2 Cities 1 Woman

saat gece 1:50

uyuyamıyorum.

dön sağa, dön sola.

Sudoku çözdüm. Telefonumu uçak moduna aldım. Başucuma koydum.

Sonra döndüm, yine telefonu elime aldım. Uçak modunu değiştirmeden bütün uygulamayı sildim. Neredeyse hepsini. Sosyal medyanın da hepsini.

Zamanımı bu kadar almasından yoruldum. Başka hayatlara, başkasının var olmayan hayatları na özenmekten yoruldum. Başkalarının benim hayatıma özenmesinden yoruldum. Sürekli kendimi tanımlaya çalışmaktan yoruldum. Mutlu muyum, mutsuz muyum, aslında mutluyum, yoksa mutsuz muyum? Of çok yoruldum. Bazen mutluyum, bazen mutsuz. Öz farkındalığım çok yüksek ama her şeyi anlamaya çalışmaktan yoruldum.

Hayatımı düzene sokmaya çalışmaktan yoruldum, sırf yazıcam diye şurda saçmalamaktan yoruldum. Bir sürü şeyden çok yoruldum. Hayır depresyonda değilim. Evet bu gece biraz üzgünüm. Annemi düşünüyorum son günlerde. Sıkça. 25 Mayıstı onu hastaneye kaldırdığımızda ve 25 Haziran’dı onu gömdüğümüzde. Aslında 24 Haziran’da ölmüştü. O yüzden hala emin değilim ölüm yıldönümü ne zaman. bu 7 yılda ölmüş anneme kah ağladım, kah özledim, kah kızdım, kah annemle kavga ettim, kah affettim, kah kendimi suçladım nihayet ikimizi de temize çektim. Geriye çok çok sevgi ve çok çok özlem kaldı. Şimdi müsaade ederseniz ben biraz daha yas tutucam. Etmeseniz de tutucam gerçi.

Sevdiğim arkadaşlarım var, onlarla geçirdiğim zamanın daha da tadına varıcam. Ve kızımla.

Agresifim yine bu ara. Ben yazdıkça alt metinlerden başkarına kızgınlıklar çıkıyor. Onları ne zaman temize çekerim bilmem. Dedim ya bir süre ne anlamak, ne anlamlandırmak istiyorum. Ben 7. sınıfta Kara Kitap’ı okuduğum günlerden beri tanımlamara karşıydım zaten.

Ben biraz akışına bırakmaya gidiyorum. Döner miyim dönmez miyim bilmem. Dönsem de dönmesem de iyiyim. Ama size verecek bir şeylerim yok bu ara. Ben kendime vermeye gidiyorum. Hepiniz kalın sağlıcakla.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

  • Deniz Sıla

    Bence kesinlikle dönmelisiniz, hayat hepimiz için bazen indiğimiz, bazen çıktığımız bazen hep aynı tempoda gittiğimiz bir yer… Bunca blog okuyorum ama sanırım meslektaş olmamız ve sizin olayları olanca haliyle dürüstçe anlatıyor olmanız beni çok cezbediyor… İyi ki varsınız ve hep olun:))

    | Cevapla
  • Dilek

    Ben de sessiz bir takipci olarak soyluyorum ki iyi ki varsiniz. Hayatlarimiz cok paralel, ben de yabanci bir ulkede tek basima (kocamla) kizimi buyutuyorum ve Trakyaliyiz 😊. Sosyal medyaya harcadigimiz zamana hepimiz aciyip zaman zaman fisi ceksek de bu blog devam etmeli. Mesela ben de tum sosyal medyayi silmis detox yaparken bu blogu kesfettim ve haftalardir internet hakkimi bu blogdan yana kullaniyorum 😊. Detoksum detoks olmadi ama sizi ve Vera yi tanidigima cok mutlu oldum. Sevgiler.

    | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir