocuklara ekstra müsamaha gösterilmeyen bir toplumda yaşıyorum. Türkiye’de bu işler maalesef biraz daha karışık. Burda şu anki yaş itibariyle ben önce Vera2nın kendi çözmesine izin veriyorum, bana kendisi şikayete gelirse arkadaşına söyle diyorum, yani ortada çok anormla bir durum olmadıkça müdahale etmiyorum ama sizinki gibi bir durumda ben de müdahale ederim büyük ihtimalle. Biraz karışık anlattım galiba ama biraz duruma ortama göre değişiyor benim tavırlarım açıkçası. Çocukların yaşı vs pek çok değişken var. Önceliğim çocuğun kendi sorunun kendisi çözebilecek şekilde büyümesi ki ben yanında yokken de kendini savunabilsin ama işler de her zaman ideal yürümüyor. Hele Türkiye’de.

      | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir