2 Cities 1 Woman

Bloggerlara Güven Azaldı mı?

Web sitemin yaratıcısı Tanla’nın blogunda gördüğüm şu yazı üzerine sektörden ne kadar da habersiz olduğumu anladım. Konu ilginç geldiğinden ben de bir kaç satır yazmak istedim.

Öncelikle belirteyim ki ben blogumda ürün tanıtımı yapıyorum ama bugüne kadar herhangi bir firma ile bir anlaşmam veya gelir kazancım olmadı. Bir kez Nar Gourmet’nin konuğu olarak restaurantlarında yemeğe gittim. Lakin ben bu yemek davetinden önce Nar Gourmet ile ilgili görüşümü yazdığımdan ve bir yemeğine yalan yazmayacağımdan (yazacaksam lokantayı versinler bari di mi 🙂 objektif görüşümü yazdım, üstelik burada kendilerinin davetlisi olduğunu da belirttim. Yazılarım da burada ve şurada.

blog

Ben ki Pınar Sabancı hakkında yazdığım bu yazıyı kendisine mail atmış insanım. O da sağolsun teşekkür eden bir cevap yazdı. Belki asistanıdır ama farketmez. Bir süre sonra da evde bebeğinin bakıcısını belirttiği bir fotograf koydu instagrama. Dolayısıyla olumsuz görüş yazmakla yergi yapmıyorsunuz, aklı başında olan insana/firmaya fayda sağlıyorsunuz.

Dolayısıyla bir gün firmalarla işbirliği yaparsam da objektif görüşümü yazmaya devam edeceğim. Eğer objektif görüşümü yazmamam gibi bir durum söz konusu olursa da bu bir reklam postudur diye uyarı yazarım size de anlarsınız o bir reklam.

Benim bloggerlara güvenim azaldı evet. Elbette hepsine değil. Ama çoğunluğuna diyeyim. Hala okuyorum, evet, ama objektif görüşlerini yansıtmadıklarını biliyorum. Bunun bilincinde olup okuyunca sorun yok zaten. Güvendiğim bloggerların kaliteleri de ortada zaten.

Benim en çok kızdığım ise firmalardan gelen ürünler sanki firmadan hediye gelmemiş, kendisi gidip para verip almış gibi davrananlar. Yani desen ki bana şu firma şunu yolladı denedim beğendim, beğenmesen bile daha samimi, en azından o ürün sana hediye gelmiş onu yazıyorsun samimiyetle. Bir de arkadaşlarıyla birlik olup bir kaç gün önceden sosyal medyada ortam hazırlayanlar var. Tamamen atmasyon örnek veriyorum rimel alacağım diyor, öbürü alttan X marka mı, ben kararsızım ben de alacağım falan yazıyor, iki gün sonra x marka rimel aldım yazısı. İşte bunlara gerek yok. İnsanlar aptal değil. Olumsuz görüşünü zaten yaz ama hani onu yazmayacaksan bile onu sana firmanın yolladığını belirt.

Not: Yazımın Renan Tavukçuoğlu röportajı ile ilgisi yok. Tavsiye evi yorumlarını bugüne kadar hiç okumadım. Onlar güvenilir mi güvenilmez mi bilmem, ben konu açılmışken bazı bloggerlarla ilgili okuyucu ve tüketici olarak kendi fikrimi belirttim.

Benim bu konudaki görüşüm budur. Siz ne düşünüyorsunuz?

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

  • özge

    Evet onemli bir konuya deginmissiniz. Isim vermis olacagim ama billur saatci’nin tarzini vs cok begenmeme ve kendisini cok sempatik bulmama ragmen,ozellikle instagram postlarinda davetli oldugu yerleri, muhtelmelen sponsorlardan gelen urunleri sanki kendi tercihiymis gibi gostermesinden acikcasi rahatsiz oldum. Yabanci bloglarda “blog with integrity” etiketi var, hepsinde degil bazilarinda tabii, ve bu etiket blogger i sponsor kullandiysa bunu belirtmeye mecbur ediyor. Ozellikle bu isten buyuk paralar kazanan insanlarin bu konuda duyarli olmasi ve hitap ettikleri kitleyi aptal yerine koymamasi gerekiyor…

    | Cevapla
  • Hülya

    Görkem diye bir kız var bizlerden küçüktür yaşı,
    yourfaceismycanvas bloğunun adı ve inanılmaz objektif.
    Hediye gelen her ürünü olumlu ve olumsuz ne ise görüşü yazıyor. Böyle olmak lazım

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir