2 Cities 1 Woman

Almanya’da katıldığımız hızlı tüketim ürünleri sektörü (FMCG) mülakatı

Bu yazı Job Germany ekibi tarafından hazırlanamış ve Nisan 2016’da web sitelerinde yayınlanmıştır.

Mart ayı bizim için epey yoğun geçti ki bu yüzden istediğimiz yazıları yayınlayamadık. Ama bugün hazırladığımız upuzun yazımızla aradaki açığımızı kapatacağımızı düşünüyoruz 🙂

Paskalya tatili öncesi bitirilmesi gereken işlerimizin yanında, tatile çıkan iş arkadaşlarımızın görevlerini de devraldık çünkü Almanya’da tatile çıkmadan önce görevleriniz genelde bir iş arkadaşına devrediliyor. Ama mart ayı içinde başka önemli bir gelişme daha oldu ve sektöründe önemli bir yere sahip hızlı tüketim ürünleri (FMCG) şirketiyle 1 telefon mülakatı ve ardarda Skype mülakatları gerçekleştirdik. Çok hoş ve pozitif bir tecrübeydi. Bugün yazımızda başımızdan geçen mülakatı detaylı bir şekilde irdeleyip, girdiğimiz diğer FMCG mülakatlarıyla karşılaştıracağız.

Öncelikle şunu belirtelim, bu ilk kez girdiğimiz FMCG mülakatı değil.

2011 yılında Frankfurt’ta aynı sektörde bulunan rakip bir şirketle de bir iş görüşmesi yapmıştık. Rakip firmayla yaptığımız online başvurudan sonra assessment testi geçip, ardından yüzyüze görüşmelere çağrılmıştık. 2011’de Frankfurt’taki FMCG firmasıyla yüzyüze girdiğimiz bu mülakatlar gerek tecrübesiz oluşumuz, gerekse mülakatın %80 oranında stress mülakatı olması bakımından bizim için çok zorlu bir süreçti. Bazı sorularda zamanla yarışıyor, bazen de mülakatımıza giren kişilerin sinirlerimizi bu kadar test edebilmesine şaşırıyorduk. Hatta şöyle bir hikayeyi anlatmadan geçmeyelim:   mülakatımızda ardı ardına iki şirket çalışanı ile görüşmüştük. İkinci mülakatı yapan kişi, ilk mülakatımıza giren iş arkadaşının bizim hakkımızda çok kötü şeyler anlattığını ona anlattığımız hiçbirşeyi anlamadığını söylüyordu. Bu tavır karşısında gözlerimizin açıldığını ve moralimizin bozulduğunu hatırlıyoruz. Ama sonraki tecrübelerimiz bize gösterdiki girdiğimiz bu mülakat aslında ciddi bir stress mülakatıymış. İşi alamamış olsakta müthiş bir tecrübe olduğunu kesinlikle belirtmeliyiz.

Geçen ay gerçekleşen mülakata dönecek olursak, kesinlikle benzer tavırlarla karşılaşmadık. Görüşmeler çok profesyonel ve gerçekçi bir çerçevede düzenlendi. Strese sokacak, yapıcı olmayan, bizi zorlayacak hiçbir soru sorulmadı. Herşey bizi tanımaya ve bu görevi yapıp yapamayacağımıza yönelikti. Bizde cevaplarımızı bu çerçevede verdik. İki tarafında karşılıklı beklentisi ortaya yapıcı bir tablo çıkarabilmekti. Pozitif geçmesine rağmen işi alamadık ama güzel bir geri bildirimle görüşmelerden ayrıldık.

Görüşmeler aşağıdaki aşamalar da ilerledi:

1- Online Başvuru:

İşi online başvuru portalından inceledikten sonra şirketin web sitesine girip gayet basit bir başvuru sürecinden geçtik. Sisteme, detaylı bir ön yazı, CV, sertifika ve referansları yükledik. Başvurudan 2 hafta kadar sonra telefonla bize ulaşamayan HR e-mail yoluyla bizimle telefon görüşmesi yapmak istediğini belirtti. İş gezisinde olduğumuz için bu görüşmeyi iptal edip yeni bir görüşme saati vermelerini ve mülakata ingilizce girmek istediğimizi rica ettik. Şirket bu konu ile ilgili olarak bir sorun yaratmadı. Yazışmalar hep profesyonel ve saygılıydı.

2- HR ile yapılan telefon görüşmesi:

Bu telefon görüşmesi tam saatinde başladı. Telefon mülakatının yapıldığı saat iş saatlerimiz süresinde olduğu için bu görüşmeye arabamızda girdik. Arabanın gürültü almayacak sakin bir yerde olduğundan ve telefonun sinyal alıp almadığından emin olduk.

Telefon görüşmesi tam saatinde başladı, Çok klasik sorular soruldu, hatta ilk 15 dakika sorulara fırsat vermeden biz kendimizi detaylıca HR a anlattık. Telefon mülakatına HR giriyorsa burda amaç sizin teknik bilginizi sınamaktan çok şirkete uyum sağlayıp sağlamayacağınızı görmektir.

Bu noktada size vereceğimiz ve bizimde mülakatta uygulayıp bir sonraki aşamaya geçmemize yardımcı olan tavsiyeler şunlar:

  • HR mülakatlarını kesinlikle yabana atıp, küçümsemeyin. HR mülakatları sizin bir sonraki aşamaya geçmenizi belirleyen mülakatlar. Bu mülakatta genelde şirkete olan uyumunuz ölçülecektir.
  • Bize göre HR mülakatları en zor mülakatlardır. HR’lar genelde konuyla ilgili çok derin teknik bilgiye sahip değildirler, onları teknik bilgilerinizle boğmayın ve yaptığınız şeyleri eğlenceli bir dilde herkesin anlayacağı bir şekilde anlatın. Karşınızdaki HR‘ın sizin geliştirdiğiniz çok spesifik bir makinayı veya patenti anlamasını beklemeyin. Onun yerine bu patenti neden geliştirdiğinizi ve nasıl bir yararı olacağının ve gündelik hayatta nasıl bir yarar sağlayacağını anlatın.
  • Bu mülakata kesinlikle iyi bir şekilde hazırlanın. Özgeçmişinizi bir text haline getirin ve eksik noktalar kalmayacak şekilde üzerinden geçin.
  • HR’in soracağı sorular kesinlikle bellidir. O yüzden mutlaka Glassdoor ve Kununu’daki şirket mülakat sorularını mutlaka tarayıp, hepsini bir word dosyasında toplayıp o soruları çalışın.
  • HR sizi telefondan tanıyacağı için sesinizi ve ayrıca modunuzu çok iyi ayarlayın. Bir insanı telefonda 1 saat boyunca kendinize bağlamak ilgisini çekmek gerçekten kolay değil. Pozitif olup onu sizin dinlemesini sağlayın. HR ile aranızda bir bağ kurmaya çalışın. Mesela bizi arayacak HR’in Linkedin’den profilini araştırıp nerede çalıştığını öğrenmiştik. HR’in çalıştığı headquarter binasının çok ünlü olduğunu bildiğimizden, kısa bir merhabalaşmadan sonra kendisinin bizi hangi şehirden aradığını, o binada olup olmadığını sorduk. Bu HR ile aramızda bir sempati yarattı. Çok küçük ve önemsiz bir detay ama bu bizi, HR karşısında sınava giriyormuş havasından çıkardı. Heyecanlıysanız, sevinçliyseniz bunu direk HR’a eğlenceli bir şekilde söyleyin. Biz heyecanlı olduğumuzu, mülakata davet edildiğimiz içinde çok sevindiğimizi bize ayırdıkları zaman için mutlu olduğumuzu kendilerine bildirdik. Samimi ve içten olmak size çok şey kazandırır ve kesinlikle kaybettirmez.
  • Yanlış birşeyden bahsederseniz, baştan almaktan çekinmeyin. Telefonda bile olsanız gülümseyin, heyecanlandığınızı belirtin, tekrar baştan alın.
  • Biz görüşme sonunda başvurumuzu nasıl bulduklarını da sormuştuk. HR hiç tereddüt etmeden başvurumuzun ileri basamaklarda ilerleyeceğinden bahsetti.

3-         Skype Görüşmeleri

Telefon mülakatını geçtikten birkaç hafta sonra ardarda Skype mülakatlarına davet edildik.

HR’a Skype görüşmesi yapmak istemediğimizi yüzyüze görüşme yapıp yapamacağımızı sorduğumuzda, HR tüm dünyadan başvurular olduğunu biz Almanya’da bulunduğumuz için diğer adaylara haksızlık olacağından bahsetti. Bizde bu duruma hak verdik. Diğer adayları ofislerine çağırıp çağırmadıklarını gerçekten bilmiyoruz.

Skype görüşmelerimiz genelde 7-10 dakika arasında geç başladı. Arada bağlantının koptuğu durumlar oldu. Dert etmedik, eğer bağlantıyı sağlayamasaydık, ekibe ulaşabileceğimiz bir telefon numarası vardı ve mülakata telefonla da devam edebilirdik. Bu görüşmelerdeki sorular şu şekildeydi:

  • İlk görüşmede tüm CV’nin üzerinde geçebileceğimizi düşündük ama lafı uzatmamıza izin verilmeden direk sorulara geçirdi. Haliyle biraz afalladık ama sordukları sorular dahilinde şimdiye kadar ne yaptığımızı anlatmaya çalıştık. Bunun iki sebebi olabilir, ya CV‘mizi çok iyi biliyorlardı ve lafı uzatmamız istenmedi, ya da bizim anlamadığımız birşeyi kontrol etmek istediler.
  • Çalıştığımız şirketlerin genel yapısını ve organizasyonda hangi basamaklarda yer aldığımızın tarifi istendi.
  • Mülakatların temposu çok değişkendi, bazı mülakatlar hızlı bazıları ise çok yavaş tempoluydu, çevremizden duyduğumuz kadarıyla bunun sebebi ‚“Competence‘“ ölçmekmiş.
  • Bazen sadece tek bir katılımcı konuşuyordu ve diğer katılımcıların az konuşması bizi biraz tedirgin etti. Bazen uzun konuşan katılımcı soru mu soruyorlar yoksa kendisini mi anlatıyor tam anlayamadık ama dediğimiz gibi bu tip mülakatın sebebi yeterliliğimizi ölçmek olabilirmiş.
  • Kullandığımız tool‘lar nedir diye soruldu.
  • „‚Conflict‘“ yaşayıp yaşamadığımız fazlaca sorulup örnekler vermemiz istendi.
  • En son ne zaman üstün başarılı bir iş çıkardığımız soruldu. Bir örnek verip ikinci örnekle devam etmek isterken katılımcı bizi sert bir şekilde durdurdu. Anlatacağımız şey yarım kaldı ki bununda bir teknik olduğunu düşünüyoruz.
  • Backgroundumuzun neden bu kadar farklı olduğu merak edildi.
  • Neden bizi almaları gerektiği ve bu rolde neyi yapabileceğimiz birkaç defa farklı şekillerde soruldu.
  • İnsanları/takımımızı nasıl motive ettiğimiz iki defa farklı şekillerde soruldu ve biz bu soruya maalesef tatmin edici cevaplar veremedik.
  • Başka insanların bizi nasıl tarif ettiği sorusu bize yöneltildi. Çok klasik bir mülakat sorusudur. Cevap vermekte zorluk yaşamadık. İnsanlar hakkımızda ne düşünüyorsa onu söyledik. Kendimiz olmaya özen gösterdik.
  • Çalıştığımız firmada neden başka bir yere geçmediğimiz irdelendi. Çalıştığımız firma büyük bir kuruluş olduğu için farklı departmanlarına neden başvurmadığımız merak edildi. Geçerli sebeplerimiz vardı ve bunu kendilerine açıkladık.
  • İyi lider kavramını tarif etmemizi istediler. Çok klasik bir mülakat sorusudur, biz zor bir soru olduğunu söyledik. Gerçekten de gerçek bir lideri tarif etmek zor olduğu için bir lider nasıl olmamalının cevabını verdik.
  • Direktörümüzden beklentilerimizi belirtmemiz istendi.
  • Ücret konusu tartışıldı. İki tarafta beklentilerini karşılıklı ve kısa bir şekilde belirtti.
  • Çalışmak istediğimiz bu sektöre nasıl bir tutkuya sahip olduğumuz soruldu. Bu soruya rahat cevap verip biraz gevezelik yapmış olabiliriz ama açıkçası işi bu yüzden kaybettiğimizi düşünmüyoruz.
  • Firma ile nasıl duygusal bir bağa sahip olduğumuz soruldu. Kısa bir hikaye ile cevap verdik.

4-         HR Geri Bildirimi

Ardarda girilen skype mülakatlarından 3 gün sonra, firma işi bize veremeyeceklerini mail yoluyla bildirdi. Hemen HR ile bağlantı kurup neden işi alamadığımızı sorduk. HR bize kesinlikle bu durumu kişisel almamamızı, diğer adayın mesleği itibariyle bu görevi aldığını ve bizdeki ‚team leading’ özelliğinin eksik bulunduğunu söyledi.

Tavsiyeler:

-Skype mülakatına tablet yada cep telefonu ile girmeyin. Mutlaka bilgisayar kullanarak girin. Biz çözünürlüğü iyi olduğu için mülakatlara telefonla girdik ama maalesef karşımızdaki kişileri çok iyi göremedik.
-Online görüşmelerden önce mutlaka Skype’i deneyin. Mülakattan önce, giyeceğiniz kıyafet, kullanacağınız ışıklandırma, arka plan ve sandalye gibi detayları mutlaka bir arkadaşınızla deneyin.
-Nasıl olsa mülakatı yapanlar bilgisayarın diğer ucundalar diye yanınıza sayfalarca not alarak mülakata girmeyin.
-Ortamda sizden başka birisi olmasın. Evin sessiz olmasına, kapının çalmayacağına emin olun. Evde köpeğiniz, çocuğunuz vs. varsa bir tanıdığınıza emanet edin.  Biz postacı gelme ihtimaline karşı zil üzerine de ‚Zili çalmayın‘ diye yazdık
-Mülakatlara mutlaka STAR tekniğini kullanarak çalışın. STAR tekniği nedir bilmiyorsanız şu linkten hakkında düzenlenmiş yazıyı okuyabilirsiniz.  Önümüzdeki günlerde bu teknik ile en kolay yoldan nasıl mülakatlara hazırlandığımızı anlatacağız.
-Mutlaka geribildirim sorun!

İşi alsaydık tabi ki herşey çok güzel olabilirdi, ancak sizi ardardına mülakatlara alan bu kişiler sizin gerçekten o pozisyona uyup uymadığınızı en iyi bilen kişiler. O yüzden biz işi almamış olmayı başarısızlık olarak görmüyoruz. CVmizin seçilip bu aşamaya kalmış olması bile, hergün yüzlerce başvuru alan bu gibi şirketlerde büyük bir başarı.

Şunu da kesinlikle unutmayın, Almanya‘da iş başvurusu yapmak deplasmanda futbol oynamak gibi 🙂

Kendi alanında ünlü bir şirketin saatler boyunca mülakatlara sokması ve şans vermesi, ard arda mülakatlara davet edip bu iş için 6 çalışanının zamanlarından size ayırması kesinlikle iyi bir profilinizin olduğunun işareti. Biz hali hazırda iyi bir şirkette çalışıyor ve profilimize güveniyoruz. Bizi mülakata alan bu kişiler de bizim iyi olduğumuzu zaten çok iyi biliyorlar. Ancak belli bir noktadan sonra gerçekten iki tarafında birbirine yarar sağlayıp sağlayamayacağı söz konusu.

Özellikle adayların kuvvetli ve kariyer odaklı olduğu durumlarda, işveren o adayın şirketi 2-3 senelik bir basamak olarak kullanacağını çok iyi biliyor. Bu yüzden adayı alacağı rolün, aday üstüne dikilmiş bir elbise gibi olmasını şart görüyor.

Lessons Learned:

– Son mülakatta moralimiz nedense düşük, kendi işimiz nedeniyle çok yorgun ve dolayısıyla da ingilizcemiz epey kötüydü. Açığı kapatmak için fazla konuşup, arada da gevezelik etmiş olabiliriz. Ama işi bu yüzden kaybettiğimizi açıkçası sanmıyoruz. Genede son dakikaya kadar daha ciddi bir şekilde mücadele edebilirdik.
– Bazen mülakat süreçleri uzun olunca, aday üzerinde bir rehavet yaratabiliyor. Bizde de aynı şey oldu. ‘Artık bir karar verin…’ demek istedik ama tabi ki diyemedik 😉
Çapraz sorgulamaya girdik. Buna çok dikkat etmek gerekli. Mesela bir mülakatta takımımızı nasıl motive ettiğimiz soruldu ve bu soru farklı insanlar tarafından tekrar önümüze getirildi. Maalesef bu soruya tatmin edici bir cevabı hiçbir defa veremedik. Farkına vardığımızda ise çok geçti ki bize feedback veren HR’da ‘team leading’ özelliğimizin diğer adaya göre daha zayıf olduğunu söylemişti.
-Bizim hissiyatımız pozisyona ‘internal’ birinin getirildiği yönünde, bunu ilerleyen zamanlarda istersek internetten kontrol ederek görebiliriz. Linkedin ve Xing bu işler için var değil mi 😉

Biz, bir iş mülakatını da bu şekilde atlattık.
Herkese bizimkinden daha başarılı bir mülakat süreci dileriz. Görüşlerinizi, düşüncelerinizi bizimle paylaşmaktan, bu yazımızı sosyal medayada arkadaşlarınıza ulaştırmaktan lütfen çekinmeyin.

Herkese güneşli Hamburg’dan selamlar.

Merhaba, Ben iki şehirden Zeynep. Kalbimin çeyreği 5 yıl önce ayrıldığım İstanbul'a ait. Sekizde biri büyüdüğüm Edirne'ye, geri kalanı da Vera kuşuma ve beyimle paylaştığımız evime sonra da Almanya'ya. Avukatım, Vera kuşumun anasıyım, beyimin karısıyım, büyük hayalciyim, çok gezerim, çok okurum, çok yazarım, bazen çok konuşur, bazen hiç konuşmam. Bazen şahane yazarım, bazen saçmalarım. Burası da benim her telden çaldığım kişisel günlüğüm gibi bir şey.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir