2 Cities 1 Woman

Bana Bir Masal Anlat Baba

Noeldi, yeniyıldı derken evde uzun bir tatil geçirdik hep beraber. Ben normalde bütün gün yalnız olduğumdan ve kocam çok yoğun çalıştığından birlikte vakit geçirdiğimizde çok mutlu olurdum. Bu sefer pek olamadım. Bak anlatayım neden?

Hatırlarsanız Vera’yla biz böyle bir rutin tutturmuş gidiyorduk. Arada ben Madrid‘e gittiğimde falan babası uyutunca düzen biraz şaşmıştı ama çabuk toparlamıştım.

Şimdi yaş itibariyle mi yoksa kız çocuğunun baba aşkından mı bilinmez Vera babasına aşık. Evde adamın dibinden ayrılmadı on gün boyunca. Baba uyutsun, baba giydirsin herşey babayla yapılmalıydı, nitekim yapıldı da. E ne var sen de keyfine baksaydın işte dediğinizi duyar gibiyim. Öyle olmadı dostlar.

Babası Vera’yı odasında, Vera’nın yatağının yanındaki misafir yatağına uzanarak uyutuyor. Benim eski metodum. Elini de tutuyor. Vera da babasına nazı geçtiğinden midir nedir hep geç uyur. Benim yarım saatte uyutacağım çocuk iki saatte uyuyunca bana basıyorlar.

Neden bilmiyorum bir süredir ve hatta tüm tatil boyunca gece uyandı. Evet valla biz de şaşkınız. Her gece kabus görmüş gibi çığlıklar atarak uyandı hem de. Babası yatağına yatsın ayakta dikilmesin diye ben gidiyorum blöfü yapıyormuş. Sanırım o yüzden baba hayır diye çığlıklar atarak uyanıyordu geceler.

IMG_3073

Burada hemen başka küçük bir uyarı vereceğim. Ben Vera doğduğundan beri tuvalete giderken veya aynı odanın içinde su içmeye yanından kalkarken bile ”Vera ben şuraya gidiyorum hemen geleceğim, 2 saat sonra geleceğim” vs her zaman açıklama yaptım. İlk bir yıl sürekli evde beraberdik zaten. O yüzden sağlam bir bağlanma ilişkimizin olduğunu düşünüyorum. Daha 8-9 aylıkken gym’e götürdüğümde kimse annesinin dibinden ayrılmazken Vera hemen kendisi uzaklaşır kafasına göre kendi kendine oynar, arada kafayı uzatıp beni kontrol eder, ona baktığımı ve görebileceği bir yerde olduğumu görünce güvende hisseder ve oyununa devam ederdi. Belki de çocuğun karakteridir bilemiyorum neticede bu benim kendi tecrübem ve hissiyatım.

Neyse ben babasıyla bu ilişkinin bizimki kadar sağlıklı kurulamadığını düşünüyorum. Çünkü babası çalışıyor. Adamın da kabahati yok. Vera babasını az görüyor ve çok özlüyor. O yüzden de sanırım babasının geri döneceği güveni tam olarak oluşmadı.

Ale işe giderken benim oyalamamı isterdi mesela paldur küldür çıkardı Vera arkasından çok ağlardı. Yapma böyle diye diye huyunu değiştirdi ve artık o da açıklama yapıyor ve Vera gerçekten de arkasından eskisi gibi ağlamıyor.

Neyse bu tatilde işte biz çok uykusuz kaldık. Vera gece uyanınca sabah çok geç uyandı. Öğle uykusu hiç uyumadı. Sabah biz de çok yorgun olduğumuzdan uyandıramadık da. Öğle uykusu uyumayınca hiç dinlenemedik de gün içinde. Velhasıl çok yorucu bir tatil geçirdik. Ben uyutmaya kalktığımda etinden et koparmışsın gibi çığlıklarla ”baba” diye ağladı.

Akşamları erken uyuyabileceği halde babası geç uyuttu, zor uyuttuğu için sanıyor ki çocuğun uykusu yok. Bir şey desen bur sefer de sürekli eleştiren dır dırcı kadın oluyorsun.

Ay ikisine de gıcık oldum 🙂

Neyse tatil bitti ve biz rutinimize geri dönmeye başladık. Kreşin açıldığı ilk gün Ale de evdeydi sabah beraber bıraktık eve dönerken kuşlar gibi cıvıldırıyorduk 🙂

Dün akşam ilk defa Ale evde yoktu ve ben Vera’yı uyuttum. Eski rutinimize dönmek istedim. Bu arada bizim eski rutine yeni ekleme geldi. Şöyle ki, Vera’nın dişler fırçalanıyor, banyo yapmayacaksa el yüz vs yıkanıyor. Lazımlığa oturma, tekrar el yıkama, pijamaları giyme, odasında beraber kitap okuma, sonra Vera ışığı kendisi kapatıyor, kucağıma geliyor, beraber şarkı söylüyoruz. Bazen kitap okurken bazen bu esnada sohpet de ediyoruz. Günün kritiğini yapıyoruz. Bunu da küçüklüğünden beri yapıyorum, eğer örneğin o gün iyi veya kötü bir şey yapmışsa, ikimiz de sakinken gümbürtüye gitmeyecek şekilde onları da konuşuyorduk. Lan bu küçücük şeyler az değil, eğer hoşuna gitmeyecek bir şey söylüyorsam hemen konuyu değiştirir falan 🙂 ben de uzatmam çünkü bilirim ki anladı 🙂

Neyse işte o sıra öperim ben onu bol bol ninni şarkı söylerim, bu arada kendisi de katılıyor şarkı söylemeye. Bu sıralar favori ”baba içi” diye istediği ”bana bir masal anlat baba” içinde kelimesi çok geçiyor ya içinde o yüzden ”baba içi”. Sonra yatağına yatma istedi, benim de odada misafir yatağına yatmamı istedi, ben dışarı çıktım, tekrar kucak istedi, bir kez daha alıyorum kucağıma, sonra yeniden yatağına yatmak istedi. Tekrar kucak istediğinde artık almadım. O da çok ağladı. Deliler gibi ağladı.

En sonunda pes edip uyudu ama o arada ben yaşlandım. O ağlarken sürekli tatlı tatlı konuştum daha çok ağladı. En sonunda çok kararlı bir sesle artık yeter uyku zamanı dediğimde sustu ve dün gece hiç uyanmadı.

Şimdi biliyorum ki alsam kucağıma gitsem yanında uyusam uyku süresi yine çok uzayacak geç uyuyacak. Ama ana yüreği de dayanmıyor işte valla bilmiyorum bugün hala kendime gelebilmiş değilim üzüntüden 🙁 Gideyim de işlerimi halledeyim biraz ben şimdi. Sonra yine yazarım.

Merhaba, Ben iki şehirden Zeynep. Kalbimin çeyreği 5 yıl önce ayrıldığım İstanbul'a ait. Sekizde biri büyüdüğüm Edirne'ye, geri kalanı da Vera kuşuma ve beyimle paylaştığımız evime sonra da Almanya'ya. Avukatım, Vera kuşumun anasıyım, beyimin karısıyım, büyük hayalciyim, çok gezerim, çok okurum, çok yazarım, bazen çok konuşur, bazen hiç konuşmam. Bazen şahane yazarım, bazen saçmalarım. Burası da benim her telden çaldığım kişisel günlüğüm gibi bir şey.

Yorumlar

  • Geri İzleme: Karnım Şimdiden Küçülmeye Başladı | 2 Cities 1 Woman

  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir