2 Cities 1 Woman

Bizim Ailenin Beslenme Alışkanlıkları

Uzman Psikolog ve Beslenme Uzmanı Ceylan Bakkalbaşıoğlu Sensin yeni yazısı ile bizlerle.

”Yepyeni bir yıldan kocaman merhaba, Yazılara biraz ara vermiş gibi görünsem de aslında tek suçlu yeni yıl ve onun vermiş olduğu rehavet… Yoksa niyetim Zeynep’in bu güzel sitesine ayda bir yazı yazabilmek…

Yeni yıl yazısı biraz benden, biraz kızımdan biraz da bizim ailenin beslenme alışkanlıklarından olsun istedim. En azından böylelikle bundan sonraki yazılarımda beni biraz daha iyi tanima fırsatınız olabilir. Ben çok yemek seçen, yediği tatlara, yemeğin görseline çok önem veren biriyim. Kimine göre kötu, tutucu olan bu yanım kızım doğduktan sonra tamamen olmasa da büyük ölçüde değişti. Hala yemeğin güzel görünmesi ve sunulması benim için önemli olsa da artık evde her yemek pişmeye başladı. Çünkü hepimiz biliyoruz ki sağlıklı ve doğru beslenme alışkanlıkları küçük yaşta, model alınarak öğreniliyor ve o eski siz, siz olmuyorsunuz :). Tabii tüm bu değişiklikleri yaparken mutfak kültürünüz de yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Daha önceleri kendimiz icin üşendiğimiz birçok şeyi çocuğumuz daha iyi beslensin diye yapar oluyoruz, onun organiği, yok bunun şekersizi derken zaman zaman kendinizi işin içinden çıkılmaz bir halde bulabiliyoruz.

e8b1f84398b617bb8e8a1aa3e1ddc1b5

Bizim evdeki yeme kültürünün değişmesi kızım Bahar daha 3 aylıkken başladı çünkü süt ve süt ürünlerine  karşı alerjisi olduğu ortaya çıktı. 18 ay emzirdim ve bu 18 ayın 15 ayında çok sıkı bir diyet uyguladım. Katı gıdaya geçiş aşamalarımız alerjik olmayan bebeklere göre çok daha uzun ve çok daha zahmetli oldu. Daha sonra soya içeren ürünleri de kullanamadığını test edip öğrendik. Kivi ve bazı tropikal meyvelerin de Bahar icin alerjik oldugunu öğrendik. Hala denemediğimiz yiyecekler var. Zamanla yavaş yavaş denemeye devam edeceğiz. Süt ürünleri denilince insanın aklına sadece süt, peynir, yoğurt gelse de hayatımızda kapladığı yer çok daha büyük. Aklınıza gelebilecek herşeyin içinde süt ürünü veya soya bulunmakta. Neredeyse tüm paketli hazır ürünler, tatlılar, çikolatalar, kurabiyeler, bisküviler, dondurmalar soya ya da süt ürünü içermekte. Sosyal ortamlarda, cafelerde, restoranlarda sipariş verebileceğiniz gıdaların sınırlı olması, çocuk doğum günü partilerinde yaşayabileceğiniz zorluklar da sosyal hayattaki zorluklar olarak karşımıza çıkıyor. En önemlisi de evde alışmış olduğunuz yemek tarzınızı değiştirmeniz ve çevrenizdekileri de bu konuda eğitmeniz gerekiyor olması. ‘’Ayy kızım kaşığın ucuyla tereyağ koydum ondan ne olucak ki; imrenmesin çatalın ucuyla tattıralım’’.

Örnekler saymakla bitmez. Önemli olan iyi ve kaliteli bir şekilde beslenmek için doğru destekleri almak, araştırmaktan denemekten yılmamak ve değişikliklere açık olmak. Kendinizi kalıplara sokmayın. Herşeyin organiği olmak zorunda değil. Evet, şeker çok faydalı değil ama yerinde kullandığımız sürece problem de değil. Haftanın başından sağlıklı menüler hazırlayın. Günlük protein ve vitamin gereksinimini ihtiyaçlarına göre belirlemeye çalışın. Mutlu yemekler pişirmeniz dileğiyle…”

Ceylan’ın ”Çocuklarda Beslenme” ve ”Ara Öğün”lere ilişkin diğer  yazıları için buraya tık tık.

Merhaba, Ben iki şehirden Zeynep. Kalbimin çeyreği 5 yıl önce ayrıldığım İstanbul'a ait. Sekizde biri büyüdüğüm Edirne'ye, geri kalanı da Vera kuşuma ve beyimle paylaştığımız evime sonra da Almanya'ya. Avukatım, Vera kuşumun anasıyım, beyimin karısıyım, büyük hayalciyim, çok gezerim, çok okurum, çok yazarım, bazen çok konuşur, bazen hiç konuşmam. Bazen şahane yazarım, bazen saçmalarım. Burası da benim her telden çaldığım kişisel günlüğüm gibi bir şey.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir