2 Cities 1 Woman

Açık olmamak çok yorucu

Almanya’da sen sevdiğim şeylerden biri insanlarla açık konuşabilmek. Herkesin ne söylüyorsa onu kastettiği bir memlekette buna alışmak her Türk’ü belli bir derecede rahatsız eder. Kimini az kimini çok. Ben az rahatsız olanlardanım. Çünkü ben Türkiye’de de belli bir noktaya kadar açıktım. Ama bu sebeple arkadaşlarımla zaman zaman problem yaşadığım oldu. Zamanla ben de her Türk gibi düşüncelerimi kendime saklamayı öğrendim.

Vaktinde söyleyemediğim duygu ve düşüncelerim birikince bazı dostluklarımın hasar gördüğü bile oldu.

Şimdiyse özgürüm. Çok özgürüm. Burda da bazen bu kadar açık olduğum için problem yaşayabiliyorum. Özellikle Türklerle tabi. Almanlarla değil. Ama nasıl hafifliyorum bir bilseniz. Kafamı yiyen bir şey mi var, ”sen bana bunu mu demek istedin”, ”böyle yaptın beni rahatsız etti yapma” diyebilmek nasıl bir özgürlük biliyor musunuz?

Tabi açık olmakla, eleştiri, hakaret dengesini iyi kurmak lazım. Karşındaki insanı anlayışsızca, acımasızca, empatisiz, anlamadan dinlemeden eleştirmek, patavatsızlık, kişilik analizleri vs açık olmak demek değildir. O ayrımı yapabilmek de belli bir olgunluk gerektiriyor bence. O ayrımı yapamayana ”yapma” diyorum artık. Sonuçlarına katlanmak bazen zor oluyor ama ne pahasına olursa olsun yapıyorum artık.

Açık olduğumda bunu olgunlukla karşılayıp sana aynı açıklıkla cevap veren insanlarla hayat ne kadar rahat. Açıklamasını yapıyor, sen art niyet aramıyorsun, ne olduğunu öğreniyorsun. Tripler yok, küsmeler yok. Ya da bazen az var ama sonra yoluna devam edebiliyorsun. Kendi özeleştiri yapmanı da kolaylaştırıyor bu.

Bir kısmı da küsüp gidiyor tabi. Onlar için da yapacak bir şey yok. Açık olmamak çok yorucu.

Merhaba, Ben iki şehirden Zeynep. Kalbimin çeyreği 5 yıl önce ayrıldığım İstanbul'a ait. Sekizde biri büyüdüğüm Edirne'ye, geri kalanı da Vera kuşuma ve beyimle paylaştığımız evime sonra da Almanya'ya. Avukatım, Vera kuşumun anasıyım, beyimin karısıyım, büyük hayalciyim, çok gezerim, çok okurum, çok yazarım, bazen çok konuşur, bazen hiç konuşmam. Bazen şahane yazarım, bazen saçmalarım. Burası da benim her telden çaldığım kişisel günlüğüm gibi bir şey.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir