2 Cities 1 Woman

”Atıp kurtulmak onarmaktan yeğdir”

Bu kış yine bir cumartesi sabahı klasiği olarak Vera ile sokağımızdaki pazara gitmiştik. Ne güzel bir gündü ki Serra da yanımızdaydı o gün. Vera’nın kreşten bir arkadaşı ile karşılaştık. Babaannesi ve dedesi olduğunu tahmin ettiğim kişiler vardı yanlarında. Nitekim sohbet etmeye başladık. O sırada Vera’nın elindeki şu anda ne olduğunu hatırlamadığım bir oyuncağı söküldü/kırıldı. Vera’nın arkadaşının babaannesi ”annen tamir etsin” dedi, Vera’nın üzüldüğünü görünce. O günden sonra Vera’nın diline dolandı bu tamir işi, ne bozulsa/kırılsa/sökülse tamir için bize koştu. Hatta, ‘babam tamir etsin’ deyince, ben hırs yaptım ”ben de yaparım” diye falan 🙂

Malum geçenlerde New York’ta ben üç hafta içerisinde deliler gibi alışveriş yaptım. Vera büyüdü, mevsim değişti, arkadaşımın kızının küçülen kıyafetleri de olsa Vera için yepyeni pek çok şey çıktı ortaya. Baktım Vera’nın ağzına sürekli ”yeni aldık anne”, ”alalım anne” lafı dolanmış. Tabi aslında çok da gereksiz şeyler almadım, daha çok ihtiyaçlarımızı ama sonuçta kısa bir zamanda çok fazla şey almış olduk ki, bu da Vera için yeni bir tecrübe oldu maalesef.

Evde unutmasaydım bunu okuyacaktım :)

Evde unutmasaydım bunu okuyacaktım 🙂

Bu haftasonu, uzun haftasonu tatili için Prerow’daydık. Geçen yıl da gitmiştik bak burada anlatmışım, bu yıl yine aynı aile buluşmasını, şükür ki daha güzel havada yaptık. Plajda geçirdiğimiz bir günde Vera kırılan oyuncağı için ”yenisini alalım anne” deyince üzüldüm biraz. ”Hayır Vera’cığım onu tamir edebiliriz, her bozulan/kırılan/sökülen şeyi atıp yenisini almıyoruz” dedim. Neyse fabrika ayarlarımıza dönüyoruz yavaş yavaş.

Sonrasında sahilde otururken kitabımı evde unuttuğumu farkettim. Neyse ki İstanbul tatilimde Volki bana e kitap işlerini anlatırken Aldous Huxley’nin Cesur Yeni Dünya’sını telefonuma kaydetmişti. Böylece ilk e kitabımı da okumuş oldum. Kolaymış, güzelmiş, her an her yerde yanımda, küçücük, valla şahane.

IMG_0538

”Atıp kurtulmak onarmaktan yeğdir”. Kitapta sıkça geçen bir cümle. Mevcut sisteme vuracağımız en büyük darbe onarmak, daha doğru bir anlatımla gereksiz tüketime dur demek. Bunu da çocuklarımıza öğretmek. İstisnalar moralinizi bozmasın. Fabrika ayarlarına dönmek her zaman mümkün. Tatillerde kurallar esneyebilir, eve dönünce her şey normale döner. Çocuklar da bunu bilir.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir