2 Cities 1 Woman

Anneliğin Getirdikleri

28 Ekim 2013’te, yani Vera doğduktan 13 gün sonra yazmışım bu yazıyı… Ne güzel yazmışım 🙂

zeynep

Dünyalar güzeli kizim yanimda uyuyor. İlk doğduğunda Alexander’a daha cok benziyordu ama simdi bana daha fazla benzemeye basladi. Kendimi cok da begenmedigimden olsa gerek hic bana benzesin demek aklima gelmemisti. Vucudunun gobek bolgesi haric benzemesini istedim ama yuzunu hep baska turlu hayal etmistim. Simdiyse bana benzeyen dunya guzelini izlemeye doyamıyorum. Galiba Vera’yla birlikte kendimi sevmeyi de ogreniyorum.

Hamilelik falan degil de anne oldugum ilk gunden beri kendimi gercekten kadin gibi hissediyorum. Ve bu harika bir duygu.

Evim daha bir evim oldu sanki. Bundan once aile degil asiklarmisiz biz, simdi aile olmusuz. Vera aramizda yatarken bile kocami ozluyorum. Yataktan kalkip Alexander’in tarafina gidip yatiyorum bazen. Kizimi ne kadar cok sevsem de kocama sarilip uyamayi ozluyorum. Alexander’a daha bir baglandim, daha bir asik oldum sanki. Vera’yi birbirimize benzetmek icin yarisiyoruz resmen. Artik Alexander’in yuzune bakinca Vera’yi da goruyorum. Sanki artik ona hic kizamazmisim gibi geliyor (güncel ekleme: kızdı).

Lohusalik ve dogum sonrasi ve cocuk bakimi ne kadar zor olsa da meger insanin asik oldugu adamla bir cocuk yapmasi ne guzel seymis. Ne buyuk mutluluk, ne buyuk sevgiymis.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir