2 Cities 1 Woman

Çocukla New York Seyahati

Almanca’da çok güzel bir sözcük var, ”fernweh”. Tam karşılığını veren bir kelime yok bizde ama özetle ”uzaklara gitme isteği” demek aslında. Bütün bu isteği ve duyguyu anlatan tek bir kelime. Muazzam.

İşte ben ”fernweh”si bol bir anneyim. Gelip buraya söyleniyorum size zaman zaman ama içimde öyle büyük ve önlenemez bir ”fernweh” var ki, tek başıma 2,5 yaşında çocukla New York’a sürüklüyor beni.

IMG_8016

Biliyorsunuz biz ailecek seyahat etmeyi çok seviyoruz. Vera doğduğundan beri de kah ailecek kah ben Vera ile tek, bol bol seyahat ettik. Lakin Vera ile tek başıma, bu kadar uzun uçak yolculuğa hiç çıkmamıştım.

Aslında hikaye geçen yaz başladı. Vera 2 yaşına girmeden ben bir New York yapıp gelmek istedim ama o zaman 1,5 yaşındaydı ve şu anda olmadığı kadar ”2 yaş krizindeydi”. Evet bizimki erken geldi, erken gitti.

Bu yıl o defteri kapatmıştım, zira Ale de New York’a defalarca gitmiş, şimdilerde pek hevesi yok, San Fransisco’cu kendisi.

IMG_8028

Sonra Harika bana dedi ki ”kuzemim geliyor, New York’ta yalnız olmazsın hadi gel”, ben de bir cesaret aldım biletimi. Lakin geçen yazdan beri aramama rağmen internette şöyle anne çocuk yalnız New york seyatahi yazısı bulamadım. Herkes karı koca gidiyor, ben Ale yanımda olsa dünyayı gezmeye çekinmem Vera’yla ama tek başıma biraz korktum açıkçası. İşte bu yazı bir New York şehir rehberinden çok, bir annenin 2,5 yazındaki kızıyla New York macerası.

Tabi bu seyahat benim için gerçekleşti. Vera için şehir seyahatinden çok doğa, deniz tatillerini tercih ediyorum. Ama o da benim kadar keyif aldı biliyorum.

Şimdi efenim son Istanbul seyahatimiz sonrası ben çok korktum. Hem de nasıl korktum. Hata mı ettim acaba dedim. Anladım ki benim Türkiye seyahatlerim sıkıntılı geçiyor. Bir şekil beklentimi düşüremiyorum ben İstanbul’da, istiyorum ki gezeyim tozayım eskisi gibi, arkadaşlarımla görüşeyim. Herkese yeteyim, herkesi mutlu edeyim derken başta kendim olmak üzere kimseye yetemeden dönüyorum.

IMG_8023

İşte New York’la ilgili hiç beklentim olmadığından çok da güzel geçti. Güzel geçtiden kastımın sabah MOMA’da saatlerce gezip, arkasından SOHO’da alışveriş, akşam şıkır yemekler, rooftoplarda akşam içkileri olduğunu sananlar okumayı bence burada bıraksın. New York seyahatimiz 2,5 yaşında bir çocukla olabilecek en güzel şekilde geçti.

Bol bol çocuk parklarına gittik, ikimizin istekleri arasında denge kurmaya çalıştım, (tamam Vera’yı biraz kayırdım).

Kurallarım esnedi, bazen hayırlarım bile evete döndü. Belli bir stabil sakinliği korumaya çalıştım, çocuğumla tatilden keyif alıp anın tadını çıkarmaya çalıştım. Sıkıntı yaşadığım, stres yaptığım, Vera’ya kızdığım zamanlar da elbette oldu ama tatilin genelini etkileyecek durumlar değildi onlar.

Ayrıca çocuklar tatilde esneyen kuralların evde eski haline döndüğünü anlıyorlar. Belki de biz çok seyahat ettiğimiz için öyledir ama bir iki deneme sonrası eğer siz de sağlam durursanız evde düzen eski haline dönüyor.

IMG_0435

Harika ve Tugba çok tatlılardı, bizim ritmimize ayak uydurdular, bize yardımcı oldular, ben bazen kendi kendime stres yaptım, o zaman beni makul mantıklı çizgiye çektiler. O yüzden onlara burdan kocaman teşekkürler.

Gelelim detaylara.

Kalış Süresi

İki haftalık San Fransisco seyahatimiz esnasında bebekle Amerika’da iki haftanın çok az olduğunu, tekrar Amerika’ya gelirsem en az üç hafta kalmam gerektiğini düşünmüştüm. Çünkü tam gerçekten alışıyorsun, dönüyorsun. Harika ise geldiğinize değsin 1 ay kalın dedi, orta yol üç hafta kalmaya karar verdik. Lakin hem Vera büyümüştü, hem doğu yakası daha yakın, saat farkımız daha az. Yani iki hafta da pekala yeterli olabilirmiş. Hatta ben Vera’yı Ale’ye bırakıp dört beş gün yalnız gitsem mi diye düşünmüş vazgeçmiştim ama pekala o da olabilirmiş. Her an yapabilirim yine böyle bir kaçamak 🙂

IMG_9763

Uçak Yolculuğu

Bremen – Frakfurt, Frankfurt New York aktarması ile Lufthansa ile uçtuk. Sabah on civarı Bremen’den havalandık, öğlen bir civarı da Frankfurt’tan havalandık. Frankfurt New York arası yedi buçuk saat, hatta biz planlanandan bir saat kadar erken indik. Yolculuk bana göre şahane geçti. Mutlu anne mutlu çocuk dedim, hayatımda ilk defa Vera kuşuma uçakta çizgi film izlettim. Sürekli olmamakla birlikte toplamda üç saat kadar çizgi film izledi. I pad ve yolculuk için Vera’ya aldığım resimdeki pembe kulaklığı ile kah Pepe izledi kah uçuştaki çizgi filmlerden. Son 15 dakikaya kadar hiç uyumadı. Öğle uykusunu almadı, yorulduğu bir an biraz maraza çıkaracak gibi oldu ama yeni aldığım puzzle’ını çıkardım ve onunla epey oynadık. Uçuşlar için daha önce görmediği yeni bir oyuncağı tavsiye ederim. İkimiz birlikte biraz uçakta gezindik. Oyun oynadık, çizgi film izledi ve bu sayede ciddi anlamda yolun nasıl geçtiğini anlamadım. Allah Pepee’den razı olsun.

IMG_8020

O kadar uzun süre çizgi film izlemesine izin verdiğim için biraz vicdan azabı çektim ama sonra düşündüm o kadar saat tek başına Vera’yı oyalamam çok zordu, kesin sinirlenecektim ve o zaman işler ikimiz için de zorlaşacaktı. O yüzden bu istisna herkes için çok faydalı oldu.

Eskiden uçakta pek oyuncakla oynamazdı ama bu yaşlarda gerçekten artık puzzle, kalem kağıt, lego, oyun hamuru gibi oyuncaklar ve kitaplar ile oldukça oyalanıyor. Oturarak oynanabilen tüm oyunlar epey işe yarıyor aslına bakarsanız. Şarkılar türküler de cabası.

Bunun dışına yanıma epey çocuk atıştırmalıkları aldım. Tatlı olanları acil durumlar için sakladım ama hiç vermedim zira tatlı şeyler enerji veriyor. Dolayısıyla onlar en zor anlar için. Tatlı olmayanlara da pek pas vermedi gerçi Pepee varken 🙂

IMG_8474

New York’a varış saatimiz yerel saatle öğleden sonra üç civarı idi. Eve vardık falan filan derken Vera akşam yedi civarı uyudu.

Gitmeden şu yatağı almıştım Vera’ya, gerçi sürekli yere düştü hareketli uyuyan çocuklar için tavsiye etmem ama inanılmaz hafif ve pratik. Hatta yerim olsa buraya da taşıyacaktım. Çok temiz kullandık Target’a iade edip paramızı da geri aldık 🙂

IMG_8231

Aynı şekilde gitmeden çok ucuz bir oto koltuğu da almıştım. Geri alacaklar mı bilmiyorum ama almazlarsa da içimin yanacağı kadar çok para vermedim.

Bu arada New York’ta oto koltuğundan, yatağa, pusetten mama sandalyesine kadar aklınıza gelebilecek her şeyi kiralayabiliyorsunuz ama üç haftalık oto koltuğu kirası 100 dolarken ben şu oto koltuğunu 60 doların altında bir fiyata aldım.

İlk gece Vera sabah beşe kadar kesintisiz uyudu. İkinci sabah altıda, üçüncü sabah altı buçukta uyandı. Sonraki günler ona kadar uyuduğu bile oldu 🙂 Dolayısıyla Vera pek jet lag olmadı. Ben oldum 🙂

IMG_8029

Dönüş uçağımız akşam üzeri altı civarı idi. Bu kez yine Frankfurt aktarmalı idi. Dönüşte dört saate yakın Pepee izledi. İki saat uyudu. Gece uyku saatimiz olmasına ve öğle uykusu uyumamasına rağmen epey geç uyudu. Uykuya dalması problemli zaten. O yüzden çok uyutmaya çalışmadım yoksa uyumadıkça yine sinirlenecektim biliyorum.

Benim reglimin ilk günüydü, biraz ağrım vardı, Vera ile geçirdiğim üç hafta New York üzeri daha yorgundum falan o yüzden daha fazla çizgi film izlemesine izin verdim. Dönüş yolculuğu biraz daha yorucuydu. Ben de pek uyuyamadım.

IMG_8073

Frankfurt’a vardığımızda New York’ta saat gece yarısını geçmişti, Frankfur’ta sabah olmuştu. Pasaport kuyruğunda Vera biraz ağladı artık çok yorgundu ama ben sakindim Allah’tan. İşte bunlar hep çizgi filmden 🙂 Sonra Bremen uçağında oynadık falan geçti zaman.

Eve vardığımızda ikimiz de kısa bir öğle uykusu uyuduk. Akşam dokuz on civarı tekrar yattık ve sabaha kadar kesintisiz uyuduk. Sabah Vere hemen kreşe başladı. Biz de rutin hayatımızı devam ettirince yeni saatlere uyum sağlamak daha kolay oldu. San Fransisco dönüşü bir ay boyunca çok korkunçtu ama bu sefer öyle olmadı. İkinci gece ikimiz de uyandık ama normalde de olabiliyor bu jet lagden mi emin değilim. Sonraki geceler problemsiz geçti. Yine Vera jet lag olmadı ben biraz oldum 🙂

IMG_8588

Konaklama

Liseden çok yakın arkadaşımın New Jersey’deki çok şık apartman dairesinde kaldık. Hudson nehrinin kenarında, Özgürlük Anıtı manzaralı bu daire Manhattan’a o kadar yakındı ki, Manhattan’ın karmaşa ve kirinden uzak, geniş ve konforlu daireyi ben çok beğendim. 7 dakikada feribotla Dünya Finans Merkezi’ne geçebiliyorduk ya da Path’le yarım saatte 33. caddede olabiliyorduk.

Her gün sabah akşam özgürlük heykeli görmekten havalandık sanırım görmeye gitmedik bile 🙂 Path, New York metrosuna göre daha yeni ve temiz. Çocukla çok daha güvende hissettim. Feribot ise Path’e göre daha pahalı ama Vera çok sevdi o yüzden arada ona da bindik.

IMG_8060

Evden çıkarken ve eve girmeden önce nehre taş atmak Vera’nın en büyük aktivitesiydi, bayıldı evladım. Evin yanındaki parkta da epey zaman geçirdik. Manhattan’a hiç inmediğimiz günler de oldu. Lokal gibi takıldık ayol 🙂 Dalga geçiyorum tabi ki lokal gibi takıldık coolluğu için yeterince yaşlıyım ben. Umrumda değil artık öyle şeyler. Zaten çocukla lokal gibi gezmemek mümkün değil. Zaten New York yaşam tarzı itibariyle turistik mekanları gezerken bile lokal gibi takılabileceğiniz bir şehir. Ayağınıza düz ayakkabılarınızı geçirin, elinize kahvenizi alın ve şehrin tadını çıkarın.

IMG_9441

New York

Gelelim New York’un nasıl geçtiğine. Dediğim gibi kurallar esnedi. Çoğu gün öğle uykusu uyumadı. Ekmek ve pancake’den bol bir şey yemedi sanırım. Blueberry bir de 🙂 Instagramdaki @2cities1kitchen hesabımdan Vera’nın neler yediğini paylaştım. Onun için ayrı postlar hazırlayacağım. Şimdi genel olarak nasıl geçtiğini yazıyorum.

Natural History Museum hariç başka bir müze gezmedik. Şimdi düşününce iki saat kadar sanat müzesi de gezebilirmişim, hatta MOMA’daki çağdaş sanat eserlerinin bir kısmı Vera’nın da ilgisini çekebilirdi diyorum ama orada cesaret edemedim. MET’i de gezebilirmişim aslında.

Bir gün tam Guggenheim’ın önünde uyudu ve o kadar çok sevindim ki. Kapalıymış müze ya, yaşadığım hayal kırıklığını anlatamam. Perşembe niye kapalı olur ki bir müze.

IMG_8861

Çok yürüdük, sürekli yürüdük. Manhattan adası aslında o kadar büyük değil. Çok kısa sürede çok fazla şey görebilirsiniz. Çocukla bile, ama bizim zamanımız bol olduğundan epey yaydık.

Dört beş defa taksiye bindik. Taksciler yarımsever hatta tüm New Yorkerlar genel olarak çok kibar ve yardımcı. Taksicilere yüzde yirmi bahşiş vermeyi unutmayın bu arada.

Metroya sadece New Jersey-Manhattan arasında bindik diyebilirim. Her durakta asansör yok. Asansör olmayan duraklarda hatta tüm merdivenlerde mutlaka biri durup yardımcı oluyor. Bizim yanımızda çoğu zaman Tuğba olduğu için o çok yardımcı oldu bize sağolsun asansör olmayan duraklarda özellikle. Manhattan içindeki metrolar epey pis ve kalabalık o yüzden çocukla yalnızken taksi tercih etmek daha iyi geldi bana.

Her yerde çocuk parkı var, sürekli mola verebilirsiniz.

IMG_9432

Bütün şehir dümdüz, yürümek çok kolay. Her yer yakın. Şehir ızgara sistem. Yukarıdan aşağıya enlemler avenue. Paraleller yani aşağıdan yukarıda caddeler de streetler. 5th Ave. doğusundaki caddeler East diye geçiyor, doğal olarak :), batısındakiler de East. O yüzden yön bulmak da çok kolay.

Whole Foods organik marketler zincirinden San Fransisco’da da çıkmamıştık, burada da. Günlük açık büfe yemekleri çocukla hayat kurtarıyor zira her zaman çocuğun yiyebileceği sağlıklı sebzeler bulmak mümküm.

IMG_8072

Bebek arabası olarak seyahat arabamız olan Chicco Liteway’i götürdük. Çok hafif ve tek parça olması çok pratik oldu. Fakat Vera için yeterince konforlu olmadı. Çok ağırlık yükleyemedik (alışveriş poşetlerini elinde taşımak zorunda kaldı), sürekli elimizde kahve, telefon vs olunca tek elle itilemeyen baston puset dert oldu. Bugaboo Cameleon’umuz asansörsüz metrolar için fazla ağır olurdu, taksi için açıp kapamak sıkıntı olabilirdi ama travel system bir bebek arabası da pekala götürülebilir bence. Hele da karı koca seyahat edecekseniz. Bence en ideali Bugaboo Bee olurdu.

IMG_9363

Tuğba ve Harik çok kahveci olduğundan, bütün gün yürüdüğümüzden sürekli kahve aldık. Ben de kahveci oldum valla. O yüzden tek elle itebileceğim bir pusetim olsa ya da kahve koyacak bir yerim olsa şahane olurdu.

Vera tabi sürekli arabasında oturmadı. Epey yavaş gezdik yani :). Ama parklar hayat kurtarıyor, çocuk yorulunca sonra uyumasa da arabasında oturuyor.

14 Mayıs – 4 Haziran arası New York’taydık. Gittiğimizde hava serindi, yağmurluk spor ayakkabı vs geziyorduk, dönerken tam yazlıktık. Bir kaç gün aşırı sıcak oldu ki o sıcakta gezmek işkenceydi. O yüzden ilkbahar ve sonbahar New York için en güzel zaman bence. Kışın da aşırı soğuk.

IMG_9490

Harika çalıştığı için akşama kadar görüşemiyorduk. Çoğu zaman Tuğba, Vera ve ben gezdik. Tuğba’sız gezdiğim 3 ya da 4 gün oldu sadece ama o günlerin de zor geçmediğini belirtmeliyim. Fakat yardımından çok en çok arkadaşlığı için özledim Tuğba’yı. Vera’nın deyimiyle canım Tugba 🙂

Özetle Vera da ben de bu seyahatten çok keyif aldık. New York kesinlikle çocukla gitmek için korkulacak bir şehir değil.

New York’la ilgili izlenimlerimi, nerelere gittiğimiz, ne yiyip ne içtiğimizi de bir ara anlatacağım.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

      • Fulya

        Yok Kanada, bizim kızanı biliyosun yemiyo ya, işte bende de bunun stresi var, ne yediririm oralarda diye : )) Az önce son yazını okudum, hemen sızlanayım istedim 😂

        | Cevapla
        • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

          ha ha canım juice barlar kesin orda da vardır en kötü smoothie juice falan için sebze var içlerinde taze sağlıklı seviyor kızanlar öyle şeyleri. Yumruğu kadar yese yetiyor onlara. Whole Foods tarzı organik marketlere de bak derim illa ki bulursun bulamazsan da bırak gitsin o da tatilde yesin makarna pilav 🙂

          | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir