2 Cities 1 Woman

En Sonunda Başladım

Uzun süredir beni takip edenler hayatımda nasıl değişimlerden geçtiğimi bilirler. Öncesi kurumsal avukatlık, sosyal kelebeklik, çok çalışma, çok tüketme, çok gezme, çok dost, çok eğlence, kültür, sanat, müzik, dans, çok muhabbet falan filan. Annemi kaybetme, Ale’yle buluşma, çok çalışma, gezme tozma, sonra Almanya’ya taşınma.

Hızlı tempo müzikle akarken durdu her şey. Sonrası önce gözlem, geride kalma, öğrenmeye çalışma, anlamaya çalışma, çalışmamaya alışma, üretmemeye alışma, daha az tüketmeye alışma, zorlu ve yapayalnız hamilelik, zorlu ve yapayalnız çocuk büyütme, bolca ağlama, sızlanma, yorgunluk, asabiyet. Sanki uçak son hızla dibe gidiyor ama gidemez çünkü çocuğum var. O zaman doğru tanım günü kurtarmakla geçen yıllar. Geçmeyecek gibi gelen yıllar, ömrüm böyle mi geçecek korkuları…

Kendime geldim sanma, alıştım sanma, kabullendim sanma, beklentimi düşürdüm sanma, sonra aa becerememişim, aaa olmamış, hani beklentimi düşürmüştüm ben, hani alışmıştım???? İnişler çıkışlar…

Bitti. Çıkışa geçtim. Tüm hücrelerimle hissediyorum bunu.

Farkına varmam Seyşeller’le başladı. Durdum, anda kaldım, dinlendim. En önemlisi farkına vardım. Döndüğümden beri korumaya çalışıyorum. İnsan üstü çabayla değil, isteyerek, severek, tamam bazı günler itekleyerek ama o kadar kötü değil.

Ve bakın neler oldu. İsteyip bıraktıklarım için çaba da harcamaya başladım. Sonunda harekete geçtim. Şunca zaman sadece istiyor bir türlü harekete geçemiyordum. Sonunda oldu. Ne istediğimi de tam olarak bilemiyordum onu da buldum.

FullSizeRender

Artık bir amacım var. Eskiden asla yapamam dediğim şeyleri yapıyorum. Bazen mucizenin içindeymişim gibi hissediyorum. Eskisiden çok daha organize çalışıyorum. Meğer evde çalışabilir, meğer evde de organize olabilirmişim. 2 ay öncesine kadar size ”bunlar benim için imkansız” derdim hatta belki de demişimdir. Mümkünmüş, evden de her gün spor yapma disiplini gösterebilirmişim. Hem ev işi, hem yemek hem de doktora araştırması yapabilirmişim. Hepsini plana programa oturtabiliyor, ev işiyle daha az vakit kaybetmek için evi daha düzenli tutabiliyormuşum meğerse, daha az market ve pazar alışverişi ile daha pratik tariflerle hala sağlıklı beslenebiliyormuşum, arada kaçamak yapıp hala iyi hissedebiliyormuşum.

Hayat aynı hayatta da sızlanmayı kesip harekete geçince başa çıkma şeklim değişti. Başa çıkma şeklim değişince işler daha pozitif gitmeye başladı. Pozitif gitmeye başlayınca daha iyi hissettim, daha iyi hissedince daha enerjik hissettim. Daha enerjik hissedince daha çok organize oldum, daha organize olunca daha çok iş becerebilmeye başladım.

e93241a4e8697ca8e8c83e4daa1ced1e

Tabi her şey aynı anda beceren mikemmel kadın olmadım. Fakat yaşadığım hayattan tatmin olmaya başladım desem daha  doğru olacak sanırım. Hala inişler çıkışlar, tartışmalar, sabredememelerim vs var, oluyor, hayatıma sihirli değnek değmedi. Ama dedim ya benim verdiğim tepkiler değişti. Onlar değişince hayat değişti.

Son zamanlarda yolunda gitmeyen ilişkilerim yoluna girdi, enteresan bir şekilde mucizevi iyileşmeler oldu hatta.

Master olmadan doktora yapılamayan okul bana istisna şansı verdi. Bu şansı kullanabilmem için hemen çalışmalara başladım, dört koldan araştırmalara, öğrenmelere başladım, danışabileceğim insanlar var, bana yardımcı olan insanlar var, hayat bana akıyor sevgili dostlar. Sonunda geçmişe geleceğe çok takılmadan anda kalabilmeyi az da olsa becermeye başladım galiba. Öyle olmalı ki hayat bana akıyor. Demek insan çok becerse ne olacak vay anasını.

40d7358492cc5286335d24f315dbc1a3

Artık insanların söyledikleri ya da düşündükleri beni o kadar yaralamıyor. Artık daha az sızlanıyor daha çok aksiyon alıyorum. O yüzden de bence kafam daha çok çalışmaya başladı. Beyin hücrelerim ordaymış da paslanmış mı geri mi geldiler bilmem ama daha farklıyım artık. Unutkanlığım bile azalmaya başladı.

Hayatta her istediğimin olduğunu biliyordum, bunu kendime hep hatırlatıyordum ama yine de unutmuşum sanki. Şimdi her şeyin nasıl da yolunda olduğuna şaşıyorum.

Burda size mükemmel tablo çizdiğimi zannedenler, anlatma nazar değecek diyenler; tek bir lafım var size, dönün okuyun eski yazıları ve ne kadar zorluklar yaşadığımı. Ben bunu çoktan hakettim. Artık tadını çıkarma zamanı. Üstelik hala çalışıyorum. Çalışırken tadını çıkarıyorum. Çünkü artık dileğim stressiz eğlenerek çalışmaktı. Böylece çalışmamış oluyorum 🙂

Daha tam kabul almış değilim, bana verebilecekleri bütçeleri yok, burs bulmam lazım, çook detaylı dokümanlar hazırlamam lazım, evde hayat aynen devam ediyor vs vs. Eskiden olsa bahane edeceğim bir çok şey var. Ama şimdi ne tedirginim ne korkum var. Bu ya da başkası, er ya da geç olacak, istediğim gibi, benim için en hayırlısı. Biliyorum. Umut, şükür ve sevinç doluyum.

Kendini çıkmazsa hisseden arkadaşlarım, kendimi ne çok zaman ne çaresiz hissettiğim zamanlar oldu bir bilseniz. Umut hep var. Tünelin sonunda hep ışık var. Aslında sadece bunu söylemek istemiştim.

Zoru başardım. En sonunda başladım.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Yorumlar

  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir