2 Cities 1 Woman

Anneligin Götürdükleri

Konuk yazarımız Cana içini dökmüş. Yalnız değilsin Cana. Kim mükemmel yapıyormuş, bize de göster varsa biz de görelim. Zaten mükemmel veya ideal diye bir şey yok. Hep derim ya sevgi dolu ve ilgili anne var. Alkolik, uyuşturucu bağımlısı olmadığı sürece de her anne genelde öyle. Ama yine de zaman zaman hepimiz Cana’nın hissettiklerini hissediyoruz. Ama çok az kişi bu kadar açıkça ifade etme cesaretini gösteriyor. Bir kısmı da belki de böyle hissetmekten dolayı suçlu hissedip, bu duygularını saklayıp tam tersi şekilde davranıyor. İşte belki kimisi onları mükemmel sanıyor ama onlar instagram fotoğrafları kadar büyük yanılsama.

Ekleme olarak bir de çocuksuz insanlara göre daha fazla yaşlanıyoruz 🙂

Zeynep anneligin getirdiklerini yazmis, ben de götürdüklerini yazmak istedim. 7 ana başlıkta anneligin benden götürdükleri,  umarim yalniz degilimdir!

Sabir

Annelik süresince kesinlikle anladim ki sabir falan artmiyor. Aa olur mu hic demeyin, söyle matematiksel anlatayım. Misal önceden 100 birimlik sabrimi esime, isime, dostlarima ve aileme 25’erden dağıtıyordum diyelim. Simdi ise Batu’ya peygamber sabri gösteriyorum evet, ama bu kez 90 Batu ve 10 Digerleri olarak degisti oranlar, e dolayisiyla sabirsiz damgasi yedim biraz etraftan.

Sükunet ve Huzur

Genelde sakin ve huzurluyumdur (sessiz demiyorum, cok konusurum cünkü) , ama anne olduktan sonra komple bitti bu, yerini kismen evham ve vesveseye birakti.  Gene yastiga ceyrek kala uyuyor muyum, uyuyorum tabi (yorgunluktan!) ama huzursuzum. Gün icinde Batu’ya birsey olabilecegini düsünüp huzursuz olmalar, biraz hasta olsa cok daha kötü bir hastaligin habercisi sanmalar, gazetede bir cocugun basina birsey geldigini okusam/tvden izlesem hemen ayni senaryoyu Batu’ya uyarlamalar, kaybettigimi, kaza gecirdigini, düstügünü, yaralandigini, taciz edildigini, mutsuz büyüdügünü vs vs gördügüm sayisiz kabuslar.  Kendime telkinle sayilarini ve sürelerini biraz da olsa azaltmaya baslasam da, sanirim hic beni terketmeyecek bir annelik sorunsali bu.  Neyse ki gün icinde gecirdigimiz neseli saatler dengeliyor, yoksa delirebilir insan rahatlikla.

91ef497f4f8b271f41c6d7b34b204308

Spontanlik & Zaman Ayarı

Zaten zamani çok cok ekonomik kullanan bir insan degildim, genelde felsefem „üseniyorum öyleyse yarin“di, plansiz programsiz spontanligi severdim, son dakika insaniydim…  Gecmiste kaldi. Simdi her sey program. Sabah 5.30’da kalk, hazirlan, kahvaltilari paketle, Batu’yu kaldir, hazirla, evden cik, Batu’yu birak, (üzülmemeye calis, kac ay oldu, üzülme artik!), ise git, 8 saat calis (arada Batu’yu düsün, ne yedigine bak, bakici whatsapptan resim atmis mi, tüh atmamis, keske atsaymis…), git, Batu’yu al, hava güzelse parka götür, degilse evde oyna yedir icir, babasi gelsin biraz onlar oynasin, o arada evin islerini yetistirmeye calis, uyut, yemek ye, yarim saat kocayla muhabbet et(edeme) ve uyuyakal, ki ertesi gün tekrar bu programi uygulayabil. Bunu mükemmel basaran insanlarin varligini bilsem de,  onlar bana efsane, ben henüz beceremiyorum. Gerci ilk günlerden iyiyim ama yine de su gün de suraya gidelim deyince oturup ciddi ciddi lojistik planlari yapmak yerine hadi kalkin suraya gidelim! diyebilecegimiz günlerin gelmesini dört gözle bekliyorum.

Enerji 

Anneligin benden götürdüklerine enerjiden baslamaliydim aslinda. Is icin enerjim yok, esimle konusmak icin enerjim yok, eskisi gibi program yapayim surayi gezeyim göreyim bu filme gideyim vs icin hem enerjim hem vaktim yok, cogunlukla Batu disinda kimse icin enerjim yok. Var olan her programi su sekilde irdeliyorum: Batu’ya ait olan zamandan caliyor mu? Caliyorsa ne kadar caliyor değecek birsey mi? Cevaplar evet ve hayir’a yakinsiyorsa hemen iptal. (Tabi bu durum çok çok bunaldigim zamanlarda gecerli degil, o zaman hop Batu babaya anne desarj olmaya.) Ama genel olarak artik hemen pilim bitiyor, uzun uzun dinlenebilmek icin Batu’dan maksimum 1 saat sonra uyumaya calisiyorum. Yine de sürekli sarj bitiyor diye kırmızı kırmızı ışığı yanan eski telefonum gibi hissediyorum kendimi cogunlukla. Faydası da var yalniz, inanilmaz bir uyum yakaladik esimle bu sürecte, cünkü kavga etmeye kimsenin enerjisi yok! ☺

Konsantrasyon

Yukaridaki maddelerin oluşturduğu genel bir konsantrasyon eksikligi.  Kafamin yarisindan fazlasi Batu’nun isleri, yemesi, icmesi, doktor randevusu, dis sayisi, agrisi ilaci… vs vs icin calistigindan olsa gerek Batu disindaki hayatima konsantre olamiyorum (bunu biraz düzeltmeye basladim gerci yakin zamanda), unuttugum tarihler, kutlamalar, önemli olaylar buradan Istanbul’a yol olur. Önceden hic atlamadigim icin simdilerde beklentilerii karsilayamadigim insanların sitemleri de cabasi. Cocugum oldu beynim calismiyor da denmiyor ki! (ama gercekten öyle)

9b732cbaf5ff191e18711575c19846ea

Yardim işteme

Cocuksuzken rahat rahat istediğim yardimlari simdi isteyemez oldum.  Sanki herkes bana beceriksiz anne diyecekmiş gibi geliyor. Sonucta insanim, yetemedigim anlar oluyor. Zaten herkes bunu yasiyor, kimsenin anlayissiz olacagini da düsünmüyorum cevremden ama… Galiba cevreden cok kendimi hayal kirikligina ugratmaktan korkuyorum , cünkü her seyi kendim yapıp becerebiliyorum, evet sorunsuz büyütebiliyorum cocugumu yardimsiz demek istiyorum belki de. Imkansizligini anladim mi, anladim, ama hala kabullenmiyorum, kuyruk dik, yardima ihtiyacım yok benim tamam mi, ben herseyi yaparim kendim! (yapamadı.)

Temiz Vicdan

Benim icin anneliğin en kötü götürüsü diyebilirim. Vicdanimin sizlamadigi bir an bile yok. Ise giderken arkamdan bir kez bile aglamayan, bakicisina gülerek giden, almaya gittigimde yine gülerek bana sarilan bir cocugum  olmasina ragmen, sürekli evde olsaydim da kendim büyütseydim? Bensiz mutlu olacak mi? Hayatinin gec evrelerine ne kadar etkisi olacak? Baglanma korkusu yasar mi? diye icim icimi yiyor. Eminim isi biraksam da finansal olarak iyi bir gelecek sunamayacagim, belki cok istedigi birseyi alamayacagim veya tatile götüremeyeceğim icin vicdan yapacaktim. Belki degil kesin yapacaktim, cünkü sunu anladim ki anne eşittir vicdani mütemadiyen dirdir yapan susmayan kisi.  Kulaklarimi buna biraz kapamayı ögrendim ama kisa kisa hortladigi oluyor hala. Tabiki bu sadece is konusunda da degil. Bir de gün icinde ay cok mu bagirdim, ay melül melül bakti, acaba psikolojisini mi bozdum, yanlış mı tuttum egri mi bastim… gibi versiyonlari var. Bitmiyor,  susmuyor!

Cana’nın diğer yazıları için buraya ve buraya tık tık.

Foto 1 / 2

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir