2 Cities 1 Woman

Annelik Yolunda Bir Sınıf Atlama Hikayesi: Bitlendik

Çocuğum bitlendi, yetmedi bana da geçmiş. Temizlendik. Dolayısıyla anneliğimin üçüncü yılında yaşadığım bu bit tecrübesi ile annelik yolunda bir basamak daha atladım dostlar. İnterneti kurcaladım da vallahi bir Allah’ın kulu blogunda kendi bit tecrübesini yazmamış. Deniz Pulaş ve Deniz Akkaya çocuklarının bitlendiğinden bahsetmiş, başka da kişisel tecrübe yok. O vakit ben paylaşayım. Kınamayın derim hepimizin saçı var ”karma is a bitch”.

Ön bilgi: İlkokul  birde sınıfçak bitlenmiştik. Kuzenimle aynı sınıfta olduğumuzdan kelli teyzem ve annem bir haftasonu bizi sinek ilacına boğup sonra da önlerine yatırıp bitlerimiz temizlemişlerdi.

Kardeşim yüzünden de 7. sınıfta bitlenmişliğim var vallahi kazık kadar kız olarak çok utanmıştım. Annem de nedense o zaman beni kendi halime bırakmış kendi kendime temizlenmeye çalıştığımı hatırlıyorum. Yaşasaydı bugün sağlam çemkirirdim kendisine.

İki bitlenmemde de hiç kaşıntı hatırlamıyorum ve bit ilaçlarının işe yaramadığını hatırlıyorum.

Geçtiğimiz hafta ensem acayip kaşınıyordu. Boynumda üç tane kolye var. Biri altın değil, dedim herhal bana sosyete hastalığı oldu, alerjim var, yoksa niye ensem kaşınsın? Çıkardım kolyeyi ama kaşıntı bitmedi. Baktım Vera da kafasını kaşıyor fakat biti nedense konduramıyorum. Yani süt bebesinin hasta olmaması gibi ilkokul öncesi çocuklar da bitlenmez bana göre. Ay biz alerji mi olduk, n’oluyo hastamıyız derken salı akşam üzeri duştan sonra bir aydılanma yaşadım ve saçlarımı önüme atıp beyimin sık dişli tarağı ile bir tarandım ki ne göreyim, eyvahlar olsun. Dünya başıma yıkıldı yeminle. Pazartesi kış mutsuzluğu olup böğüre böğüre salak saçma şeylere ağladığım bunalımım resmen dötümde patladı. Yüce Rabbim al sana depresyon didi.

Hemen Ale’yi nöbetçi eczaneye gönderdim. Fakat yani 20 sene öncesinin ilaç teknolojisinde kaldığımdan güvenim de yok, 3 yaşındaki çocuğu nasıl sinek ilacına boğamam diye kara kara düşünmekteyim.

Baktım Ale’de bir şey yok ama yine de ailecek ilaçlandık. Hayatımda gördüğüm en sık dişli metal bir tarakla tarandık. Sirkeleri bile çıkarıyordu. Vera kuşum biraz korktu ama hep kanatlarımızın altında olduğundan bir de biz de ilaçlandığımızdan maraza çıkarmadı. Sadece temkinliydi ve korktuğunu söyledi. Neyse biz temizlendik, nevresimleri değiştirdik falan derken geceyarısı ancak uyuduk. Ale epey çamaşır yıkamış, o gerçekten bitlenmediğinden misafir odasına yolladım kendisini biz de Vera’yla iki bitli koyun koyuna yattık.

Ertesi sabah Ale anaokulunu aradı haber verdi. Doktorunu da aradık, getirmenize gerek yok dedi. Ertesi gün ben ilaca itimat etmediğimden sabah kahvaltıdan sonra hemen eczaneye koşup biraz daha ilaç aldım. Elbette eczacıdan ilacı yeniden kullanabileceğim bilgisini aldıktan sonra.

Evde ilk iş Vera’yı yeniden ilaçladım, bu kez biraz daha uzun tuttum, sonra kendime ilaç sürdüm, o arada oturma odasını ve bütün koltukları resmen vakumladım, elektrik süpürgesiyle iyice süpürdüm yani. Amaç şu: üzerinde sirke olan saç teli kaldıysa, sirkeden çıkacak bitler bize yeniden atlamasın. Malum bitler sadece insanda yaşıyor ama bir kaç gün hayatta kalıyorlar. amaç o bir kaç günü önlemek. 60 derecede yıkayabileceğim her şey yıkamaya. Yıkayamayacaklarım, salondaki yastıklar falan çöp poşetine. Ağızlarını sıkıca kapayıp bahçedeki kulübeye koydum. Bugün beşinci gün, hepsi hala kulübede, bit sirke ne varsa ölsün sonra içeri alıp yıkayacağım.

img_6742

Televizyonu da açtım Vera da demez mi izlemeyeceğim, evladım deli misin bulunmaz fırsat ayağına gelmiş, neyse Pepe açtık ben yukarı. Kendimi temizledim. Bütün evi hayvanlar gibi temizledim. Süğür, poşetle, yıka derken saat oldu üç. Dermanım kalmamış, Vera oyun ister. Allah’tan evladım akşam yedide bayılarak uyudu.

Neyse dostlar anaokulu gelebilir deyince perşembe yeniden başladı ana okuluna. Ben cuma sabahı ne olur ne olmaz diye sirkeli su döküp kafama yine tarandım. Bir şey çıkmadı. Banyo yaptım yine tarandım yine temizim. Şükürler olsun. Vera’yı anaokulundan alınca aynı şeyi ona da yaptım. O da temiz çıktı iyice emin oldum. Nevresimleri cuma günü üçüncü kez yine değiştirdim, temizlik yapıldı, her yer temiz. Yaşasın. Haftaya perşembe de kalan sirke varsa diye bir kez daha ilaçlanacağız.

Şimdi size naçizane bir kaç tavsiye vereceğim.

  1. Yeni ilaçlar eskisi gibi değil, gerçekten öldürüyor ve bunu bilen doktorlar da, eczacılar da anaokulu çalışanları da çocuğun ilaçlandıktan sonra okula gitmesine izin veriyor. Bir ben inanamadım 🙂
  2. İnsanlara bitlendik demek utandırıyor ama bu işin temizlikle pislikle ilgisi yok. Herkes bitlenebilir. Birileri bunu itiraf etmediği için biz bitlendik. Halbuki herkes itiraf etse, önlemini alsa, işler daha kolay olacak.
  3. Perşembe günü anaokuluna Vera’yi götürdüğümde bize tuhaf baktılar gibi geldi. Kapıya çocuklaran biri bitlendi bilginiz olsun yazısı asmışlar. İlkin görünce utandım, üzüldüm ama dedim ya başım dik, söylemeyelim de herkes mi bitlensin. Bize de birinden geçti sonuçta ve o kişi bunu söylemedi. Alacağı olsun. Utanmayın, söyleyin, doğrusu bu.
  4. Önlem için lavanta. Bitler lavanta kokusunu sevmezmiş. Lavantalı kolonyam vardı, duş jeli ve yağını aldım. Vera’yı kolonyaya buladım. Yağı suya kattım ensesine falan sürdüm. Kendime de sürdüm. Artık lavantalı gezeriz biz. Muska gibi 🙂
  5. Panik yapmayın, ben yaptım. Gerek yok rahat olmak lazım ama vallahi nedense çok koktum ben. Üzüldüm, panikledim. Gerkesizmiş bak temiziz yeniden. Fakat evde çıkarıdğı iş çok büyük oldu. Tüm bereleri vs poşetlere kaldırdığımdan hava da soğuk olduğundan gittim Vera’ya yeni atkı bere eldiven falan aldım. Zaten çok vardı. Bundan sonra hepsini bir arada tutmayacağım. İkiye böleceğim yarısı başka yerde dursun.

İşte bizde haberler böyle. Kimden ne zaman geçti bilmiyoruz. Yeni anaokulu bizde yok diyor, eskisinden epey önce ayrıldık. Arada görüştüğümüz çocuklardan belki de. Bilemiyorum. Sizin var mı tavsiyeleriniz?

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

  • Mina

    Yeni ilaçlar kesinlikle işe yarıyor. Ben de iki sene önce bitlendim 🙂 Çocuk projesi yapıyorduk, her hafta 60 çocukla, resim filan da yaptırıyorum, yanlarına çöküyorum, ayrılırken sarılıyoruz.
    Bir sabah ensemin deli gibi kaşındığını farkettim. Sonra işte benim de dünya başıma yıkıldı 🙂 Bir eşarbı türban gibi iyice sardım kafama, dev güneş gözlüğü taktım, Kızılay’da bir protesto vardı, önce oraya gidip kenarda durdum. Sonra da eczaneye gidip derdimi anlattım. Markasını hatırlamıyorum ama 3 yıkamada tamamen kurtuldum bitten. Tabii içinden çıkan metal tarakla taraya taraya, duşta ağlaya ağlaya, yatağı yorganı kaynatarak yıkaya yıkaya 🙂 Kocam da dahil, etrafımda kimseye bulaşmamıştı.
    Geçmiş olsun ikinize de, iyi yapmışsın yazarak, ben de adam akıllı tavsiyeler bulamamıştım internette.

    | Cevapla
  • Elif Genc

    Cok gecmis olsun ikinize de, Singapur’da sicak iklim diye midir bilmem pek gorulen bisey. Ama kimse de sakinmiyor hemen okulu bilgilendiriyor. Her okul yili en az iki kez bit alarmi maili gelir okuldan. Bize “henuz” gelmedi. Gelirse evdeki tek uzun sacli ve disi insan olarak en vahim benim durumum. Iyi oldu paylastigin.

    | Cevapla
  • serap - siskoloji

    Bu arada ben cocukken anneannem Turkiye’ye gittigimizde beni hep koye gotururdu ve her seferinde bitlenerek donerdim. Sinek ilaci daha insafliymis, anneannem gaz yagi surerdi kafama sonra da onune oturtur beaz tulbentini serer sacimi tarar, sirkeleri de teker teker ayiklardi. Yazinizi okuyunca resmen o gaz yagi kokusu burnuma geldi 🙂 hayir, her koy ziyareti sonrasi bu eziyet yasaniyordu madem de niye hala israrla gidiyorduk anlamis degilim :)) neyse, ne demisler ‘bit temiz saca gelirmis’ cok sukur ;P

    | Cevapla
  • Ece

    Geçmiş olsun. Hiç utanılacak bir şey yok. Koskoca İngiltere kraliçesinin yeğenleri bile bitlenmişti:)) Suçiçeği gibi herkesin başına gelen bir şey, ben bitlenmedim diyen ya yalan söylüyordur ya da hatırlamıyordur zaten.. Ben de Çocukluğumda 2 ya da 3 kere bitlenmiştim:) Ayrıca sizi duyarlılığınız için tebrik ederim, ne kadar sorumluluk sahibi ve dürüst bir kadınsınız, bravo vallahi, inşallah kızınız da sizin gibi olur.

    | Cevapla
  • aslı budak

    aslında yazmak için geç kalmışım ya neyse.iki yıl önce biz de çok pis bitlendik, sadece kocama geçmedi. kızımın saçında gördüm önce. gece yarılarına kadar hem ağladık, hem asap bozukluğundan olacak ki güldük.Bu son jenerasyon ilaçlar iyi iş görüyor, oğlan sarışın biraz, saçı da bizimkinden azdır, o kolay oldu, Ama biz, ikimizin de saçlar upuzun, kestirmeden kurtardık. Benim ki zor oldu, kendi kendime temizlemeye çalıştım, şişelerce şampuan kullandım her gün. Kıl gibi demir taraklar çıkıyordu içinden. Sonra kızıma sordum sınıfta bitlenen var mıydı diye, kimse söylememiş tabii. Öğretmenini aradım, haber verdim, ben tanımıyorum zaten biti, siz çaktırmadan bi bakın sınıfa girip dedi, aralarda dolaşırken hiç yoksa en az beş kişide gördüm, saçları da kısaltılmıştı çocukların, ay çok sinir odum. Aklında olsun memlekette bit tokası diye bir şey var. Kafurun koyuyorlar tokanın süs kısmına, okula giderken hep onlarla topladım. zararlı bir madde olduğunu sanmıyorum. ama sen yine de bir bakarsın. Sevgiler. Bit çocukluğun şanındandır diyelim, napalım

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir