2 Cities 1 Woman

Biraz farkındalık Fark Yaratıyor

Pazartesi günü akşam üzeri parktan dönüyorduk. Buzluktan köfte çıkardım. Beş gibi parktan çıksak yarım saatte eve varırız, fırına atarım köfteyi yarım saate pişer 18:00 gibi yer akşam yemeğini diye düşünüyordum. Parktan çıkmamız 17:20’yi buldu tabi.

Dolda taş topladı, çiçek topladı, kuşa baktı, iki adım önden gitsem ”anne bekle” diye yüz bin kere çığrındı. Klasik 2,5 yaş çocuğu işte. Ben de hadi hadi demek istemiyorum, doğasına dokunmak istemiyorum ama içim şişiyor bazen bu yavaşlıkla. Almanya’da olduğuma en çok dua ettim zamanlar bu zamanlar. Yoksa İstanbul’da çok zor olurdu hayat bu yavaşlıkla sanki.

IMG_9982

Baktım yine şişiyorum çocuğa ”hadi” demeye başladım, ”bi dur bacım” dedim kendime. Dün de aynı şey oldu. Biliyorsun bu çocuk eve yorgun dönüyor. Bisikletine binmek istemiyor. Bisikleti sana taşıtıyor. Kendisi yavaş yürüyor. Uçan kuşla sohpet ediyor. Ne güzel işte çocukluğunu yaşıyor. Parka giderken de böyleydi durum ama o zaman ikiniz de bu kadar yorgun değildiniz. Akşam olmuş sen de yorulmuşsun. Daha eve gidicen besle, yıka giydir, uyut daha da işin çok. Dönüş yolunda bebek arabası olmalı. Dün de bugün için al dedin, almadın. Kabahat sende. Sus otur.

Kendime bunları dedim ve sustum hakikaten. Bu kabullenmişlikle yolun kalanı keyifli geçti. Ben de tekrar onun ritmine uydum. Güle oynaya döndük eve. Her zaman bu kadar kolay ya da çabuk olmuyor annenin modunun değişmesi ama bir şeyler ters gitmeye başladığında biraz farkındalık yaratmak fark yaratıyor.

Önce kocaman plazalarda çalışan işkolik bir avukattım. Yüksek ökçelerim üzerinde ise tam bir “Sosyal Kelebek“. Sonra aşık oldum, Ale’ye… Evlendim… İstanbul’u bıraktım, Bremen’e taşındım. Bir de baktım “Domestik” olmuşum. Sonra ise anne… Vera’nın annesi… Şimdi yeniden hayata karışma zamanı. Ve işte karşınızdayım, iki şehirden Zeynep, anne, kadın, avukat, insan, okur yazar, öğrenmeye aç, seyahate aşık...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir