2 Cities 1 Woman

Bu Yol Yol Değil Zeynebim

Bu aralar sıkça şunu sorgularken buluyorum kendimi: ”Bu çocuk anaokulunda değilken benim sabır eşiğim neden bu kadar düşük?”. Alman annelerinde hayran olduğum, kendim bir türlü başaramadığım tam bir kabullenmeden bahsediyorum. Ben çocuk sahibi olmayı istedim, bu benim seçimim o halde bu anın tadını çıkarıp, bu durumun hakkını verelim.

Haftasonları yorucu geçiyor. Bu haftasonu da benzerdi. Dün de Vera aniden hasta olunca evde kaldı ve ben bu ara evden doktora araştırmalarıma başlayınca dün işe gidememiş gibi hissettim kendimi. İçimde o huzurusuzlukta geçirdim sanırım dünü. Çocuk genel olarak sakin bir çocuk ama çocuk, sürekli kısa kollu çorapsız elbise giyeceğim diye tutturuyor, bazen ağlıyor, sürekli ikna halindeyim. Zaten cıbıl gezmekten hasta oldu.

1f556f3c0a6c79f167ecdf54e43e3ae3

Dün o hasta haline hala tutturuyor. Üstüne uyumak istemedi falan filan ben yine biraz bağırdım çocuğuma.

Bence ben Vera’ya onun anaokulunda olmamasını pek sevmediğimi yazdan beri belli ettim. Hoş belli etmesen ne olacak öyle hissedince çocuk anlıyor zaten. Çok üzgünüm. Onunla uzun vakit geçirememe mi yoksa çocuğumun bunu anlamış olmasına mı daha çok üzüldüm bilmiyorum. Bu sabah hala çok öksüyordu ama her zaman olduğu gibi sabah yarım saat öksürüp sonra evde enerji topuna döndüğü için ve dün çok yorulduğum için bugün anaokulana gönderdim. Sonra da çok vicdan azabı çektim. Tüm gün keyfi yerindeymiş ve öksürmemiş, tabi. Çıkışta çok özlemiştim elbette ve bu akşam uyuduğumda doyamamamıştım. Yani bu nasıl bir manyaklık anlamak mümkün değil. Çocuk yanındayken öf pöf, uzaktayken okuldayken çok özledim.

Yani aslında ben biraz daha kabullenme ve biraz daha sakinlik istiyorum. Gelişme var ama tam olmadı. Sonra çok üzülüyorum çünkü. Kendimi acımasızca eleştirmiyorum ama bir yetişkin gibi eleştiriyorum. Bu yol yol değil Zeynebim az sabır az sakin.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

  • Yeşim Selçuk

    Aynı ben, gerçekten bende böyleyim…
    Bütün gün işteyken onu özlüyorum, akşama/hafta sonu için şunu şunu yaparız diye planlar yapıyorum, sonra çocuğun en küçük mızmızlığında(çocuk sonuçta) ben arıza çıkarıyorum 🙁
    40yaşında kadınım, 5 yaşında ki çocuğun düzeyine inmeyi bazen başaramıyorum…
    Sanırım bu sorun anda yaşayamamaktan kaynaklanıyor, ya geçmişi kurcalıyoruz, ya da geleceğe dair sürekli planlar yapıyoruz, ahhh bi anda yaşamayı öğrensem kendi adıma :))

    | Cevapla
    • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

      plan yapmaktan yeşim Hanımcım aynen anda kalamıyoruz. Sürekli kafamızda uyusa da şunu yapsam ya da bitirmek istediğimiz işler vs olunca böyle oluyor sanırım. Beklentilerimizi düşürüp anda kalmayı bir başarsak ki bazen başarıyoruz da ama her zaman olmuyor işte 🙁

      | Cevapla
      • Öğrenen Anne

        kızlar deli misiniz, allah insanı tam zamanlı anneliğe düşürmesin x) tabii ki arada dozunda özleyelim de sevgimiz katlansın.. çok normal bence bu yazdıklarınız hepimizin yaşadıkları, hiç bir annenin sevgi kelebeği gibi davrandığını sanmıyorum. ha ama bağırma konusu ayrı, bazı insan bağırarak rahatlar, bazısı çocuğa arkasını dönüp göz devirerek (ben) bazısı çikolata yiyerek (yine ben) 😀 önemli olan zeynep’in dediği gibi, seni rahatlatan yöntemi bulmak ve bol bol uygulamak..

        | Cevapla
        • 2 Cities 1 Woman Yazının Yazarı

          ben bağırmak istemiyorum. Epey de geliştim bu konuda ama bazen hala oluyor işte engellemeye çalışıyorum. Çok şirin o da ”anne bağırma bana” diyor 🙂

          | Cevapla
  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir