2 Cities 1 Woman

Ne Güzel Şeysin Sen: Yoga

Biraz başka şeylerden bahsedeyim istiyorum ama konu dönüp dolaşıp buraya geliyor. Bugün Adriene ile 24 ünü günümü bitirdim. 3 gün de ondan öncesi var. Aslında 1 haftaya yakın İstanbul’dayken sadece 2 gün yapabildim. Bir de dün yapamadım. Bence fena değil. Artık kaslarım zonklamıyor. Bazı hareketleri daha iyi yapıyorum. Bazı hareketleri hala yapamıyorum. Vücudum esnemeye başladı. Tabi ben önceden profesyonel eğitmenlerle yoga ve pilates yapmıştım. Ona güvenerek internetten yoga yapıyorum. Profesyonel eğitmenlerle daha önce yoga yapmamış olanlar bence dikkatli olmalılar.

2006-2007 kışında ilk kez yoga yapmıştım ben. 4 ay boyunca haftada 2 gün düzenli yoga yapmıştım. O dönemde sigarayı bırakmıştım mesela. Vücudum epey esnemişti. Omurganız ne kadar esnekse o kadar gençsiniz. Ben de şimdi gençleşmeye çalışıyorum işte. İyi gidiyor.

IMG_0976

Beslenmem de yolunda. Bu hafta çikolata yedim bir gün ama çok da dertlenmedi. Battı balık yan gider demiyorum çünkü. Bir kez oldu toparlarım olur arada diyorum. Tıpkı dün yoga yapamamış olmam gibi. Ama dün güneş altında arkadaşımla keyifli bir gün geçirdim.

Yoga yapmak çok güzel bir şey. Meditasyon gibi. Yoga yaparken aklıma gelen hayallerim ve hislerim ve de dileklerim gerçek oluyor sanki. Meditaf anlar. Bugün mesela yoga yaparken aklıma Vera düştü, onu ne çok sevdiğim, suratıma bir gülümseme yapıştı, yüzüme güneş vurdu. Vera da hissetmiş midir acaba şu anı anaokulunda diye düşündüm. Bol bol şükrettim.

İki gün önce doktoram için bazı başvurular yapmıştım. Dün mesela epey olumlu olan bir cevap için vakit harcadım öğleden sonra. Almanya’da masters yapmadan doktora yapmak mümkün fakat Hollanda’daki üniversitelerde değil galiba. En azından benim denk geldiklerimde. Ama dur bakalım bir ayarlamalar yapılabilecek ki bana umut veren bir cevap verdiler. Cuma günü benim durumumun görüşüleceği bir toplantı yapacaklar. İyi niyetlerinizi eksik etmeyin lütfen.

Fakat olmayacaksa bile biliyorum ki doğru yoldayım. Bunlar güzel gelişmeler. Ben de gayretime devam etmekteyim. Bazen yavaş bazen hızlı ama önemli olan yürümeye devam etmek değil mi?

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir