2 Cities 1 Woman

Çocuk Sahibi Olmak Neden Harika Birşey

Öncelikle belirteyim bu yazı çocuksuzlar çocuk sahibi olsunlar diye yazılmamıştır. Bana ne isteyen olsun istemeyen olmasın. Çocuk sahibi olmamak bir tercih ve kimse çocuk sahibi değil diye daha az mutlu veya hayatı daha anlamsız olmaz. Ben kendi duygularımı paylaşacağım. Amaç o 🙂 Hani bazen diyorlar ya bu kadar çok söyleneceksen niye çocuk sahibi oldun diye. Gerçi insan çocuk sahibi olmadan önce bunları yaşayacağını bilmiyor ama şimdi biliyorum. Bazen zor olsa da çocuk sahibi olmak benim açımdan harika bir duygu. İnsan ne kadar kızsa da bir gün bile pişman olmuyor, 5 dakikadan fazla kızgın kalamıyor. Bu aşk değil de nedir Allah aşkına?

Bir kere her sabah uyandığında, kreşten her almaya gittiğinde, babasıyla dışarı çıkmışsa her döndüğünde, kısacası bir süre görmediysen her kavuşman, iki saatlik bir ayrılık bile olsa, seneler sonra kavuşmussun gibi bir coşkuyla oluyor. Belki ilişkinin ilk başlarında insan manitasını bu kadar özler de iki senedir azalmayan hatta artan bir coşkuyla insan evladını çok özlüyor ve çok seviniyor. İsterse sabahın köründe uyansın her sabah yüzümde kocaman bir gülümseme ve kocaman bir coşkuyla giriyorum çocuğumun odasına. Öyle büyük bir sevgi, öyle büyük bir özlem.

d85ddebc75f4c8d344569e41be8e221d

Dünyanın en nankör insanı da olsanız çocuk sahibi olmak insanı şükür sahibi yapıyor. İşte efendim evliler daha mutlu yok bekarlar daha mutlu, çocuklular daha mutlu falan dite zibilyon tane yazı yayınlanıyor her yıl. Kim daha mutlu bilemem ama çocuk sahibi olmak insanı şükrettiriyor, o da bence azami bir mutluluk seviyesi sağlıyor. Her gece uyurken evladınız sağlıklı ve yanınızda olduğu için şükrediyorsunuz. En büyük dilediğiniz bu oluyor. Geri kalan herşey tali.

Bazen mutfakta yemek yaparken o salonda yerde oturmuş oynarken ve hatta bazen kendi kendi şarkı söylerken bazen durup bir dakika ona bakıyorsunuz ya, o an var ya işte o an tarifsiz bir mutluluk, huzur ve şükür

Yengem çocuğa altın top der. Hakikaten de öyle. Evin en değerlisi, en kıymetlisi. Aynı zamanda en büyük eğlencesi. İnsanı baya güldürüyor çocuklar. Hele büyüme başladılar mı bazen gülme krizine bile sokuyorlar.

Bizimki evde bana yardım etmeye başladı, unuttuklarımı hatırlatmaya, yerini bulamadıklarımı göstermeye başladı. Misal geçen gün kahve yaptım Telve’de, o sırada ona çorba koydum ay ben de açım sanki ben de bir kase çorba içeyim diye oturdum yanına. Anne kahve kahve demese unutmuş gitmiştim kahveyi.

Aha da şu kediler gibi bir sokuldu mu dünya yansa umrunuz olmaz. Öyle bir motivasyon yükseltici sevgi pıtırcığı bunlar. Hatta bazen kızdırdı seni mesela çemkiriyorsun gelip bir sırıtıyor, bir yanaşıyor hemen eriyiveriyorsun.

548c11cde71373f55d1173520179ee29

Daha iyi bir insan oluyorsunuz. Gerçekten. Eskiden kötü kalpliydik değil ama daha iyi, daha ulvi, daha sakin, daha sabırlı, daha olgun, daha mantıklı. Bir günde olmuyor tabi bunlar. Yavaş yavaş. Kişisel gelişim gibi. Daha önceki yazılarımda da hep bahsettiğim gibi kendinizi daha çok sevmeye ve takdir etmeye başlıyorsunuz. Çocuğunuz size kendinizi sevmeyi öğretiyor. Her bakımdan daha iyi bir insan olmayı öğretiyor.

Çocuk sahibi olmak insanı mucizelere inandırıyor. Çünkü bu bir mucize. Birbirini seven iki insan sevişiyor ve sonra karnının içinde yoktan bir kalp atmaya başlıyor. Hayatta daha büyük bir mucize var mı? O zaman hayatta herşey mümkün. Herşeye gücümüz var.

Vera ilk doğduğunda herkes çok gururlu olmalısın falan diyordu ben de salak salak bakıyordum neden ki diye (içimden). Yani ben bir şey yapmadım ki evet güzel tatlı sağlıklı akıllı ama bu biraz da genlerden. Ama bebek doğduktan sonra şu anda mesela 2 yaşındaki paylaşımcı, iyi huylu,  vicdanlı, altın kalpli, çöpünü çöpe atan kızımla artık gurur duymaya başlayabilirim 🙂 çünkü artık yavaş yavaş benden ve babasından etkiler görünmeye başlıyor. (olumsuzları da gözardı etmemek lazım tabi ama şimdi konumuz o değil) İşte o yüzden de ona örnek olmak daha iyi bir insan olmak lazım. İyilikten kasıt sadece merhamet, vicdan değil, onlar pek sonradan kazanılmıyor ama daha mantıklı kararlar vermek, daha olgun olmak, daha sabırlı olmak gibi yukarıda saydıklarım da dahil.

Bugüne kadar hissetiğiniz bütün aşk ve sevgiyi unutun. Bambaşka hiç yaşamadığınız bir sevgi. Çok temiz, çok saf, çok masum, çok koşulsuz, çok tarifsiz aslında. Yaşamadan asla anlaşılamayacak bir şey.

Bir de hep umut, dünya bu kadar kötü bir yerken hayatın aslında ne kadar güzel olduğunu, sevginin yetemeyeceği hiçbir şey olmayacağını hatırlatan kocaman bir umut. Dünya yansın isterse ama n’olur çocuklara zarar vermesin kimse artık.

Foto 1 / 2

Merhaba, Ben iki şehirden Zeynep. Kalbimin çeyreği 5 yıl önce ayrıldığım İstanbul'a ait. Sekizde biri büyüdüğüm Edirne'ye, geri kalanı da Vera kuşuma ve beyimle paylaştığımız evime sonra da Almanya'ya. Avukatım, Vera kuşumun anasıyım, beyimin karısıyım, büyük hayalciyim, çok gezerim, çok okurum, çok yazarım, bazen çok konuşur, bazen hiç konuşmam. Bazen şahane yazarım, bazen saçmalarım. Burası da benim her telden çaldığım kişisel günlüğüm gibi bir şey.

Yorumlar

  • Ayşegül

    35. haftalık, her yeri şişmiş hatta hamilelikten epey bir yorulmuş bir kadın olarak ne güzel geldi bu yazı bana. Çoook uzun yıllar hep sevgiyle ve birlikte kalın inşallah.

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir